Makaleler

12. Yargı Paketi: 7589 Sayılı Kanunla Gelen Tüm Değişiklikler

12. yargı paketi

Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanun, Türk Ceza Kanunu’ndan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na, İcra ve İflâs Kanunu’ndan Türk Borçlar Kanunu’na kadar on bir ayrı kanunda değişiklik yapıyor. Bu makalemizde düzenlemeyi madde madde ele alıyor, her değişikliğin devam eden dosyalara ne şekilde yansıyacağını açıklıyoruz.

Önce en çok sorulan soru: Pakette af var mı?

Hayır. 7589 sayılı Kanun’un yirmi yedi maddesinin hiçbirinde genel af, özel af, infaz indirimi, denetimli serbestlik süresinin uzatılması veya koşullu salıverilme oranlarında değişiklik bulunmuyor. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun bu paketle hiç değiştirilmedi. Düzenleme, esas olarak yargılama usulüne ve mahkemelerin iş yüküne ilişkindir.

12. Yargı Paketi Maddeleri ve Yürürlük Takvimi

Kanun teklifi 16 Temmuz 2026’da Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda kabul edildi ve 31 Temmuz 2026’da Resmî Gazete’de yayımlandı. 12. Yargı Paketi maddeleri toplam yirmi yedi maddeden oluşuyor ve tamamı aynı anda yürürlüğe girmiyor:

Madde Konu Yürürlük
3. madde Danıştay daire sayısına ilişkin süre uzatılmıştır. 23 Temmuz 2026’dan geçerli olmak üzere geriye yürür.
11, 12 ve 22. madde Vesayette elektronik satış portalı ve duruşmada imza kuralı düzenlenmiştir. Yayımdan üç ay sonra, 31 Ekim 2026’da yürürlüğe girer.
Diğer tüm maddeler Ceza, usul, icra, borçlar ve idari yargı alanındaki değişiklikleri kapsar. 31 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüktedir.

Dolandırıcılıkta Hesap ve Kart Verenler İçin Ceza İndirimi (TCK m.158)

Paketin uygulamada en geniş kitleyi ilgilendiren düzenlemesi budur. Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesine eklenen dördüncü fıkrayla, dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirak eden kişinin katkısı yalnızca hesabını, kartını veya hesabın kullanılmasını sağlayan bilgileri başkasına vermek fiiliyle sınırlıysa, verilecek ceza yarı oranında indirilir.

Düzenleme banka hesaplarının yanında aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesapları da kapsıyor. Uygulamada “hesap kiralama” ya da IBAN kiralama olarak bilinen ve çoğu zaman düşük gelirli kişilerin küçük bir menfaat karşılığında hesabını kullandırmasıyla ortaya çıkan vakalar bu hükmün muhatabı. Bu kişiler bugüne kadar nitelikli dolandırıcılığın asıl faili gibi cezalandırılabiliyordu; artık katkının niteliği gözetilerek ceza yarıya iniyor.

Devam Eden ve Kesinleşmiş Dosyalar Ne Olacak?

Geçici 1. madde iki ayrı geçiş kuralı öngörüyor ve bunlar kaçırılmaması gereken sürelere bağlı:

  • Kanun yolu incelemesindeki dosyalar: Bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinde bulunan ve yeni fıkranın uygulanacağı dosyalar hakkında bozma kararı verilir ve dosya ilk derece mahkemesine gönderilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosyalar da ilk derece mahkemelerine iletilir.
  • İnfaz aşamasındaki hükümlüler: Hakkında etkin pişmanlık hükmü uygulanmamış hükümlüler, mağdurun uğradığı zararı mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde tamamen giderirse, TCK m.168/2’deki “cezanın yarısına kadar indirim” hükmünden yararlanabilir.

İkinci ihtimalde bir sınır var: bu süre içinde mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Yani zararın giderilmesi infazı kendiliğinden durdurmuyor; ödeme tamamlandığında indirim gündeme geliyor. Hüküm, kanun yoluna başvurulmadığı için kanunun yürürlüğe girmesinden sonra kesinleşen kararlar bakımından da uygulanır.

Dolandırıcılık suçunun nitelikli hâlleri, cezaları ve etkin pişmanlık koşulları hakkında ayrıntılı bilgi için nitelikli dolandırıcılık cezası (TCK 158) rehberimizi inceleyebilirsiniz. Dolandırıldıktan sonra paranın geri alınmasına ilişkin yollar ise dolandırıcılara kaptırılan para geri alma sayfamızda ele alınmaktadır.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Yeniden Düzenlendi (CMK m.231)

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı üzerine boşluğa düşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, 231. maddenin beşinci ilâ on dördüncü fıkraları bütünüyle değiştirilerek yeniden kuruldu. Yeni çerçeve şöyle:

  • Ceza sınırı korundu: Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise karar verilebilir.
  • Koşullar: Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması ve mağdurun veya kamunun zararının tamamen giderilmesi gerekir.
  • Denetim süresi beş yıl: Bu süre içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle yeniden bu karar verilemez. Denetim süresince dava zamanaşımı durur.
  • Denetimli serbestlik tedbiri: Bir yılı aşmamak üzere eğitim programına devam, gözetim altında çalıştırılma veya belirli yerlere gitme yasağı gibi yükümlülükler getirilebilir.
  • Taksitle ödeme imkânı: Zararı derhâl gideremeyen sanık, denetim süresi boyunca aylık taksitlerle ödemek koşuluyla da bu karardan yararlanabilir.
  • İhlal hâlinde esneklik: Yükümlülüğe aykırı davranan sanık bakımından mahkeme, hükmü açıklarken cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine veya erteleme ya da seçenek yaptırıma çevirmeye karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.
  • Kanun yolu: Karara karşı istinaf yolu açık; ilk derece sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmişse temyiz mümkün.
  • Uygulanmayacağı suçlar: İşkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarda bu hükümler uygulanmaz.

Son maddedeki istisna, kurumun eleştirilen yönlerinden birine doğrudan yanıt niteliği taşıyor: kamu görevlilerinin kötü muamele fiillerinde artık bu karar verilemeyecek.

Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı (HMK m.107)

Paketin hukuk yargılamasındaki en köklü değişikliği, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davasının yürürlükten kaldırılması oldu. Bu dava türü, alacağın miktarı dava açılırken tam olarak belirlenemediğinde davacıya simgesel bir tutarla dava açma ve sonradan talebini artırma imkânı tanıyordu; iş hukuku ve tazminat uyuşmazlıklarında yaygın biçimde kullanılıyordu.

Boşluk, 109. maddeye eklenen dördüncü fıkrayla dolduruldu: alacağın sadece bir kısmının dava edildiği hâllerde talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın yargılamanın sona ermesine kadar artırılabilecek. Zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacak.

Pratikte ne değişiyor? Kısmi dava artık belirsiz alacak davasının işlevini üstleniyor. Ancak iki fark önemli: talep artırımı bir defaya mahsus ve tahkikat sona ermeden yapılmalı. Bilirkişi raporunun beklendiği dosyalarda bu, artırım hakkının ne zaman kullanılacağının baştan planlanmasını gerektiriyor. Yürürlükten kaldırılan 107. madde, kaldırılma tarihinden önce açılan davalarda uygulanmaya devam ediyor; yani derdest dosyalar eski usulle yürüyecek.

Bu değişiklik iş kazası, meslek hastalığı ve destekten yoksun kalma tazminatı davalarını doğrudan etkiliyor. Sürecin işleyişi için iş kazası tazminatı ve dava süreci makalemize bakabilirsiniz.

Tazminatta Faiz Başlangıcı Değişti (TBK m.55)

Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen fıkralarla, bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faizin hangi tarihten işleyeceği açık kurala bağlandı. Bugüne kadar uygulamada tartışmalı olan bu konu artık ikili bir ayrımla çözülüyor:

  • Kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminat için faiz, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten işler.
  • Kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminat için faiz, karar tarihinden itibaren işler.

Aynı maddeye eklenen ikinci fıkrayla, tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla ödenen bedelin, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edileceği düzenlendi. Bu, sigorta şirketlerinin dava öncesinde yaptığı kısmi ödemelerin nasıl dikkate alınacağı hususuna açıklık getiriyor.

Bu değişiklik, yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller ve zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır. Daha önceki olaylarda eski hükümler geçerliliğini korur. Tazminat hesabının işleyişi ve hesaplama programı için iş kazası tazminat hesaplama sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Kanuni Faiz Oranı Yeni Formüle Bağlandı

3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 1. maddesi değiştirildi. Sözleşmeyle faiz miktarı belirlenmemişse, faiz artık Merkez Bankası’nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanacak.

Ayrıca yıl içi düzeltme mekanizması getirildi: söz konusu reeskont oranı 30 Haziran günü, önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan orandan beş puan veya daha fazla farklıysa, yılın ikinci yarısında 30 Haziran’da belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olacak. Yüksek enflasyon dönemlerinde faiz oranının yıl ortasında güncellenebilmesi, alacaklı lehine önemli bir esneklik sağlıyor.

Duruşmalar Arasındaki Süre Üç Ayı Aşamayacak (HMK m.147)

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 147. maddesine eklenen fıkrayla duruşma aralıklarına üst sınır getirildi: duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz. Hâkim yalnızca işin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde, gerekçesini belirterek daha uzun süre verebilecek.

Yoğun mahkemelerde duruşma aralıklarının altı ayı, hatta bir yılı bulduğu düşünüldüğünde bu düzenleme yargılama süreleri bakımından en somut vaatlerden biri.

İcra ve İflâs Kanunu: Mirasçılara Öncelikli Artırma (İİK m.114)

Ortaklığın giderilmesi davalarında önemli bir yenilik geldi. Tüm maliklerin mirasla edindiği ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlarda, satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilirse birinci artırma sadece malik olan mirasçılar arasında yapılacak. Bu usul bir defaya mahsus uygulanır.

Böylece aile taşınmazlarının üçüncü kişilere düşük bedelle gitmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Buna bağlı olarak teklif eşiği de yükseltildi: mirasçılar arasında yapılan birinci artırmada teklifin muhammen kıymetin yüzde yüzünü geçmesi gerekiyor. Genel kuralda bu oran yüzde elli olarak uygulanıyordu.

Aynı maddede iki düzenleme daha var. Satış talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklıdan, alacağın teminatı karşıladığı miktar kadar teminat alınmayacak; Hazine ise açık artırmalarda teminattan muaf tutulacak. İhale bedelini süresinde yatırmayan alıcı bakımından ise yaptırım ağırlaştırıldı: alınan teminat iade edilmeyecek ve ayrıca teklif ettiği bedelin yüzde beşi oranında idari para cezası uygulanacak. Bu ceza 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilecek.

İdari Yargıda Parasal Sınırlar ve Kanun Yolları

İdari yargıyı ilgilendiren değişiklikler, mahkemelerin iş yükünü azaltmaya yönelik:

  • Tek hâkim sınırı yükseltildi: İdare mahkemelerinde tek hâkimle çözümlenecek davaların parasal sınırı yirmi beş bin liradan dört yüz seksen altı bin liraya çıkarıldı. Düzenleyici işlemlere karşı açılan davalar bu kapsamın dışında.
  • Tek hâkimle görülecek diğer davalar: Öğrenci disiplin cezaları (uzaklaştırma ve ilişik kesme hariç), sınıf geçme, not tespiti, yurt, kredi ve burs işlemleri; kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemleri; uyarma cezaları; meslek kuruluşlarının disiplin cezaları (mesleki faaliyeti engelleyenler hariç) ve 2022 sayılı Kanun’dan doğan davalar.
  • İstinafta kaldırma sebepleri sınırlandı: Bölge idare mahkemesi, ancak kanunda sayılan yedi hâlde kararı kaldırıp dosyayı ilk derece mahkemesine gönderebilecek. Keşif veya bilirkişi incelemesi ile duruşma eksikliğini ise kendisi giderebilecek.
  • Temyiz yolu daraltıldı: Tek hâkimle görülen davalar, çiftçi mallarının korunması, taşınmaz zilyetliğine tecavüz, yabancılar ve uluslararası koruma mevzuatından doğan davalar ile yalnızca vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkin kararlarda temyiz yoluna gidilemeyecek.

Danıştay Kanunu’nda ise daire sayısının ona düşürülmesine ilişkin sürenin on yıldan on dört yıla çıkarılması ve boşalan her iki üyelik için bir üye seçimi uygulamasından 23 Temmuz 2030’a kadar vazgeçilmesi öngörüldü.

Ceza Muhakemesindeki Diğer Değişiklikler

Genetik İnceleme Sonuçlarının Saklanması (CMK m.80)

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda düzenlenen maddeye göre inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde özel bir sisteme kaydedilecek. Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâllerinde kayıtlar derhâl; diğer hâllerde kararın kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle Cumhuriyet savcısı huzurunda yok edilecek. Kişi, saklamayı gerektiren amacın ortadan kalkması hâlinde bu süreden önce de silinmeyi talep edebilecek.

Kaçak Sanık (CMK m.247)

Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilecek; ancak daha önce sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyecek. Güvenlik tedbirine hükmedilmesi hâlinde kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkını kullanmak istediğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilecek.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtirazı (CMK m.308)

Yargıtay ceza dairelerinin kararlarına karşı Cumhuriyet Başsavcısı, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilecek; sanık lehine itirazda süre aranmayacak. İtiraz istemi sanık, sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar ile katılan veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş kişiler tarafından yapılabilecek.

Hukuk Yargılamasındaki Diğer Düzenlemeler

  • Elektronik duruşmada imza (HMK m.149): Ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılanlar bakımından elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmayacak. İkrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ve sulh olma hâlleri bu kuralın dışında tutuldu. Bu madde 31 Ekim 2026’da yürürlüğe girecek.
  • Davaların birleştirilmesi (HMK m.166 ve 168): İlk davanın açıldığı mahkeme, birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bununla bağlı olacak. Aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki mahkemelerde verilen birleştirme kararlarına karşı yalnızca istinaf yoluna başvurulabilecek; ayırma kararlarına karşı istinaf, bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz ancak hükümle birlikte mümkün olacak.
  • Temyiz sınırı (HMK m.362): Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kabul ederek yeniden verdiği kararlar, parasal sınırın üzerinde olmak koşuluyla temyiz edilebilecek. İlk derece kararıyla arasındaki farkın parasal sınırı geçmediği veya kararın yalnızca yargılama gideri ya da vekâlet ücretine ilişkin olduğu hâllerde temyiz yolu kapalı olacak.

Noterlik, Adli Tıp ve Hâkimlik Mesleğine İlişkin Düzenlemeler

Noterlik Kanunu m.55: Mahkeme, sulh ceza hâkimliği veya Cumhuriyet başsavcılığı noterlik evrakının aslını istediğinde noter, bir örneğini çıkarıp onaylayacak, örneği kendinde saklayıp aslını ilgili mercie gönderecek. Onaylı örnek istendiğinde ise evrak elektronik ortamda taranıp güvenli elektronik imzayla imzalanarak gönderilecek. Bu işlemler için yevmiye numarası verilmeyecek; posta ve yol masrafı dışında harç, vergi ve değerli kâğıt ücreti dâhil herhangi bir ücret alınmayacak.

Adli Tıp Kurumu: İhtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanmak için tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesi ya da alanında doktora derecesi şartı getirildi. Görev süresi dört yıl olarak belirlendi. Yürürlük tarihi itibarıyla dört yıl veya daha fazla görev yapmış olanların görevi sona erecek, daha az süre görev yapanlar kalan süreyi tamamlayacak.

Hâkim ve savcı yardımcıları: Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları doğrultusunda eğitim konuları ve sınav usulü kanun düzeyinde düzenlendi. Yazılı sınav yüz tam puan üzerinden değerlendirilecek; sözlü sınavda mevzuat ve içtihat bilgisi, mesleki yeterlilik, özgüven ve temsil kabiliyeti ile Türkçeyi etkin kullanma becerisi her biri yirmi beşer puan üzerinden ölçülecek.

Bilirkişiye başvurma disiplin sebebi oldu: Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 63. maddesine eklenen bentle, mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulması uyarma cezası sebebi hâline getirildi. Bu düzenleme, gereksiz bilirkişi incelemelerinin yargılamayı uzatmasına karşı doğrudan bir yaptırım getiriyor.

Vesayette Elektronik Satış (TMK m.440 ve 444)

Vesayet altındaki kişinin malvarlığına ilişkin satışlar elektronik ortama taşınıyor. Değerli şeyler dışındaki taşınırlar, vesayet makamının talimatı uyarınca Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’ne entegre elektronik satış portalında açık artırmayla satılacak. Taşınmazlarda da satış aynı portalda yapılacak ve ihale vesayet makamının onamasıyla tamamlanacak; onama kararının ihale gününden itibaren on gün içinde verilmesi gerekecek. Her iki madde de 31 Ekim 2026’da yürürlüğe girecek.

Bu Değişiklikler Sizi Nasıl Etkiler?

Düzenlemenin kimleri kapsıyor olduğu sorusunun yanıtı üç ana grupta toplanabilir:

  • Dolandırıcılık dosyası olanlar: IBAN veya hesabını kullandırdığı için nitelikli dolandırıcılıktan yargılanan ya da hüküm giymiş kişiler için ceza yarıya iniyor. İnfaz aşamasındakiler bakımından altı aylık zarar giderme penceresi açılıyor. Mağdurlar açısından ise bu düzenleme, zararın giderilmesi ihtimalini artırıyor.
  • Devam eden hukuk davası olanlar: Belirsiz alacak davasının kaldırılması, yeni açılacak iş ve tazminat davalarında dilekçe stratejisini değiştiriyor. Derdest dosyalar eski usulle yürüyor. Duruşma aralıklarının üç ayla sınırlanması ise tüm hukuk davalarını ilgilendiriyor.
  • Ceza yargılamasının tarafları: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması yeniden uygulanabilir hâle geldi; zararın giderilmesi koşulu ve beş yıllık denetim süresi bu kararı almak isteyenler için planlama gerektiriyor.

Özet ve Değerlendirme

12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun, 31 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi ve on bir kanunda değişiklik yaptı. Paketin adı geniş bir af beklentisiyle anılsa da düzenlemede af, infaz indirimi veya denetimli serbestlik değişikliği bulunmuyor; ağırlık yargılama usulünde ve mahkemelerin iş yükünde. Uygulamada en çok konuşulacak dört başlık şunlar: hesabını veya kartını kullandıranlar için dolandırıcılık cezasının yarıya indirilmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yeniden düzenlenmesi, belirsiz alacak davasının kaldırılarak yerine kısmi davada talep artırımının getirilmesi ve bedensel zarar tazminatlarında faiz başlangıcının kurala bağlanması. Devam eden veya infaz aşamasındaki bir dosyanız varsa, geçici 1. maddedeki süreler hak kaybına yol açabilecek niteliktedir; dosyanızın bu değişikliklerden nasıl etkilendiğini bir avukatla değerlendirmeniz yerinde olur.

Sıkça Sorulan Sorular

12. Yargı Paketi yürürlüğe girdi mi?

Evet. 7589 sayılı Kanun 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı ve maddelerin büyük bölümü aynı gün yürürlüğe girdi. Danıştay’a ilişkin 3. madde 23 Temmuz 2026’dan geçerli olmak üzere geriye yürüyor; vesayette elektronik satış ve elektronik duruşmada imzaya ilişkin 11, 12 ve 22. maddeler ise 31 Ekim 2026’da yürürlüğe girecek.

12. Yargı Paketinde mahkumlara af var mı?

Hayır. Kanunun yirmi yedi maddesinin hiçbirinde genel af veya özel af düzenlemesi bulunmuyor. 5275 sayılı İnfaz Kanunu bu paketle değiştirilmedi. Yalnızca dolandırıcılık suçlarında, hesabını veya kartını kullandırma fiiliyle sınırlı iştirak hâlinde cezanın yarı oranında indirilmesi öngörüldü; bu bir af değil, suça katkının niteliğine göre yapılan ceza indirimidir.

12. Yargı Paketinde infaz indirimi var mı?

Yok. Koşullu salıverilme oranlarında, denetimli serbestlik sürelerinde veya infaz rejiminde herhangi bir değişiklik yapılmadı. Pakette infaz aşamasını ilgilendiren tek düzenleme, dolandırıcılık hükümlülerinden bazılarının zararı altı ay içinde gidermeleri hâlinde etkin pişmanlık indiriminden yararlanabilmesine ilişkindir.

12. Yargı Paketi içinde neler var?

Kanun on bir ayrı kanunda değişiklik yapıyor. Öne çıkan başlıklar: dolandırıcılıkta hesap veya kart verenler için ceza indirimi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yeniden düzenlenmesi, belirsiz alacak davasının kaldırılması, tazminatta faiz başlangıcının kurala bağlanması, kanuni faiz oranının reeskont oranının yüzde sekseni olarak belirlenmesi, duruşma aralıklarının üç ayla sınırlanması ve idari yargıda parasal sınırların yükseltilmesi.

IBAN’ını veya hesabını kullandıranlar için ceza indirimi nasıl uygulanacak?

Kişinin suça katkısı yalnızca hesabını, kartını veya hesabın kullanılmasını sağlayan bilgileri başkasına vermekle sınırlıysa verilecek ceza yarı oranında indirilir. Banka hesaplarının yanında aracı kurum, ödeme kuruluşu ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarındaki hesaplar da kapsamdadır. Kanun yolu incelemesindeki dosyalarda bozma kararı verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilir.

Dolandırıcılıktan hükümlüysem ne yapmalıyım?

Hakkınızda etkin pişmanlık hükmü uygulanmamışsa ve yeni fıkranın kapsamına giriyorsanız, mağdurun zararını mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde tamamen gidermeniz hâlinde cezanın yarısına kadar indirim mümkün. Bu süre içinde zarar giderilinceye kadar infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Süre sınırlı olduğundan ihtar tebliğ edildiğinde vakit kaybetmeden değerlendirme almak gerekir.

HAGB kalktı mı, yoksa yeniden mi düzenlendi?

Kaldırılmadı, yeniden düzenlendi. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı üzerine CMK m.231’in beşinci ilâ on dördüncü fıkraları değiştirildi. İki yıllık ceza sınırı ve zararın giderilmesi koşulu korundu, denetim süresi beş yıl olarak belirlendi. İşkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği kötü muamele niteliğindeki suçlarda uygulanamayacak.

Belirsiz alacak davası kaldırıldı, açtığım dava ne olacak?

Yürürlükten kaldırılan HMK m.107, kaldırılma tarihinden önce açılan davalarda uygulanmaya devam ediyor; derdest dosyanız eski usulle yürür. Yeni açılacak davalarda ise kısmi dava kullanılacak ve talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sona erene kadar artırılabilecek. Zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinde kesilmiş sayılır.

İş kazası tazminatımda faiz hangi tarihten işleyecek?

Kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminatta faiz olay tarihinden, bilinemediği döneme ilişkin tazminatta ise karar tarihinden işler. Bu kural yalnızca 31 Temmuz 2026’dan sonra meydana gelen olaylar için geçerlidir; daha önceki kazalarda eski uygulama devam eder. Ayrıca tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla ödenen bedel, ödeme tarihine göre oransal olarak mahsup edilir.

Duruşmalar arasındaki süre gerçekten üç ayı geçemeyecek mi?

Kural olarak evet. HMK m.147’ye eklenen fıkra bu sınırı getirdi. Ancak bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini belirterek daha uzun süre verebilir. Uygulamadaki etkisi mahkemelerin fiilî iş yüküne bağlı olacak.

Ortaklığın giderilmesi satışında mirasçılara öncelik nasıl işleyecek?

Tüm maliklerin mirasla edindiği ve üçüncü kişilerin mülkiyet hakkı bulunmayan taşınmazlarda birinci artırma sadece malik mirasçılar arasında yapılır ve bu usul bir defaya mahsustur. Bu artırmada teklifin muhammen kıymetin yüzde yüzünü geçmesi gerekir. Değişiklik, yürürlükten önce ilanı yapılmış artırmalarda uygulanmaz.

Kanuni faiz oranı nasıl hesaplanacak?

Sözleşmeyle belirlenmemişse faiz, Merkez Bankası’nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanır. Bu oran 30 Haziran günü önceki yıl sonundaki orandan beş puan veya daha fazla farklıysa, yılın ikinci yarısında 30 Haziran’da belirlenen oranın yüzde sekseni uygulanır.

Dosyanız Bu Değişikliklerden Etkileniyor mu?

Geçici 1. maddedeki süreler hak kaybına yol açabilecek niteliktedir; özellikle dolandırıcılık dosyalarında zarar giderme için tanınan altı aylık süre ihtarla başlar. Devam eden veya infaz aşamasındaki dosyanızı birlikte değerlendirelim. Av. Salih Akbulut — İstanbul Barosu Sicil No: 53074 · Arabulucu Sicil No: 11945

0554 021 09 95  |  WhatsApp

Yasal Uyarı: Bu içerik 7589 sayılı Kanun hakkında genel bilgilendirme amaçlı olup hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Kanun metninin tamamına 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete üzerinden, güncel mevzuata mevzuat.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz. Değişikliklerin somut bir dosyaya etkisi, dosyanın aşamasına ve tarihine göre farklılık gösterir.


author-avatar

About Av. Salih Akbulut

Av. Salih Akbulut, İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (Sicil No: 53074) ve Adalet Bakanlığı sicilinde kayıtlı uzman arabulucudur (Arabuluculuk Sicil No: 11945). 2007'den bu yana Beylikdüzü merkezli AkbulutLegal Hukuk Danışmanlık & Arabuluculuk bürosunda 1000'den fazla dava ve icra dosyasında müvekkil temsili sağlamaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir