Ana sayfa » Sosyal Medya’da Yapılan Ticari Reklam ve Haksız Uygulamalar
influncer_yasasi

Sosyal Medya’da Yapılan Ticari Reklam ve Haksız Uygulamalar

Son zamanlarda genellikle bol takipçili fenomenler aracılığıyla yapılan sosyal medya reklamları dolayısıyla mağduriyetler artış göstermeye başladı. influencer yasası Ticari reklam veya ticari uygulamalar sosyal medya etkileyicilerinin (fenomen, influencer, ünlü vb.) kişisel hesaplarından yaptıkları paylaşımlarla kamuoyunda güven oluşturuyor. Ancak mağduriyet yaşamamak adına dikkatli olunması gereken bazı hususlar var. 

Sosyal Medya Etkileyicisinin Sorumlulukları  

  • Sosyal medya etkileyicisi tanıttığı mal veya hizmeti açık ve anlaşılır bir şekilde kamuoyuna sunmak zorundadır. Filtre kullanılmışsa bu açıkça belirtilmelidir. Sesli, yazılı ve görsel olarak örtülü reklam yapılması yasaktır.  influencer yasası
  • Bunun bir ticari reklam olduğu açıkça belirtilmelidir. 
  • Paylaşım yapılan mecra dolayısıyla oluşacak teknik sorunlar dikkate alınarak tüketicinin mal veya hizmeti ilk bakışta fark etmesi gerekmektedir.
  • Mal veya hizmeti tanıtan sosyal medya etkileyicisi mal veya hizmeti kullanmış, deneyimlemiş olmalıdır. 
  • Mevzuata aykırı bir şekilde mal veya hizmete yönelik sağlık beyanında bulunamaz. influencer yasası
  • Bir mal veya hizmete ilişkin nesnel, ölçülebilir, sayısal verilere dayanmayan ve ispatı mümkün olmayan bilimsel araştırma ve test sonuçları hakkında iddialarda bulunamaz. 
  • Sağlık kuruluşları ve sağlıkçılar tarafından (doktor, diş hekimi, eczacı, veteriner vb.) sunulan mal ve hizmetlere yönelik yönlendirme ve tanıtım yapamaz.
  • Firmalar tarafından hediye olarak kendisine sunulan mal ve hizmetleri satın almış gibi davranamaz.
  • Bir mal veya hizmetin ticari reklamına ilişkin herhangi bir reklam verenden maddi kazanç ve/veya ücretsiz ya da indirimli mal veya hizmet gibi faydalar sağladığı süre boyunca kendisinin sadece bir tüketici olduğu izlenimi oluşturamaz.
  • Sosyal medyada bir mal ve/veya hizmete yönelik iletişim kurmak amacıyla sahte (fake) hesaplar oluşturamaz.  influencer yasası

Reklam Verenin Sorumlulukları influencer yasası

  • Sosyal medya etkileyicilerini Sosyal Medya Etkileyicileri Tarafından Yapılan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Hakkında Kılavuz hükümleri hakkında bilgilendirmek,
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Yönetmeliğe uygun hareket etmesini istemek,
  • Reklam veren tarafından sosyal medya etkileyicilerinin üçüncü şahısları kullanmasına izin verildiği durumlarda, üçüncü şahısların da Sosyal Medya Etkileyicileri Tarafından Yapılan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Hakkında Kılavuz ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Yönetmeliğe uygun hareket etmesini istemek.

6502 sayılı Kanunun 61 inci ve 62 nci maddelerine, Yönetmeliğe ve bu Kılavuza uygun olmayan reklamın veya ticari uygulamanın daha sonra düzeltilmesi veya telafi edilmesi reklam verenin veya ticari uygulamada bulunanın tespit edilen aykırılığa ilişkin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Video Yoluyla Reklamı Yapılan Mal ve Hizmetlerdeki Yükümlülükler influencer yasası

Videonun kullanıldığı sosyal medya mecralar YouTube ve Instagram TV (IGTV) olarak karşımıza çıkıyor. Bu mecralarda gerçekleştirilen reklamlar:

  • Videonun başında mal ve hizmet hakkında bilgi verecek derecede,
  • Tüketiciyi “daha fazla oku”, “ilerle” gibi hamlelere tıklamak zorunda bırakmadan oluşturulmalıdır. 

Reklam veren ücretli işbirliğini, desteği/destekleri, hediye/hediyeleri, bunun bir reklam videosu olduğunu açıkça belirtmelidir. 

Fotoğraf veya Mesaj Yoluyla Reklamı Yapılan Mal ve Hizmetlerdeki Yükümlülükler

Instagram, Facebook, Twitter gibi fotoğraf ve mesaj paylaşım mecralarında yapılan paylaşımın içine, altına ya da görünürdeki herhangi bir yere reklam verene ilişkin ad, marka, ticaret unvanı gibi tanıtıcı bilgilerden herhangi biriyle birlikte etiket/hashtag bulunmalıdır. 

Podcast 

Podcast aracılığıyla yapılan reklamlardayayının başında, ortasında ve sonunda, yazılı ve sözlü olarak ücretli işbirliğini, desteği/destekleri, hediye/hediyeleri, bunun bir reklam olduğu açıkça belirtmelidir.

Sosyal Medyada Gerçekleşen Tüketici Sorunlarına Dair Yargıtay Kararları

Sosyal Medya Üzerinden Yanıltıcı Bilgi ve Paylaşımlar

Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Tüketici Mahkemesince verilen 12/06/2018 tarih ve 2017/299 E- 2018/209 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 19/09/2019 tarih ve 2019/899 E- 2019/877 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının, davacı tarafından piyasaya sürülen “Coresatin” pişik kreminin kandaki kortizon değerini düşürdüğü iddiasıyla Sağlık Bakanlığı’na başvuruda bulunduğunu, davacı hakkında sosyal medya üzerinden yanıltıcı bilgi ve paylaşımlar yaptığını, kremin kortizon içerdiğini beyan ettiğini, yapılan analiz sonucu ürünün kortizon içermediğinin tespit edilmesine ve bu durumun davalı asile tebliğ edilmesine rağmen ısrarla asılsız beyanlarda bulunmaya devam ettiğini, davacının üretmiş olduğu ürünü karaladığını, piyasada olumsuz algı oluşturduğunu, davacı şirketin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik 50.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davalının 6 aylık kızının rahatsızlandığını, haricen yalnızca davacı tarafından üretilen “Coresatin” adlı pişik kremini kullandığını, krem kullanımının kesilmesi sonucunda kan değerlerinin normale döndüğünü, kremin içinde kortizon olup olmadığı hakkında bilgi edinmek üzere davacıya e-mail ve telefon ile başvurduğunu, davacının kendisine dönüş yapmaması nedeniyle davacı firmanın sosyal medya hesabı aracılığıyla ve bir tüketici olarak ürün ile ilgili sorular yönelttiğini, davacı firmanın kaçamak cevaplar verdiğini, davalının sadece ürün hakkında bilgi edinmek amacıyla hareket ettiğini, firmayı veya ürünü karalamaya yönelik herhangi bir kast veya kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine, davacı kötü niyetli olduğundan ayrıca disiplin para cezasına mahkum edilmesini talep etmiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının çocuğunun kortizon değerlerinin bozulması nedeniyle rahatsızlandığı ve cushing sendromu teşhisi konduğu, tedavi sırasında kullanılan pişik kreminin buna sebebiyet vermiş olabileceği ve pişik kreminin kortizon içerdiği şüphesinin ortaya çıktığı, iki husus arasında illiyet bağı olabileceğinin dosyadaki hukuki ve tıbbi belgelere girdiği, krem kullanımı kesildikten sonra çocuktaki şikayetlerin azaldığı ve/veya sonlandığı, davalının Sağlık Bakanlığı’na ihbarda bulunması üzerine davacı şirket hakkında idari ve adli soruşturma başlatıldığı, ürünlerin “EC” sertifikası olmadan piyasaya arzedilmesi nedeniyle idari yaptırım olarak idari para cezası ve ürünlerin toplatılması kararı verildiği, ayrıca Sağlık Bakanlığın suç duyurusunda bulunduğu, davalının davacı şirketle ve internet ortamında herkese açık platformlarda yaptığı yazışmalarda yazı içeriklerinin gerekli aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirilmediğinin eleştiri olduğu, ayrıca bu ürünü kullanan sair kişilere tıbbi ve hukuki süreç hakkında kendi yaşadıklarının aktarılmasının bilgilendirme yapılması ile çerçevelendiği, davalının ürün analizi sonrasında davacı lehine olan gelişmeyi de aynı platforma aktardığı, meydana gelmiş ya da muhtemel zarar ile davalının internet yazışmaları arasında illiyet bağı olmadığı, davacının bir ticari şirket, davalının da pazarlanan ürünü kullanan bir kişi olduğu, satıcının eleştiri sınırları dahilinde olan ve satılan ürün hakkında yazılı, sözlü, görsel vs. tüm olumsuz tespitlere açık olması gerektiği gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Karar: 2020/2989).

esenyurt avukat, beylikdüzü hukuk bürosu, beylikdüzü avukatlarbeylikdüzü ticaret avukatıbeylikdüzü tazminat avukatıbeylikdüzü sözleşme avukatıbeylikdüzü sağlık avukatı, Beylikdüzü Miras avukatı, Beylikdüzü Ceza AvukatıBeylikdüzü Avukat Bürosu, beylikdüzü avukat iletişim, Beylikdüzü Avukat Büro, beylikdüzü avukatbeylikdüzü hukukbaşakşehir avukatsilivri avukatşikayete bağlı suçlar, idari dava avukatıbeylikdüzü avukat bürolarıbeylikdüzü hukuk bürolarıavukat beylikdüzüavukat blog

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir