Ana sayfa » Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu
ozel_hayatin_gizliligini_ihlal

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu

Özel hayatın gizliliği hakkı, kişilerin sosyal hayat içerisinde sağlıklı ilişkiler yürütmesine yönelik bir haktır. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kişilerin hayatlarına dair bilinmesini istemedikleri alanlara müdahalenin hukuki olarak sınırlandırılması ve kişilerde hukuki anlamda güvence yaratılmasıdır.  Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Yargıtay Kararları

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu TCK m.134’te düzenlenmiştir. 

Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

Anayasanın 20. maddesinde özel hayatın gizliliği

Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesinde özel hayatın gizliliği

Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.

İnternet ve Sosyal Medya Aracılığıyla Özel Hayatın İhlali

Teknoloji çağının getirisi olarak hayatlarımızın çeşitli sosyal medya uygulamalarına taşınması özel hayatın gizliliğinin ihlaliyle daha çok karşılaşmamıza neden oldu. Yargıtay, sosyal medya uygulamaları ve internet üzerinden gelişen diğer durumları bilişim sistemi olarak tek başlıkta ele alır. Kişilerin rızası olmadan alınan görüntü, ses kaydı, video vb. içerikler özel hayatın gizliliği ihlalini oluşturur. Bilişim sistemi üzerinden özel hayatın gizliliğini ihlal suçu 2 yıldan 5 yıla kadar hapistir. 

Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur (TCK, m.1/2).

Özel Hayatın Gizliliği Şartları

Kişilerin özel hayatlarında yürüttükleri faaliyetler özel hayat olarak nitelendirilir ancak özel hayatın ihlali kişilerin faaliyetlerinin diğer kişilerce bilinmesini istemedikleri zaman devreye girer. 

Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda TCK m.135/1’de belirtilen 3 yıl olan ceza yarı oranda arttırılır. İstanbul’daki Hukuk Büroları

 Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Davası

Özel hayatın gizliliğini ihlal kapsamında açılan davalarda uygulanan ilk prosedür özel hayatın gizliliğini ihlal eden kişiye verilen uzaklaştırma cezasıdır. Kişiler özel hayatlarının ihlalini öğrendikleri andan itibaren 6 ay içerisinde şikayetçi olabilir.  İstanbul’daki Hukuk Büroları

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Yargıtay Kararları

 Dolandırıcılık, şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal, hakaret

HÜKÜM : 1- Sanık … hakkında; a- Dolandırıcılık suçundan beraat
b- Şantaj suçundan beraat
c- Özel hayatın gizliliği suçundan beraat
2- Sanık … hakkında;
a- Dolandırıcılık suçundan beraat
b- Şantaj suçundan TCK’nın 107/1, 43, 62, 52/2, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
c- Özel hayatın gizliliği suçundan TCK’nın 134/1, 62, 50/1-a, 52/2, 52/4 maddeleri gereğince mahkumiyet
3- Sanık … hakkında;
a- Dolandırıcılık suçundan beraat
b- Şantaj suçundan TCK’nın 107/1, 43, 62, 52/2, 51, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
4- Sanık … hakkında;
a- Dolandırıcılık suçundan beraat
b- Hakaret suçundan beraat
c- Şantaj suçundan TCK’nın 107/1, 43, 62, 52/2, 51, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet


Dolandırıcılık, şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanık … hakkında verilen beraat hükümleri, dolandırıcılık suçundan sanıklar …, … ve … hakkında verilen beraat hükümleri ile hakaret suçundan sanık … hakkında verilen beraat hükmü, katılan vekili tarafından, şantaj suçundan sanıklar …, … ve … hakkında verilen mahkumiyet hükümleri ile özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmü, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılanın 2004-2005 yılları arasında … isimli bir bayanla tanıştığı, katılanın … ile cinsel ilişkiye girdiği ve bu cinsel ilişki görüntülerinin sanıklar tarafından ele geçirildiği, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek bilgisayar ortamında katılan ile irtibata geçtikleri, sanıkların ellerinde bulunan görüntü ve resimler karşılığında katılandan kendilerine para gönderilmesini istedikleri, katılanın bu hususu kabul etmemesi üzerine ise sanıkların facebook sosyal paylaşım sitesinde bulunan zynga poker üzerinden chip göndermesini talep ettikleri, bu sırada sanık …’un katılanla internet ortamında irtibata geçerek bahse konu video ve resimlerin bulunduğu bilgisayarı çökertebileceğini katılana söylediği, katılanın sanık … ile anlaşarak …’a bankamatik aracılığıyla 100 TL para gönderdiği, bu olaydan 3-4 ay sonra sanık …’un katılanla tekrar irtibata geçerek gerçekleştirdiği işlem nedeniyle bilgisayarın çöktüğünü ve bunun karşılığında kendisine 5000 TL para göndermesinin gerektiğini aksi taktirde elinde bulunan video ve görüntüleri kullanacağını beyan ettiği, bunun üzerine katılanın sanık …’a taksitler halinde 1,500 TL para gönderdiği, sanıkların tekrar katılanla irtibata geçerek, bu sefer de kendilerini … olarak tanıttıkları ve bilgisayarlarının katılan tarafından çökertildiğini dile getirerek, bunun karşılığında para talep ettikleri, paranın gönderilmemesi durumunda ise ellerinde bulunan video ve görüntüleri kullanacaklarını beyan ettikleri, bunun üzerine katılanın 22,000 TL’lik parayı taksitler halinde sanıklara gönderdiği, ayrıca 11,000-TL parayı da sanık … adına kayıtlı olan hesaba havale ettiği, farklı tarihlerde 7,000 TL ve 5,000 TL olmak üzere aynı hesaba para gönderdiği ve sanık …’un 18,000 TL chip borcu olduğundan bahisle para talep ettiği, katılanın istenen bu parayı göndermeyeceğini belirtmesi üzerine sanık …’un ‘‘ Ayıp lan ayıp aç şu teli insan gibi sana yardımcı oldum uğraştırma beni erdem bey ’’ diye mesaj attığı bu suretle sanıkların atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda;
1-Sanıklar …, … ve … hakkında şantaj suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri, sanık … hakkında dolandırıcılık, şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kurulan beraat hükümleri, sanıklar … ve … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümleri, sanık … hakkında dolandırıcılık ve hakaret suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanıkların savunması, katılan beyanları ile dosya kapsamına göre mahkemenin sanıklar …, … ve …’in şantaj suçundan mahkumiyet kararına ilişkin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş, mahkemece asgari hadden verilen ceza tayininde ve hakaret suçu yönünden ‘lan’ kelimesinin kaba ve nezaket dışı söz niteliğinde olduğu gerekçesiyle verilen beraate ilişkin hükmünde bir isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşlere iştirak edilmemiş, sanıkların üzerine atılı suçların işlendiğine dair yeterli delil bulunmadığına yönelik mahkemece verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç yönünden gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin suçların yasal unsurlarının gerçekleştiğinden bahisle mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde,
Katılanın şikayetinde eski kız arkadaşı olan … ile sevişme görüntülerinin bilgisi ve rızası dışında … tarafından çekilmiş olduğunu söylemesi ve suça konu görüntülerin ele geçirilememiş olması karşısında, sanığın savunmasının aksine, mahkumiyetine yeter delil bulunmadığı anlaşıldığından, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık …’nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi (Yargıtay 15. Ceza Dairesi Karar: 2021/3104) İstanbul’daki Hukuk Büroları

Çocuğun nitelikli cinsel istismarı (suça sürüklenen çocuklar), çocuğun cinsel istismarı, şantaj 

HÜKÜM : Suça sürüklenen çocuk …’ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı, özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından mahkumiyeti ile çocuğun cinsel istismarı, şantaj suçlarından beraatine ve suça sürüklenen çocuk…’ün atılı suçtan beraatine dair Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.01.2019 gün ve 2018/382 Esas, 2019/15 Karar sayılı hükümlere ilişkin istinaf başvurusunun suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hüküm ile suça sürüklenençocuk … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı,çocuğun cinsel istismarı suçlarından kurulan hükümler yönünden esastan reddine, suça sürüklenen çocuk … hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal,şantaj suçlarından kurulan hükümler açısından ise istinaf başvurusunun kabulüyle hükümlerin kaldırılıp, özel hayatın gizliliğini ihlal eylemi müstehcenlik kabul edilerek bu suç ile şantaj suçundan mahkumiyetine

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Suça sürüklenen çocuk … hakkında mağdureye nitelikli cinsel istismarda bulunduğu eylemi cep telefonuyla kaydetme eylemi nedeniyle müstehcenlik (5237 sayılı TCK’nın 226/3-c.1. maddesi) ve daha sonra bu görüntüyü diğer suça sürüklenen çocuk …’e cep telefonundan göndererek izlemesini sağlama eyleminden dolayı müstehcenlik (5237 sayılı TCK’nın 226/5. maddesi) suçlarından dolayı zamanaşımı süresi içerisinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür. İstanbul’daki Hukuk Büroları
Müşteki Bakanlık vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re’sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin CMK’nın 298. maddesi gereğince REDDİNE,
Suça sürüklenen çocuk … hakkında çocuğun cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve suça sürüklenen çocuk … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanunun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve suça sürüklenen çocuk … müdafisi ile katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümlere yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, suça sürüklenen çocuk … müdafisi ile katılan mağdure vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 302/1. madde ve fıkrası gereğince esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
Suça sürüklenen çocuk … hakkında şantaj ve müstehcenlik suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Mağdurenin aşamalardaki beyanları, 21.04.2018 tarihli görüntü inceleme ve değerlendirme tutanağı, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun olay tarihinden önce kız arkadaşı olan on altı yaşındaki mağdureye cinsel organını ağzına almadığı takdirde elinde bulunan çıplak fotoğraflarını okul arkadaşı olan diğer suça sürüklenen çocuk …’e atacağı şeklinde mesaj göndermesinin ardından buluştuğu mağdurenin ağzına cinsel organını sokup, bu anı cep telefonuyla kaydettiği anlaşıldığından, mahkemece şantaj kabul edilen eylemin esasen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun tehdit unsuru içinde kaldığı gözetilerek şantaj suçundan açılan davayla ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken ayrıca bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurulması,
5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesindeki “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alınarak yapılan değerlendirmede suça sürüklenen çocuk hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13.06.2018 tarihli iddianamede mağdureye yönelik özel hayatın gizliliğini ihlal veya müstehcenlik suçlarından açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden ilk derece mahkemesince özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu kabul edilen eylemde esasen müstehcenlik suçunun unsurlarının gerçekleştiğinden bahisle bu suçtan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan mağdure vekili ve suça sürüklenen çocuk … müdafisi ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 25.09.2019 gün ve 2019/911 Esas, 2019/2269 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun kabulüyle hükümlerin kaldırılarak suça sürüklenen çocuğun şantaj ve müstehcenlik suçlarından mahkumiyetine dair kurulan hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, dosyanın Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesine, 25.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi (Yargıtay 14. Ceza Dairesi Karar: 2021/1498). Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Yargıtay Kararları

esenyurt avukat, beylikdüzü hukuk bürosu, beylikdüzü avukatlarbeylikdüzü ticaret avukatıbeylikdüzü tazminat avukatıbeylikdüzü sözleşme avukatıbeylikdüzü sağlık avukatı, Beylikdüzü Miras avukatı, Beylikdüzü Ceza AvukatıBeylikdüzü Avukat Bürosu, beylikdüzü avukat iletişim, Beylikdüzü Avukat Büro, beylikdüzü avukatbeylikdüzü hukukbaşakşehir avukatsilivri avukatşikayete bağlı suçlar, idari dava avukatıbeylikdüzü avukat bürolarıbeylikdüzü hukuk bürolarıavukat beylikdüzüavukat blog

1 thought on “Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu”

  1. Geri bildirim: Unutulma Hakkı - İnternette Unutulma Hakkı ve Google

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir