Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçu – (TCK Madde 87)
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçu – (TCK Madde 87) başlıklı bu çalışma, Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen yaralama suçlarının hangi hâllerde daha ağır yaptırımlara bağlandığını açıklamak amacıyla hazırlanmıştır. Kasten yaralama fiilinin, mağdur üzerinde öngörülenden daha ağır veya farklı bir sonuç doğurması durumunda uygulanacak hükümler TCK’nın 87. maddesinde ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Bu madde, yaralama eyleminin sonuçlarına göre cezanın artırılmasını öngören özel bir düzenleme niteliğindedir.
Uygulamada en çok karşılaşılan durumlar; mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin zayıflaması ya da tamamen kaybolması, yüzünde sabit iz oluşması, yaşamını tehlikeye sokan bir durumun meydana gelmesi veya yaralama neticesinde ölümün gerçekleşmesidir. Bu gibi hâllerde, failin yalnızca yaralama kastıyla hareket etmiş olması, ortaya çıkan ağır neticeden sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Ancak ceza sorumluluğunun doğabilmesi için, meydana gelen ağır sonuç bakımından failin en azından taksirle hareket etmiş olması gerekir.
Bu içerikte; TCK 87/1, 87/2, 87/3 ve 87/4 fıkralarında düzenlenen her bir ağırlaştırıcı durumun ne anlama geldiği, hangi sonuçların hangi fıkra kapsamında değerlendirildiği ve ceza artırımının nasıl yapıldığı açıklanacaktır. Ayrıca neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunun cezası, zamanaşımı süreleri ve Yargıtay’ın konuya ilişkin yerleşik içtihatları ele alınarak uygulamadaki yaklaşımlar ortaya konulacaktır. Böylece hem mağdurlar hem de şüpheli veya sanık konumundaki kişiler açısından TCK 87 kapsamında oluşan hukuki durumun çerçevesi net biçimde anlaşılabilecektir.
TCK 87 Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçu Nedir?
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu, failin kasten yaralama fiilini işlemesi sırasında hedeflediğinden daha ağır veya farklı bir sonucun ortaya çıkması hâlinde gündeme gelen özel bir suç türüdür. Bu suç tipi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 87. maddesinde düzenlenmiş olup, TCK 86’da tanımlanan kasten yaralama suçunun, meydana gelen sonuçlar nedeniyle daha ağır yaptırımlara bağlanmasını ifade eder.
Bu suçta failin temel kastı yaralamaya yöneliktir. Ancak yaralama fiili sonucunda mağdurun hayati tehlike geçirmesi, duyularından veya organlarından birinin işlevinin zayıflaması ya da tamamen kaybolması, yüzünde sabit iz oluşması, bitkisel hayata girmesi veya ölümün meydana gelmesi gibi ağır sonuçlar ortaya çıkabilir. İşte bu hâllerde, yaralama fiili artık basit bir kasten yaralama olarak değerlendirilmez ve TCK 87 kapsamında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu söz konusu olur.
Bu suç türünün en önemli özelliği, kusur ilkesine dayanmasıdır. Fail, ortaya çıkan ağır sonuçtan sorumlu tutulabilmek için, bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmiş olmalıdır. Yani fail, ağır sonucu doğrudan istememiş olsa bile, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışıyla bu sonucu öngörebilecek durumda ise cezai sorumluluğu doğar. Aksi hâlde, yalnızca nedensellik bağının varlığı ağır neticeden sorumluluk için yeterli kabul edilmez.
TCK 87, bu yönüyle objektif sorumluluğu reddeder ve her somut olayda failin kastı, taksiri ve meydana gelen netice arasındaki ilişki ayrı ayrı değerlendirilir. Bu nedenle neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu, uygulamada sıkça tartışılan ve Yargıtay kararlarıyla şekillenen bir suç tipidir.
TCK 87/1, TCK 87/2, TCK 87/3 ve TCK 87/4 Nedir?
Türk Ceza Kanunu’nun 87. maddesi, kasten yaralama fiili sonucunda ortaya çıkan ağır neticelere göre farklı fıkralar hâlinde düzenlenmiştir. Her fıkra, meydana gelen sonucun ağırlığına göre uygulanacak cezanın artırılmasını veya doğrudan özel bir ceza aralığını öngörmektedir.
TCK 87/1 kapsamında; kasten yaralama fiili sonucunda mağdurun
- duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması,
- konuşmasında sürekli zorluk oluşması,
- yüzünde sabit iz meydana gelmesi,
- yaşamını tehlikeye sokan bir durumun ortaya çıkması,
- gebe bir kadına karşı işlenip çocuğun vaktinden önce doğmasına neden olunması
hâllerinde, TCK 86’ya göre belirlenen temel ceza bir kat artırılır. Ancak kanun koyucu, bu artırımın ardından verilecek cezanın belirli bir sürenin altına düşmesini de engellemiştir.
TCK 87/2 ise daha ağır neticeleri düzenlemektedir. Buna göre yaralama fiili sonucunda mağdurun;
- iyileşmesi mümkün olmayan bir hastalığa yakalanması veya bitkisel hayata girmesi,
- duyularından veya organlarından birinin işlevini tamamen yitirmesi,
- konuşma ya da çocuk yapma yeteneğinin kaybolması,
- yüzünün sürekli değişikliğe uğraması,
- gebe bir kadının çocuğunun düşmesine neden olunması
durumlarında, belirlenen temel ceza iki kat artırılır. Bu hâller, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamanın en ağır şekilleri arasında yer alır.
TCK 87/3, yaralama fiilinin mağdurun vücudunda kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması hâlini düzenler. Bu durumda ceza, kırık veya çıkığın mağdurun hayat fonksiyonlarına etkisine göre yarısına kadar artırılır. Burada artırım oranı hâkimin takdirine bırakılmıştır.
TCK 87/4 ise en ağır sonucu ele alır. Kasten yaralama fiili sonucunda ölüm meydana gelmişse, artık basit bir yaralama değil, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama söz konusudur. Bu hâlde kanun, TCK 86’daki temel veya nitelikli yaralama ayrımına göre uzun süreli hapis cezaları öngörmüştür.
Bu fıkralar birlikte değerlendirildiğinde, TCK 87’nin amacı; yaralama fiilinin doğurduğu sonuçlara göre orantılı ve kademeli bir cezalandırma sistemi kurmaktır. Her somut olayda hangi fıkranın uygulanacağı, mağdurda meydana gelen neticenin ağırlığına göre belirlenir.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Cezası Nedir?
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunda uygulanacak ceza, yaralama fiili sonucunda ortaya çıkan sonucun ağırlığına göre belirlenir. Bu suçta esas alınan husus, failin başlangıçta yaralama kastıyla hareket etmiş olması, ancak fiilin mağdur üzerinde beklenenden daha ağır sonuçlar doğurmasıdır. Türk Ceza Kanunu bu nedenle TCK 87’de, temel yaralama cezasının artırılmasını veya doğrudan özel ceza aralıkları uygulanmasını öngörmüştür.
TCK 87/1 kapsamında yer alan hâllerde, TCK 86’ya göre belirlenen temel ceza bir kat artırılır. Bu durumda hâkim, önce kasten yaralama suçuna ilişkin temel cezayı belirler, ardından ortaya çıkan ağır neticeyi dikkate alarak bu cezayı artırır. Ancak kanun, artırımdan sonra verilecek cezanın belirli bir sürenin altına düşemeyeceğini açıkça düzenlemiştir.
TCK 87/2’de düzenlenen daha ağır sonuçlarda ise temel ceza iki kat artırılır. Organ kaybı, bitkisel hayat, yüzün sürekli değişmesi gibi durumlar bu kapsamda değerlendirilir. Bu fıkrada öngörülen artırım oranı, suçun ağırlığını doğrudan yansıtan en yüksek artırım türlerinden biridir.
Kemik kırılması veya çıkığı hâlinde uygulanan TCK 87/3 bakımından ceza, kırık veya çıkığın mağdurun yaşam fonksiyonları üzerindeki etkisine göre yarısına kadar artırılır. Burada artırım oranı sabit değildir; olayın tıbbi boyutu ve mağdur üzerindeki etkisi dikkate alınarak belirlenir.
Eğer yaralama fiili ölümle sonuçlanmışsa (TCK 87/4), artık basit yaralama sınırları tamamen aşılmış kabul edilir. Bu durumda kanun, fail hakkında uzun süreli hapis cezaları öngörmüş ve cezanın alt–üst sınırlarını açık şekilde belirlemiştir.
Özetle, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunda ceza;
- yaralamanın türüne,
- mağdurda meydana gelen sonucun ağırlığına,
- netice ile fiil arasındaki illiyet bağına
göre kademeli olarak artırılmakta ve her somut olayda hâkimin takdir yetkisi, kanunun çizdiği sınırlar içinde kullanılmaktadır.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçu Zamanaşımı
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunda zamanaşımı süresi, suç için öngörülen üst ceza sınırına göre belirlenir. Bu nedenle zamanaşımı hesabı yapılırken, yalnızca TCK 86’daki temel yaralama suçu değil, TCK 87’de düzenlenen ağır neticeye bağlı ceza aralığı esas alınır.
Türk Ceza Kanunu’nun 66. maddesine göre;
- Üst sınırı 5 yıldan fazla, 20 yıldan az olan hapis cezalarında dava zamanaşımı 15 yıl,
- Üst sınırı 20 yıl ve üzeri olan hapis cezalarında ise 20 yıl olarak uygulanır.
Bu kapsamda;
- TCK 87/1 ve 87/2 kapsamında yer alan ve cezanın bir veya iki kat artırıldığı hâllerde, çoğu durumda dava zamanaşımı 15 yıl olarak uygulanır.
- TCK 87/4 uyarınca yaralama fiilinin ölümle sonuçlanması hâlinde ise öngörülen ceza aralıkları daha yüksek olduğundan, dava zamanaşımı süresi 20 yıl olacaktır.
Zamanaşımı süresi, suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Ancak soruşturma veya kovuşturma aşamasında yapılan bazı işlemler (şüpheli ya da sanığın ifadesinin alınması, iddianamenin düzenlenmesi, mahkemece hüküm kurulması gibi) zamanaşımını keser ve süre yeniden işlemeye başlar.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunda zamanaşımı değerlendirmesi yapılırken;
- fiilin hangi TCK 87 fıkrası kapsamında kaldığı,
- olayda nitelikli hâllerin bulunup bulunmadığı,
- verilebilecek cezanın üst sınırı
mutlaka birlikte ele alınmalıdır. Bu nedenle zamanaşımı hesabı her olayda somut duruma göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama Suçu Yargıtay Kararları
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu, uygulamada en çok kasten yaralama ile taksirle öldürme/yaralama ayrımında ve failin neticeye ilişkin kusurunun belirlenmesi noktasında Yargıtay denetimine konu olmaktadır. Yargıtay, bu suç tipinde özellikle kast–taksir bağlantısını, nedensellik bağını ve öngörülebilirlik kriterini titizlikle incelemektedir.
Yargıtay kararlarında öne çıkan temel ilkeler şu şekildedir:
- TCK 87’nin uygulanabilmesi için, failin yaralama fiilini kasten işlemiş olması zorunludur. Meydana gelen ağır netice (hayati tehlike, organ kaybı, ölüm vb.) bakımından ise en azından taksirle hareket edildiğinin kabul edilmesi gerekir.
- Failin yaralama kastı bulunmadığı hâllerde, doğrudan TCK 87 değil, olayın özelliklerine göre taksirle yaralama (TCK 89) veya taksirle öldürme (TCK 85) hükümleri gündeme gelir.
- Yaralama fiili ile meydana gelen ağır sonuç arasında illiyet bağının açık ve kesintisiz şekilde kurulması şarttır. Tıbbi raporlar, adli tıp görüşleri ve olayın oluş biçimi bu noktada belirleyicidir.
- Yargıtay, mağdurun önceden var olan hastalıklarının tek başına sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını; ancak bu durumun fail tarafından öngörülebilir olup olmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir.
- TCK 87/4 kapsamında ölüm neticesinin gerçekleşmesi hâlinde, olayın kasten öldürme değil, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olarak nitelendirilebilmesi için failin öldürme kastının bulunmadığının açıkça ortaya konulması gerekir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve ilgili Ceza Daireleri, birçok kararında;
- “Failin yalnızca yaralama kastıyla hareket ettiği,
- Ölüm veya ağır neticenin fail tarafından istenmediği,
- Ancak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle neticenin gerçekleştiği”
durumlarda TCK 87 hükümlerinin uygulanmasının hukuka uygun olduğunu vurgulamaktadır.
Öte yandan Yargıtay, somut olayda öldürmeye elverişli araçların kullanılması, hayati bölgelere yönelik darbe sayısı ve şiddeti, olay öncesi ve sonrası davranışlar gibi unsurların varlığı hâlinde, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama yerine kasten öldürme suçunun oluşabileceğini de kabul etmektedir.
Bu yönüyle Yargıtay içtihatları, TCK 87 kapsamında yapılacak hukuki değerlendirmelerde yalnızca kanun metninin değil, olayın tüm maddi ve manevi unsurlarının birlikte ele alınması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.

