Makaleler

Nafaka Nedir? Türleri, Hesaplama ve Detaylı Analiz 2026

Nafaka Nedir? Türleri, Hesaplama ve Detaylı Analiz 2026 - akbulutlegal.com

Nafaka, bir kişinin yardıma muhtaç olan eşine, çocuğuna veya yakın hısımlarına; geçimlerini sağlamaları amacıyla yaptığı veya mahkeme kararıyla yapmakla yükümlü tutulduğu parasal ödemedir. Türk Medeni Kanunu’nda dört tür nafaka düzenlenmiştir: tedbir, yoksulluk, iştirak ve yardım nafakası. Nafakanın miktarı sabit bir formülle değil, tarafların ekonomik durumu, kusur oranı ve ihtiyaçlar göz önünde tutularak hâkimin takdiriyle belirlenir.

Boşanma sürecinin ve sonrasının en çok merak edilen, aynı zamanda hakkında en fazla yanlış bilginin dolaştığı konularının başında nafaka gelir. “Ne kadar nafaka bağlanır, kimler nafaka alabilir, süresiz nafaka kalktı mı, ödenmezse ne olur?” gibi sorular hem nafaka talep eden hem de ödeyecek olan taraf için hayati önem taşır. Bu rehberde nafakanın tüm türlerini, nasıl belirlendiğini, güncel Anayasa Mahkemesi kararı ışığında süresiz nafakanın geleceğini, artış hesaplamasını ve ödenmemesi hâlinde başvurulacak yolları, uygulamadaki gerçek işleyişiyle ele alıyoruz.

Nafaka Nedir?

Nafaka, kelime anlamı olarak “geçimlik” demektir; hukuki olarak ise kanunun öngördüğü durumlarda, ihtiyaç içindeki bir kimseye, bakmakla yükümlü olan kişi tarafından ödenen parasal destektir. Nafaka; kamu düzenine ilişkin olan, kişiye sıkı sıkıya bağlı, devredilemeyen, haczedilemeyen ve kendisinden feragat edilemeyen bir haktır. Boşanan eşlerin birbirine ya da ebeveynin çocuğuna nafaka ödemesi mümkün olduğu gibi, evlilik birliği içinde de nafaka gündeme gelebilir.

Nafaka cinsiyete bağlı bir kurum değildir; kanun nafaka konusunda kadın-erkek ayrımı yapmaz. Şartları oluştuğunda erkek de kadından, kadın da erkekten nafaka talep edebilir. Önemli olan, talep eden tarafın yoksulluğa düşmesi veya ihtiyaç içinde olması ile kusur dengesidir.

Nafaka Neye Göre Belirlenir?

Nafaka miktarının belirlenmesinde uygulanan sabit bir oran veya matematiksel formül bulunmaz. Mahkeme, her somut olayı kendi koşullarıyla değerlendirir ve takdir yetkisini hakkaniyet ilkesi (TMK m.4) çerçevesinde kullanır. Hâkim, nafaka miktarını belirlerken başlıca şu unsurları dikkate alır:

  • Tarafların ekonomik durumu: Gelir, maaş, ek gelirler, mal varlığı ve borçlar.
  • Kusur oranı: Boşanmaya yol açan kusurun ağırlığı, özellikle yoksulluk nafakasında belirleyicidir.
  • İhtiyaç durumu: Nafaka talep edenin barınma, beslenme, sağlık, eğitim ve ulaşım giderleri.
  • Sosyal ve ekonomik durum (SED) araştırması: Mahkemenin talebiyle, kolluk aracılığıyla yapılan ve tarafların yaşam standardını ortaya koyan rapor.
  • Çocuğun durumu: İştirak nafakasında çocuk sayısı, yaşı ve eğitim kademesi.

Bu unsurlar her dava için ayrı ayrı değerlendirildiğinden, aynı gelire sahip iki kişiye farklı nafaka miktarları bağlanabilir. Nafakanın “matematiği” yoktur; belirleyici olan somut olayın bütünüdür.

Nafaka Türleri Nelerdir?

Türk Medeni Kanunu’nda dört tür nafaka düzenlenmiştir. Bunlardan üçü (tedbir, yoksulluk, iştirak) boşanma davasıyla talep edilebilirken; yardım nafakası boşanmadan bağımsız, ayrı bir nafaka türüdür. Her birinin şartları ve süresi farklıdır.

Nafaka Türü Kime / Ne İçin Süre
Tedbir Nafakası Dava süresince eş ve çocuk Dava boyunca
İştirak Nafakası Müşterek çocuğun giderleri Çocuk ergin olana kadar
Yoksulluk Nafakası Yoksulluğa düşen eş Süreye bağlanıyor*
Yardım Nafakası Üstsoy-altsoy, kardeşler İhtiyaç sürdükçe

*Yoksulluk nafakasının “süresiz” niteliği, Anayasa Mahkemesi’nin 2026 kararıyla değişmektedir; ayrıntı aşağıdaki süresiz nafaka bölümündedir.

Tedbir Nafakası Nedir?

Tedbir nafakası, boşanma davası açıldığı andan kararın kesinleşmesine kadar geçen sürede, ekonomik olarak zor durumda kalan eş ve müşterek çocuklar için hâkim tarafından kendiliğinden (re’sen) hükmedilen geçici nafakadır (TMK m.169). Kusura bağlı değildir; dava süresince tarafların ekonomik durumuna göre belirlenir ve boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer. Ayrıca evlilik birliği devam etmekle birlikte ayrı yaşamakta haklı olan eş de TMK m.197 uyarınca tedbir nafakası talep edebilir.

İştirak Nafakası Nedir?

İştirak nafakası nedir? İştirak nafakası, velayeti kendisinde olmayan ebeveynin, müşterek çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderlerine mali gücü oranında katkıda bulunmak için ödediği nafakadır. Halk arasında “çocuk nafakası” veya “katılım nafakası” olarak da anılır. Çocuğun üstün yararı esas alınır ve kural olarak çocuk ergin olana (18 yaş) kadar devam eder; çocuğun eğitimi sürüyorsa bu süre uzayabilir. İştirak nafakası talebi için tarafların kusuru aranmaz; bu nafaka çocuğun hakkıdır. İştirak nafakası hesaplama yapılırken çocuğun yaşı, eğitim kademesi ve ihtiyaçları belirleyicidir; iştirak nafakası ne kadar olacağı bu unsurlara göre hâkim tarafından takdir edilir.

Yoksulluk Nafakası Nedir?

Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan ve kusuru diğer eşten daha ağır olmayan tarafa, geçimini sağlaması için bağlanan nafakadır (TMK m.175). Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz; yükümlünün mali gücü oranında belirlenir. Bu nafaka türü, Anayasa Mahkemesi’nin 2026 yılında verdiği iptal kararıyla önemli bir değişim sürecine girmiştir.

Yardım Nafakası Nedir?

Yardım nafakası, boşanmadan bağımsız olarak, bir kimsenin yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu (anne-baba, büyükanne-büyükbaba), altsoyu (çocuk, torun) ve kardeşlerine ödemekle yükümlü olduğu nafakadır (TMK m.364). Kardeşler bakımından, yardım edecek kişinin refah içinde bulunması şartı aranır.

Nafaka Ne Kadar? Nafaka Nasıl Hesaplanır?

“Ne kadar nafaka bağlanır?” sorusunun tek ve kesin bir cevabı yoktur; çünkü nafaka miktarı hâkimin takdirine bağlıdır. Bununla birlikte, Yargıtay içtihatları ve uygulamadaki eğilimler bir fikir verebilir. Uygulamada, nafaka yükümlüsünün gelirinin yaklaşık %20 ila %25’i bandında nafakaya hükmedildiği sıklıkla görülür; ancak bu bir kural değil, yalnızca gözlemlenen bir eğilimdir. Yüksek gelirli kişilerde bu oran düşebilir, çünkü nafaka karşı tarafı zenginleştirme aracı değildir; ölçü, evlilikteki yaşam standardının makul ölçüde sürdürülmesidir.

Önemle belirtmek gerekir ki, nafaka yükümlüsü çalışmıyor olsa dahi mahkeme, kişinin en azından asgari ücretle çalışabileceğini varsayarak nafaka takdir edebilir. Yine maaş dışındaki düzenli gelirler (kira geliri gibi) de hesaba katılır. “Nafaka kaç TL olur, 2026 nafaka ne kadar, nafaka ücreti ne kadardır?” gibi soruların net bir tarifesi yoktur; nafaka ücretleri her dosyada tarafların güncel ekonomik durumuna ve yılın koşullarına göre yeniden takdir edilir.

⚠️ “Nafaka Hesaplama Motoru” Uyarısı

İnternette “nafaka hesaplama motoru” veya “nafaka hesaplama programı” adıyla sunulan, maaş girilince nafaka miktarı veren araçlar yanıltıcıdır. Çünkü nafakayı belirleyen hâkim bir hesap makinesi değildir; kusuru, barınma ihtiyacını, kayıt dışı gelirleri ve çocuğun özel durumlarını değerlendirir. Bu tür araçların verdiği rakamlar gerçek dışı beklenti yaratabilir. Miktar için somut dosyanızı bir avukatla değerlendirmeniz en doğrusudur. (Not: Aşağıda yer alan aracımız miktar tahmini yapmaz; yalnızca mahkemece belirlenmiş nafakanın yıllık artışını hesaplar.)

Çocuğa Nafaka Ne Kadar? (İştirak Nafakası Hesaplama)

İştirak nafakası, çocuğun ihtiyaçları ve ebeveynlerin mali gücüne göre belirlenir. Çocuk sayısı arttıkça nafaka miktarı da artar. “Boşanmada çocuğa nafaka ne kadar, 1 çocuğun nafakası ne kadar, 2 çocuğa ne kadar nafaka verilir?” gibi sorular sık sorulsa da kesin tutar somut olaya bağlıdır. Örneğin velayeti almayan ebeveyn asgari ücretle çalışıyorsa, tek çocuk için görece düşük; gelir arttıkça ve çocuk sayısı çoğaldıkça daha yüksek miktarlar gündeme gelir. Uygulamada, 15.000 TL maaş alan bir kişinin ödeyeceği nafaka ile yüksek gelirli birinin ödeyeceği nafaka, çocuğun ihtiyaçları sabit kalsa bile farklılaşır. Ancak hükmedilen nafaka, yükümlünün kendi geçimini imkânsız kılacak düzeye çıkamaz.

Maaşa ve Asgari Ücrete Göre Nafaka

Maaşa göre nafaka hesaplamasında temel ölçüt, yükümlünün gelirine oranla makul bir miktarın, karşı tarafın ihtiyacını karşılayacak şekilde belirlenmesidir. Asgari ücretle çalışan biri için bağlanan nafaka, kişinin kendi yaşamını sürdürebilmesi gözetilerek daha düşük tutulur. Yüksek gelirli kişilerde ise hâkim “ihtiyaç sınırı”na bakar; nafaka, talep edenin makul ihtiyacını aşacak şekilde belirlenmez.

Uygulamada sık sorulan “15.000 TL maaş alan ne kadar nafaka verir, 50.000 TL maaş alan ne kadar nafaka verir, nafaka maaşın yüzde kaçı olur?” gibi sorulara kesin tek rakamla cevap verilemez. Gözlemlenen eğilim gelirin %20-25’i bandı olsa da, bu kişinin diğer yükümlülüklerine, çocuk sayısına ve karşı tarafın ihtiyacına göre değişir. Aynı şekilde “boşanma nafakası ne kadar, boşanmada nafaka ne kadar, en düşük nafaka ne kadar, yoksulluk nafakası ne kadar, tedbir nafakası ne kadar?” sorularının yanıtı da somut dosyaya bağlıdır; standart bir nafaka parası tarifesi mevzuatta yer almaz.

Yüksek Gelirli Kişilerde Nafaka Tavanı Var mı?

Hukukumuzda yazılı bir “nafaka tavanı” bulunmaz. Ancak Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımı, nafakanın bir zenginleşme aracı olmadığı yönündedir. Yüksek gelirli bir yükümlüde, “gelirin yüzdesi” mantığıyla orantısız bir nafaka bağlanması beklenmez; hâkim, nafaka alacaklısının evlilikteki yaşam standardını sürdürebileceği makul bir miktarı esas alır. Yani aylık çok yüksek gelir, otomatik olarak çok yüksek nafaka anlamına gelmez; ölçü ihtiyaç ve yaşam standardıdır.

Sosyal ve Ekonomik Durum (SED) Araştırması

Mahkeme, nafaka miktarını sağlıklı belirleyebilmek için tarafların gerçek ekonomik durumunu araştırır. “Sosyal ve ekonomik durum araştırması” (SED) adı verilen bu işlemde, kolluk görevlileri tarafların yaşadığı çevrede inceleme yapar; gelir, mal varlığı, yaşam standardı ve bakmakla yükümlü olunan kişiler tespit edilir. Beyan edilen gelirle gerçek yaşam standardı arasında çelişki varsa, hâkim gerçek duruma göre takdir yapar. Bu nedenle nafaka davalarında kayıt dışı gelirlerin ve gerçek harcamaların delillerle ortaya konması büyük önem taşır.

Nafaka Artış Oranı Hesaplama (ÜFE/TÜFE)

Nafaka miktarının belirlenmesi hâkimin takdirindeyken, nafakanın her yıl ne kadar artacağı matematiksel olarak hesaplanabilir. Mahkeme, nafakaya hükmederken çoğunlukla nafakanın her yıl belirli bir oranda (genellikle TÜİK’in açıkladığı ÜFE veya TÜFE oranında) artırılmasına karar verir. Bu durumda artış, ayrı bir dava açmaya gerek kalmadan otomatik uygulanır.

Yargıtay’ın son yıllardaki istikrarlı uygulamasında, aksi kararlaştırılmadıkça artışta TÜİK’in açıkladığı 12 aylık ortalama TÜFE oranı esas alınmaktadır. Hesaplama formülü şudur:

Yeni Nafaka = Mevcut Nafaka + (Mevcut Nafaka × Artış Oranı ÷ 100)

Örneğin aylık 10.000 TL nafaka, %40’lık bir TÜFE artış oranı uygulandığında 14.000 TL’ye yükselir. Aşağıdaki araç, mahkeme kararınızdaki artış oranını kullanarak güncel nafaka tutarınızı hesaplamanıza yardımcı olur; bir tür üfe oranına göre nafaka hesaplama programı gibi çalışır. 2026 ÜFE oranına göre nafaka hesaplama, 2025 ÜFE oranına göre nafaka hesaplama veya TEFE-TÜFE nafaka hesaplama yapmak isteyenler, ilamlarındaki orana göre aşağıdaki aracı kullanabilir.

Bu araç, internetteki yanıltıcı “nafaka artış hesaplama motoru” araçlarından farklı olarak yalnızca karardaki orana göre matematiksel hesap yapar. 2026 nafaka artış oranı veya 2025 nafaka artış oranı merak edenler, ilamlarındaki orana göre güncel tutarı buradan görebilir. (Bir tür nafaka artış hesaplama motoru 2026 işlevi görür.)

Nafaka Artış Hesaplama Aracı
Mahkeme kararındaki orana göre güncel nafakanızı hesaplayın

⚠️ Bilgilendirme: Bu araç nafaka miktarı tahmini yapmaz; yalnızca mahkemece belirlenmiş nafakanın, karardaki artış oranına göre güncel tutarını hesaplar. Nafaka miktarı hâkimin takdirindedir. Hesaplama bilgilendirme amaçlıdır; kesin tutar mahkeme kararına ve ilamdaki artış hükmüne göre belirlenir.

Nafaka Artırım Davası

Mahkeme kararında otomatik artış öngörülmemişse veya öngörülen artış (örneğin yüksek enflasyon nedeniyle) ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kalıyorsa, nafaka alacaklısı nafaka artırım davası açabilir. Bu davada görevli mahkeme aile mahkemesidir. Mahkeme, tarafların güncel gelir-gider durumunu, çocuğun artan ihtiyaçlarını (örneğin eğitim kademesinin yükselmesi) değerlendirerek nafakayı yeniden belirler. Aynı şekilde, yükümlünün ödeme gücü ciddi biçimde düşmüşse nafaka azaltım davası da açılabilir (TMK m.176/4).

Süresiz Nafaka Kalktı mı? AYM Kararı (2026)

Yıllardır tartışılan süresiz yoksulluk nafakası konusunda Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihinde tarihi bir karar verdi. Mahkeme, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini oy çokluğuyla iptal etti. Bu, süresiz nafakanın tamamen kaldırıldığı anlamına gelmez; yoksulluk nafakası kurumu varlığını sürdürmektedir, ancak bu nafaka artık süreye bağlanacaktır.

🔔 AYM Süresiz Nafaka Kararı Özeti

  • Karar tarihi: 4 Haziran 2026 (Genel Kurul, oy çokluğu)
  • İptal edilen: TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresi
  • Yürürlük: Resmi Gazete’de yayımdan 9 ay sonra
  • Geçiş süreci: 9 ay boyunca mevcut nafakalar ve eski hükümler devam eder
  • Mevcut nafakalar: Kesinleşmiş kararlar geriye dönük etkilenmez (Anayasa m.153/5)

Bu 9 aylık süre, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yeni bir yasal düzenleme yapması için tanınan süredir. “Süresiz nafaka ne zaman kalkacak?” sorusunun cevabı budur: karar Resmi Gazete’de yayımlandıktan 9 ay sonra. Kamuoyuna yansıyan taslak bilgilerine göre, nafaka süresinin evlilik süresine bağlanması (örneğin evlilik süresinin belirli bir katı kadar) tartışılmaktadır. Süre dolduğunda hâlâ ihtiyaç içinde olan kişilerin sosyal devlet ilkesi gereği devletin sosyal yardım mekanizmalarına yönlendirilmesi öngörülmektedir.

Mevcut nafakam kesilecek mi?

Hayır. Kesinleşmiş mahkeme kararına dayanan mevcut yoksulluk nafakaları, hukuki güvenlik ilkesi gereği 9 aylık geçiş sürecinde aynen devam eder. Yeni düzenlemenin geriye etkili olup olmayacağı TBMM’nin çıkaracağı yasaya bağlıdır. Yeni yasa yürürlüğe girene kadar, koşulların değiştiğini ileri sürerek TMK m.176/4 kapsamında nafaka azaltım davası açma yolu da mevcuttur.

Nafaka Ödenmezse Ne Olur?

Mahkeme kararıyla bağlanan nafakanın ödenmemesi, hem icra takibine hem de cezai yaptırıma yol açar. Nafaka alacaklısının başvurabileceği iki temel yol vardır:

  • İcra takibi: Ödenmeyen (birikmiş) nafaka için icra dairesi aracılığıyla takip başlatılabilir; yükümlünün maaşına veya mal varlığına haciz konulabilir. Geriye dönük nafaka alacakları da bu yolla talep edilebilir.
  • Tazyik hapsi: Nafaka yükümlüsü, icra emrine rağmen nafakayı ödemezse, alacaklının şikâyeti üzerine 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılabilir (İcra ve İflas Kanunu m.344). Bu, ödemeyi sağlamaya yönelik bir zorlama hapsidir; ödeme yapılırsa hapis kalkar.

“1 ay nafaka ödenmezse ne olur, 3 ay nafaka ödenmezse ne olur?” sorusunun cevabı şudur: tek bir aylık ödememe dahi, icra takibi başlatılıp icra emri tebliğ edildikten sonra şikâyet hakkı doğurur. Çocuğa nafaka ödenmezse de aynı yollar (icra ve tazyik hapsi) işletilebilir; iştirak nafakası çocuğun hakkı olduğundan korunması önceliklidir.

Tazyik hapsi için şikâyetin, ödemenin yapılmadığı tarihten itibaren belirli süre içinde yapılması gerekir. Sadece bir veya birkaç aylık ödememe dahi şikâyet hakkı doğurur. Ancak yükümlünün gerçekten ödeme gücünün bulunmaması, bazı hâllerde sorumluluğu etkileyebilir; bu nedenle her iki taraf için de sürecin bir avukatla yürütülmesi yararlıdır.

Birikmiş ve Geriye Dönük Nafaka

Nafaka alacaklısı, geçmişte ödenmemiş (birikmiş) nafakayı icra yoluyla talep edebilir. Birikmiş nafaka alacağı hesaplama, mahkeme kararındaki aylık tutar ve varsa artış oranı esas alınarak yapılır; ödenmeyen her ay için yasal faiz işletilebilir. Birikmiş nafaka icra takibi başlatılarak hem geçmiş borç hem de devam eden aylara ilişkin nafaka icra takibi yürütülebilir. Ödeme yine yapılmazsa birikmiş nafaka tazyik hapsi gündeme gelebilir. Nafaka alacakları icra takibi açısından zamanaşımı kurallarına tabi olduğundan, alacağın uzun süre takip edilmeden bekletilmemesi önerilir.

Anlaşmalı Boşanmada Nafaka

Anlaşmalı boşanmada nafaka, tarafların boşanma protokolünde serbestçe belirlediği şekilde düzenlenir. Taraflar nafakanın miktarını, türünü, artış oranını ve süresini protokolde kararlaştırabilir; karşılıklı olarak nafakadan feragat de edebilirler. “Anlaşmalı boşanmada nafaka miktarı” tarafların mutabakatına bağlıdır; hâkim bu düzenlemeyi özellikle çocuğun üstün yararı ve hakkaniyet açısından inceler, gerekli görürse değiştirilmesini ister. Çekişmeli boşanma davasında nafaka ise taraflar anlaşamadığı için hâkim tarafından belirlenir ve çekişmeli boşanma davasında nafaka, dava açılmasıyla istenen tedbir nafakası olarak dava süresince de gündeme gelir. Anlaşmalı boşanmada belirlenen nafaka da kesinleştikten sonra, değişen koşullara göre TMK m.176 uyarınca artırım veya azaltım davasına konu olabilir.

Nafaka ile boşanmada mal paylaşımı birbirinden farklı taleplerdir; “boşanmada mal paylaşımı ve nafaka” aynı davada istenebilse de ayrı hukuki temellere dayanır (ayrıntı aşağıdadır). Kısa süreli evliliklerde nafaka konusunda ise Yargıtay kararları, evlilik süresi ile nafaka arasında orantı gözetilmesi gerektiğine işaret etmektedir; nitekim Anayasa Mahkemesi’nin süresiz nafaka iptal kararının temelinde de kısa evliliklerde doğan orantısız yükümlülük yer almıştır.

Nafaka Ne Zaman Kesilir, Ne Kadar Süre Ödenir?

Nafakanın sona erme koşulları türüne göre değişir. “Nafaka kaç yıl ödenir, ne kadar süre ödenir?” sorusunun cevabı da türe bağlıdır:

  • Tedbir nafakası: Boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer.
  • İştirak nafakası: Çocuk ergin olunca (18 yaş) kural olarak sona erer; çocuğun eğitimi devam ediyorsa uzayabilir. Çocuğun velayetinin değişmesi veya ölümü hâlinde de sona erer. “Nafaka kaç yaşına kadar ödenir, nafaka kıza kaç yaşına kadar verilir, çocuğa verilen nafaka hangi durumlarda kesilir?” sorularının cevabı budur: kural 18 yaş, eğitim hâlinde uzar.
  • Yoksulluk nafakası: Alacaklının yeniden evlenmesi, taraflardan birinin ölümü ya da alacaklının yoksulluktan kurtulması hâlinde kendiliğinden veya mahkeme kararıyla sona erer. Ayrıca alacaklının fiilen evliymiş gibi (evlilik dışı birliktelik) yaşaması da kesilme sebebidir. “Kadına verilen nafaka ne zaman kesilir?” sorusunun yanıtı da bu hâllerdir.

Erkeğin yeniden evlenmesi tek başına nafakayı düşürmez; belirleyici olan alacaklının durumudur. Nafakanın kesilmesi çoğu hâlde kendiliğinden olmaz, ilgili tarafın mahkemeye başvurarak nafakanın kaldırılmasını talep etmesi gerekir.

Ergin (18 Yaşını Doldurmuş) Çocuğa Nafaka Ödenir mi?

Çocuğun ergin olmasıyla iştirak nafakası kural olarak sona erer. Ancak çocuk ergin olmasına rağmen eğitimine devam ediyorsa, durum değişir: Ergin çocuk, kendisi davacı olarak ana veya babasından yardım nafakası (TMK m.364) talep edebilir. Bu nafaka, çocuğun eğitim hayatı makul süre içinde devam ettiği müddetçe ve ebeveynin mali gücü elverdiği ölçüde bağlanır. Yani üniversite okuyan ergin bir çocuk, artık iştirak nafakası değil ama yardım nafakası kapsamında destek isteyebilir.

Nafaka ile Mal Paylaşımı Aynı Şey midir?

Hayır. Nafaka ve mal paylaşımı birbirinden tamamen farklı hukuki taleplerdir ve karıştırılmamalıdır. Nafaka, geçime yönelik düzenli parasal destektir ve tarafların gelir-ihtiyaç dengesine bakar. Mal paylaşımı ise evlilik birliği içinde edinilen malların (edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında) tasfiyesidir ve geçmişe yönelik bir mülkiyet hesaplaşmasıdır. Bir kişi hem nafaka hem de mal paylaşımından doğan katılma alacağını ayrı ayrı talep edebilir; biri diğerinin yerine geçmez.

Tedbir Nafakasına İtiraz Edilebilir mi?

Boşanma davası sırasında hükmedilen tedbir nafakasının miktarına, tarafların ekonomik durumuyla orantısız olduğu gerekçesiyle itiraz edilebilir. Tedbir nafakası ara kararla belirlendiğinden, miktarın değiştirilmesi için mahkemeye başvurularak ekonomik durumun gerçek hâlinin ortaya konması gerekir. Tedbir nafakası dava süresince geçerli olduğundan, itiraz edilmediği takdirde belirlenen miktar üzerinden ödeme yükümlülüğü devam eder.

Kimler Nafaka Alabilir, Kimler Öder?

Nafaka hakkı ve yükümlülüğü cinsiyete değil, somut duruma bağlıdır. Sıkça merak edilen durumlar:

  • Çalışan kadın nafaka alabilir mi? Çalışıyor olmak tek başına engel değildir; kadının geliri kendisini yoksulluktan kurtarmaya yetmiyorsa yoksulluk nafakası talep edebilir. Ancak düzenli ve yeterli geliri varsa yoksulluk nafakasına hükmedilmeyebilir. “Sigortalı çalışan kadın nafaka alabilir mi, çalışan kadına nafaka verilir mi?” sorularının cevabı da aynı ilkeye bağlıdır: ölçü, gelirin yoksulluğu önleyip önlemediğidir.
  • Erkek nafaka alabilir mi, kadın erkeğe nafaka öder mi? Evet. Şartları taşıyan erkek de (yoksulluğa düşme, kusurun daha ağır olmaması) eşinden yoksulluk nafakası talep edebilir; kanun cinsiyet ayrımı yapmaz.
  • Çalışmayan baba çocuğa nafaka öder mi? Evet. İştirak nafakası çocuğun hakkıdır; baba çalışmıyor olsa dahi asgari ücret üzerinden hesaplanarak nafakaya hükmedilebilir.
  • Çocuğu olmayan kadın ne kadar nafaka alır? Çocuğun varlığı yoksulluk nafakasının şartı değildir; çocuk olmasa da yoksulluğa düşen eş nafaka alabilir, miktarı ise ihtiyaç ve karşı tarafın gelirine göre belirlenir.

Nafaka Davası Nasıl Açılır?

Nafaka, boşanma davasıyla birlikte talep edilebileceği gibi, boşanmadan bağımsız ya da boşanma sonrasında ayrı bir nafaka davasıyla da istenebilir. Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Boşanma sonrası açılan yoksulluk nafakası davası, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Nafaka artırım ve azaltım davalarında ise yetkili mahkeme, kural olarak nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir.

Dava dilekçesinde nafakanın türü, talep edilen miktar ve gerekçeler açıkça belirtilmeli; gelir durumunu ve ihtiyaçları gösteren deliller (maaş bordrosu, kira sözleşmesi, fatura ve gider belgeleri) sunulmalıdır. “Babaya nafaka davası açmak için gerekenler nelerdir, nafaka artırım davası vekalet ücreti ne kadardır, nafaka ödemeyen baba nereye şikayet edilir?” gibi sorular sürecin sık sorulan ayrıntılarıdır: nafaka davası için kimlik ve gelir belgeleri yeterlidir; vekâlet ücreti Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenir; nafaka ödemeyen yükümlü ise icra takibi sonrası icra ceza mahkemesine şikâyet edilir. Bazı hâllerde nafaka artırım davası reddi de söz konusu olabilir; bu nedenle talebin gerekçeli ve belgeli olması önemlidir. Sürecin doğru yönetilmesi ve hak kaybı yaşanmaması için bir aile hukuku avukatından destek alınması önerilir. Boşanma sürecinin tamamı için boşanma davası nasıl açılır rehberimizden, profesyonel temsil için boşanma avukatı sayfamızdan yararlanabilirsiniz.

Örnek: Nafaka Artırım Dava Dilekçesi

……………… AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE

DAVACI: [Ad Soyad], [T.C. Kimlik No], [Adres]

DAVALI: [Ad Soyad], [T.C. Kimlik No], [Adres]

KONU: Aylık […] TL olan iştirak/yoksulluk nafakasının, değişen ekonomik koşullar nedeniyle aylık […] TL’ye yükseltilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR:

1- Taraflar [tarih] tarihli ve [esas/karar no] sayılı ilamla boşanmış; davacı lehine aylık […] TL nafakaya hükmedilmiştir.

2- Aradan geçen sürede enflasyon ve yaşam giderleri önemli ölçüde artmış, mevcut nafaka ihtiyaçları karşılamaz hâle gelmiştir.

3- [Çocuğun eğitim kademesinin yükselmesi, sağlık giderleri, kira artışı gibi somut gerekçeler belirtilir ve belgelenir.]

HUKUKİ NEDENLER: TMK m.176, m.331 ve ilgili mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: Boşanma ilamı, gelir-gider belgeleri, fatura ve kira sözleşmesi, tanık beyanı.

SONUÇ VE TALEP: Açıklanan nedenlerle nafakanın aylık […] TL’ye yükseltilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederim. …/…/……

Davacı [veya Vekili]
[Ad Soyad / İmza]

Nafakaya İlişkin Güncel Yargıtay Kararları

Nafaka uygulamasının somut olaylarda nasıl şekillendiğini, Yargıtay’ın güncel kararları en açık biçimde ortaya koyar. Aşağıda yoksulluk nafakası, nafaka artış oranı, kusur değerlendirmesi ve nafaka borcunun icrası konularında verilmiş güncel Yargıtay kararlarından özetler yer almaktadır:

“Dosya kapsamı itibari ile toplanan delillerden anlaşıldığı üzere erkek akıl hastası olup engellidir. Davalı erkek çalışabilecek durumda değildir ve geliri bulunmamaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, kadın yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175 inci maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakası koşulları oluşmamıştır. Davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken, kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — E. 2025/3542, K. 2025/10509, T. 02.12.2025

“ÖZET: Hakim tarafların talepleriyle bağlı olup, talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmedemez (HMK md. 26). Yerleşik Yargıtay içtihatları nafaka alacaklarına ileriki yıllarda üretici fiyat endeksi (ÜFE) oranında artış yapılması yönündedir. Ancak, somut olayda davacı-davalı kadın (ÜFE+TÜFE/2) oranında artış istemiştir. Bu durumda, mahkemece taleple bağlı kalınması gerekirken davacı-davalı kadının talebi aşılarak, davalı-davacı erkek aleyhine olacak şekilde yoksulluk ve iştirak nafakasına ileriki yıllarda yıllık üretici fiyat endeksi (ÜFE) oranında artış uygulanmasına karar verilmesi doğru olmamış ve hüküm bozulmuştur.”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — E. 2025/2982, K. 2025/10211, T. 25.11.2025

“ÖZET: Boşanma yönünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşulu ile geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK, md. 175). Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklanan kusur durumu ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirilerek davacı-davalı kadın yararına 4721 sayılı Kanun’un 175 inci maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakası verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı tespit edildikten sonra yoksulluk nafakası yönünden bir karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde isteğin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — E. 2024/10334, K. 2025/7535, T. 18.09.2025

“ÖZET: Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaatleri dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — E. 2024/6778, K. 2025/6754, T. 01.07.2025

“ÖZET: İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen 01.02.2017 tarihli ilk kararda kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiş, karar davacı-davalı kadın tarafından istinaf edilmemiş, dolayısıyla davalı-davacı erkek lehine bu suretle usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Buna göre yargılama safahatinde kaldırma kararından sonra kesinleşen bu hususta hüküm kurularak kadın yararında yeniden yoksulluk nafakasına hükmedilemeyeceği ve usulü kazanılmış haklar gözetilmeksizin kadın yararına ilgili şekilde yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — E. 2024/9967, K. 2025/6762, T. 01.07.2025

“ÖZET: Somut olayda, bahse konu boşanma davasına ilişkin yargılama esnasında, Mudanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/138 Esas sayılı dosyasından verilen 09.05.2022 tarihli karar ile tedbir nafakasına hükmedildiği, anılan tedbir nafakasına istinaden borçlu sanık hakkında Mudanya İcra Müdürlüğünün dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu sanığa 03.12.2022 tarihinde; icra emrinin borçlu sanık vekiline 25.07.2023 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 2023 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarına ilişkin bahse konu nafaka borcunu ödemediği iddiasıyla müşteki/alacaklı vekili tarafından 28.04.2023 tarihinde şikayette bulunulduğu nazara alındığında, yukarıda belirtilen ilamlarda da değinildiği üzere, sanığın üzerine atılı suçun oluşabilmesi için aylık nafakanın tahsili için icra takibine başlanılması ve icra emrinin de tebliğ edilmesi gerektiği, bu bağlamda borçlu asile yapılan tebligatın, vekiline de tebligat yapılması zorunluluğunu ortadan kaldırmadığı cihetle, anılan icra takibi kapsamında düzenlenen icra emrinin borçlu vekiline 25.07.2023 tarihinde tebliğ edilmeden önce alacaklı müşteki vekilinin 28.04.2023 tarihinde tazyik hapsine konu şikayeti yaptığı ve bu itibarla atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi — E. 2025/4488, K. 2025/5031, T. 01.07.2025

Bu kararlar, nafaka uygulamasında öne çıkan dört temel ilkeyi göstermektedir: (1) yoksulluk nafakasının ancak gerçekten yoksulluğa düşme hâlinde bağlandığı; (2) nafaka artışında mahkemenin tarafın talebiyle bağlı olduğu ve kural olarak ÜFE oranının esas alındığı; (3) kusur değerlendirmesinin nafaka ve tazminat sonucunu doğrudan etkilediği; (4) nafaka borcundan tazyik hapsi doğabilmesi için icra takibinin usulüne uygun yürütülmesi ve icra emrinin geçerli biçimde tebliğ edilmesi gerektiği. Görüldüğü üzere her dosya kendine özgü koşullarıyla değerlendirilmekte olup, profesyonel hukuki destek bu nedenle kritik önem taşır.

Sıkça Sorulan Sorular

Nafaka ne kadar olur?

Nafaka miktarı sabit bir formülle değil hâkimin takdiriyle belirlenir. Uygulamada yükümlünün gelirinin yaklaşık %20-25’i bandında nafakaya hükmedildiği gözlemlense de, bu bir kural değildir; kusur, ihtiyaç, çocuk sayısı ve sosyal-ekonomik durum belirleyicidir.

Süresiz nafaka kalktı mı?

Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026’da TMK 175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Yoksulluk nafakası kalkmadı ancak süreye bağlanacak. Karar, Resmi Gazete’de yayımdan 9 ay sonra yürürlüğe girer; bu sürede mevcut nafakalar devam eder.

Nafaka türleri nelerdir?

Türk Medeni Kanunu’nda dört nafaka türü vardır: tedbir nafakası (dava süresince), iştirak nafakası (çocuk için), yoksulluk nafakası (yoksullaşan eş için) ve yardım nafakası (üstsoy-altsoy ve kardeşler için).

Nafaka ödenmezse ne olur?

Ödenmeyen nafaka için icra takibi başlatılabilir ve yükümlünün maaş/malvarlığına haciz konulabilir. Ayrıca ödemeye rağmen direnen yükümlü, alacaklının şikâyetiyle 3 aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırılabilir.

Çalışan kadın nafaka alabilir mi?

Çalışıyor olmak tek başına engel değildir. Kadının geliri kendisini yoksulluktan kurtarmaya yetmiyorsa yoksulluk nafakası talep edebilir; düzenli ve yeterli geliri varsa nafakaya hükmedilmeyebilir.

İştirak nafakası ne zaman sona erer?

İştirak nafakası kural olarak çocuğun ergin olmasıyla (18 yaş) sona erer. Ancak çocuğun eğitimi devam ediyorsa nafaka, eğitim süresince uzayabilir.

Nafaka artışı nasıl hesaplanır?

Mahkeme kararında belirtilen orana (genellikle TÜİK’in 12 aylık ortalama TÜFE oranı) göre hesaplanır. Formül: Yeni Nafaka = Mevcut Nafaka + (Mevcut Nafaka × Artış Oranı ÷ 100). Karardaki orana göre artış otomatik uygulanır.

Erkek evlenirse nafaka düşer mi?

Belirleyici olan nafaka ödeyenin değil, nafaka alanın durumudur. Nafaka alan tarafın yeniden evlenmesi yoksulluk nafakasını sona erdirir; nafaka ödeyenin evlenmesi ise tek başına nafakayı düşürmez, ancak ekonomik durumundaki değişiklik azaltım davasına konu olabilir.

Nafaka ne demek?

Nafaka, kelime anlamıyla “geçimlik” demektir. Hukuki olarak, ihtiyaç içindeki bir kimseye (eş, çocuk veya yakın hısım) bakmakla yükümlü olan kişi tarafından ödenen parasal destektir. Tedbir, yoksulluk, iştirak ve yardım olmak üzere dört nafaka türü vardır.

Yeni nafaka yasası ne zaman yürürlüğe girecek?

Anayasa Mahkemesi’nin süresiz nafaka iptal kararı, Resmi Gazete’de yayımından 9 ay sonra yürürlüğe girer. Bu sürede TBMM’nin yeni nafaka düzenlemesini çıkarması beklenmektedir. Yeni yasa yürürlüğe girene kadar mevcut nafakalar ve süresiz nafaka talebi geçerliliğini korur.

Çocuğa nafaka ne kadar ödenir?

Çocuğa ödenen iştirak nafakasının miktarı, çocuğun ihtiyaçları (eğitim, sağlık, bakım) ile ebeveynlerin mali gücüne göre hâkim tarafından belirlenir. Sabit bir tutar yoktur; çocuk sayısı arttıkça nafaka da artar, ancak yükümlünün geçimini imkânsız kılacak düzeye çıkamaz.

Nafaka ödememe cezası nedir?

Mahkeme kararıyla bağlanan nafakayı, usulüne uygun icra takibine rağmen ödemeyen yükümlü, alacaklının şikâyeti üzerine 3 aya kadar tazyik hapsiyle cezalandırılabilir. Ödeme yapıldığında hapis kalkar; bu, cezalandırmadan çok ödemeye zorlama amacı taşır.

İlgili Rehberler

Resmi Kaynaklar ve Mevzuat

📞 Nafaka Davanız İçin Profesyonel Destek

Nafaka talebi, artırımı, azaltımı veya tahsili konusunda haklarınızı korumak için deneyimli aile hukuku ekibimizle iletişime geçin.

📱 0554 021 09 95  |  💬 WhatsApp

⚠️ Yasal Uyarı: Bu içerik nafaka hakkında genel bilgilendirme amaçlı olup hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Nafaka miktarı her somut olayda hâkimin takdiriyle belirlenir. Süresiz nafakaya ilişkin AYM kararının gerekçesi ve TBMM’nin yeni düzenlemesi süreç içinde netleşecektir. Kişisel durumunuz için bir aile hukuku avukatından destek almanız önerilir.

author-avatar

About Av. Salih Akbulut

Av. Salih Akbulut, İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (Sicil No: 53074) ve Adalet Bakanlığı sicilinde kayıtlı uzman arabulucudur (Arabuluculuk Sicil No: 11945). 2007'den bu yana Beylikdüzü merkezli AkbulutLegal Hukuk Danışmanlık & Arabuluculuk bürosunda 1000'den fazla dava ve icra dosyasında müvekkil temsili sağlamaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir