Makaleler

Nitelikli Dolandırıcılık Cezası 2026: TCK 158 Madde Detaylı Rehber

Nitelikli dolandırıcılık cezası TCK 158 madde 2026 - akbulutlegal.com

Nitelikli dolandırıcılık cezası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinde 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası olarak düzenlenmiştir. Belirli ağırlaştırıcı bentlerde (kamu kurumu zararına, bilişim sistemleri, banka, sigorta, kamu görevlisi gibi tanıtma) alt sınır 4 yıla çıkmaktadır. Türk Ceza Kanunu’nun 157 ile 159. maddeleri arasında “malvarlığına karşı işlenen suçlar” başlığı altında düzenlenen dolandırıcılık suçu; basit dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık olarak iki temel başlık altında ele alınmaktadır.

Bu kapsamlı rehberde nitelikli dolandırıcılık cezası başta olmak üzere; basit dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçu unsurları, TCK 158 madde kapsamında düzenlenen 12 nitelikli halin tamamı, ceza miktarları, zamanaşımı süreleri, şikayet usulü, etkin pişmanlık hükümleri, uzlaşma rejimi, yetkili ve görevli mahkeme ile güncel Yargıtay kararları detaylı şekilde incelenmektedir.  Av. Salih Akbulut tarafından hazırlanan bu rehber, hem mağdurlar hem de şüpheli/sanık konumundaki kişiler için kritik bilgiler içermektedir.

İçindekiler

📌 Önemli Noktalar!

  • Basit dolandırıcılık (TCK 157): 1 yıldan 5 yıla kadar hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası
  • Nitelikli dolandırıcılık (TCK 158): 3 yıldan 10 yıla kadar hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası
  • Ağırlaştırılmış nitelikli haller (e,f,j,k,l): Alt sınır 4 yıl + menfaatin 2 katından az olmamak üzere para cezası
  • Görevli Mahkeme: Hem basit hem nitelikli dolandırıcılıkta Asliye Ceza Mahkemesi (HSK’nın 25.12.2025 tarihli kararı sonrası)
  • Şikayet: Gerekli değil (kamu davası, resen takip edilir); ancak basit dolandırıcılık uzlaşmaya tabidir.
  • Dava Zamanaşımı: TCK 157 için 8 yıl, TCK 158 için 15 yıl

Dolandırıcılık Suçu Nedir?

Dolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesinde tanımlanmıştır. Madde metnine göre dolandırıcılık; hileli davranışlarla bir kimseyi aldatarak, onun veya başkasının zararına olacak şekilde failin kendisine veya başkasına yarar sağlamasıdır. Suçun temelinde “aldatma” kavramı yer almakta olup, mağdurun iradesinin hileli davranışlarla yanıltılması bu suçu diğer malvarlığı suçlarından ayıran en önemli özelliktir.

Dolandırıcılık suçunun temel hareketi “hileli davranış”tır. Yargıtay içtihatlarında hile kavramı; mağdurun denetleme imkanını ortadan kaldıracak yoğunlukta, kandırıcı ve aldatıcı nitelikteki davranışlar olarak tanımlanmaktadır. Basit yalan beyanlar, mağdurun gerçeği kolayca anlayabileceği davranışlar bu kapsamda değerlendirilmemektedir. Dolayısıyla dolandırıcılık suçu unsurları arasında hilenin yoğunluğu ve etkinliği belirleyici bir kriter olarak öne çıkmaktadır.

Dolandırıcılık Suçunun Unsurları

Dolandırıcılık suçunun oluşması için aşağıdaki unsurların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir:

1️⃣ Hileli Davranış

Failin mağduru aldatıcı, kandırıcı nitelikte yoğun davranışlar sergilemesi gerekir. Basit yalanlar yeterli değildir; mağdurun denetleme imkanını ortadan kaldıracak nitelikte hile bulunmalıdır.

2️⃣ Aldatma Sonucu

Hileli davranışların mağduru fiilen aldatmış olması gerekir. Mağdurun durumu fark etmesi veya kandırılmaması halinde tamamlanmış suç değil, teşebbüs söz konusu olabilir.

3️⃣ Menfaat Temin Etme

Failin kendisine veya bir başkasına ekonomik bir yarar sağlamış olması gerekir. Bu yarar para olabileceği gibi altın, ev, araba, telefon, bilgisayar gibi ekonomik değer taşıyan her şey olabilir.

4️⃣ Mağdurun Zararı

Mağdurun malvarlığında ekonomik bir azalma, yani zarar meydana gelmiş olmalıdır. Zarar ile hileli davranış arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır.

5️⃣ Kast

Failin eylemlerini bilerek ve isteyerek, yarar sağlama amacıyla gerçekleştirmiş olması gerekir. Dolandırıcılık suçu taksirle işlenemez; ancak doğrudan kastla işlenebilir.

Basit Dolandırıcılık Cezası

TCK 157 kapsamındaki basit dolandırıcılık suçunun cezası; 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası olarak öngörülmüştür. Hapis cezasının alt sınırının düşük olması nedeniyle uygulamada bu suç için hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), erteleme ve adli para cezasına çevirme gibi seçenek yaptırımlar mümkün olabilmektedir.

Adli para cezası, hapis cezasından ayrı olarak ek bir yaptırımdır. Hakim, sanığın ekonomik durumunu, suçun ağırlığını ve elde edilen menfaati dikkate alarak 5.000 güne kadar adli para cezasına hükmedebilir. Adli para cezasının gün miktarı belirlendikten sonra her bir günün karşılığı en az 100 TL olmak üzere, sanığın ekonomik durumuna göre belirlenmektedir.

Basit Dolandırıcılık Örnekleri

Uygulamada basit dolandırıcılık suçuna örnek olarak gösterilen başlıca durumlar şunlardır:

  • İnternet siteleri üzerinden sahte ilan yayımlayarak kaparo adı altında para alma
  • İkinci el ürün satışı vaadiyle parayı aldıktan sonra ürünü teslim etmeme
  • Sahte iş ilanlarıyla iş arayanlardan başvuru ücreti talep etme
  • Kiralık ev ilanı vererek depozito tahsil ettikten sonra ortadan kaybolma
  • Sahte loto/şans oyunu kazandığını söyleyerek kişiden para isteme
  • Senet veya alacak takibi gibi alacak tahsili amacıyla işlenen dolandırıcılık

TCK 158: Nitelikli Dolandırıcılık Suçu

Nitelikli dolandırıcılık suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde, dolandırıcılık suçunun ağırlaştırıcı unsurlar içeren özel halleriyle ilgilidir. Nitelikli dolandırıcılık, basit dolandırıcılıktaki temel unsurları (hile, aldatma, menfaat temin etme) içermekle birlikte, ek olarak TCK 158/1 maddesinde sayılan 12 nitelikli halden en az birinin bulunmasını gerektirir.

TCK 158. Madde Tam Metni

Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin güncel ve tam metni aşağıda yer almaktadır. Madde, 03.04.2013 tarihli ve 6456 sayılı Kanun ile, daha sonra 02.12.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun ile önemli değişikliklere uğramıştır:

Madde 158 – Nitelikli Dolandırıcılık

(1) Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle,
işlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Değişik cümle: 03.04.2013 – 6456 S.K/Madde 40) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

Maddede 2016 yılında 6763 sayılı Kanun ile yapılan en önemli değişiklik, (l) bendinin eklenmesi ile birlikte temel cezanın “iki yıldan yedi yıla kadar hapis”ten “üç yıldan on yıla kadar hapis”e çıkarılması olmuştur. Ayrıca 2013 yılında 6456 sayılı Kanun ile (e), (f), (j), (k) ve (l) bentleri için alt sınır 4 yıl olarak belirlenmiş ve adli para cezasının menfaatin iki katından az olamayacağı düzenlenmiştir. Bu değişiklikler, dolandırıcılık suçunun toplumsal güvenlik açısından artan önemini yansıtmaktadır.

Nitelikli Dolandırıcılık Cezası

TCK 158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunun temel cezası 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası olarak öngörülmüştür. Ancak bazı nitelikli hallerde (e, f, j, k ve l bentleri) alt sınır 4 yıla çıkarılmış olup, bu durumlarda adli para cezası elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

Belirtmek gerekir ki; alt sınırı 4 yıl olan ağırlaştırılmış nitelikli hallerde hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) uygulanamamaktadır. Çünkü HAGB için verilen hapis cezasının 2 yıl veya daha az olması gerekmektedir. Bu nedenle bu bentlerden mahkum olan kişiler doğrudan cezaevine girme riskiyle karşı karşıya kalmaktadır.

TCK 158/1 Nitelikli Haller:

Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin birinci fıkrasında, dolandırıcılık suçunun nitelikli halleri 12 bent halinde sayılmıştır. Aşağıda her bir bendin kapsamı ve uygulaması ayrıntılı şekilde açıklanmaktadır.

TCK 158/1-a: Dini İnanç ve Duyguların İstismarı

Dolandırıcılık suçunun dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle işlenmesi halini düzenlemektedir. Bu bent kapsamında değerlendirilen eylemler; mağdurun manevi değerlerine, inançlarına veya dini korkularına hitap ederek aldatma amacı taşımaktadır.

Örnek olaylar: Sahte dini yardım kampanyaları düzenleyerek para toplamak, muska veya büyü yapmak vaadiyle para almak, kendisini hoca, medyum veya din adamı olarak tanıtmak, sahte hac/umre organizasyonları, dini içerikli sahte hayır kurumları aracılığıyla bağış toplama bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Ceza: 3 yıldan 10 yıla kadar hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası.

TCK 158/1-b: Tehlikeli Durum ve Zor Şartlardan Yararlanma

Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanılarak suçun işlenmesi halidir.

Örnek olaylar: Sel, deprem, heyelan gibi doğal afet sonrası mağdurları kandırmak, trafik kazası sonrası yaralı veya yakınlarına yardım vaadiyle dolandırmak, ölümcül hastalık tanısı konmuş hasta veya yakınlarını çare vaadiyle aldatmak, acil ameliyat ihtiyacı bahanesiyle para talep etmek.

Ceza: 3 yıldan 10 yıla kadar hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası.

TCK 158/1-c: Algılama Yeteneğinin Zayıflığından Yararlanma

Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından faydalanılarak suçun işlenmesi halidir. Yaşlılar, çocuklar, akıl hastaları veya geçici sebeplerle algılama yeteneği azalmış kişilerin mağdur edilmesi bu kapsamdadır.

Örnek olaylar: Demans hastası yaşlının imzasını alarak mal varlığına el koyma, akli dengesi yerinde olmayan kişiyi kandırarak tapu devri sağlama, çocukları aldatarak değerli eşyalarını alma.

Ceza: 3 yıldan 10 yıla kadar hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası.

TCK 158/1-d: Kamu Kurum/Kuruluş, Vakıf, Dernek, Siyasi Parti Aracılığı

Suçun kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi halidir.

Örnek olaylar: Sahte vakıf veya dernek adı altında bağış toplama, sahte siyasi parti faaliyeti adı altında para toplama, gerçekte var olmayan kamu projelerini bahane göstererek menfaat temin etme.

Ceza: 3 yıldan 10 yıla kadar hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası.

TCK 158/1-e: Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına

Suçun kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak işlenmesi halidir. Bu bent kapsamındaki suçlarda hapis cezasının alt sınırı 4 yıldır ve adli para cezası menfaatin iki katından az olamaz.

Örnek olaylar: SGK’dan haksız emekli maaşı veya yardım almak için sahte belge düzenlemek, devlet ihalelerinde sahte teklifle hileli kazanım sağlamak, vergi iadesi için sahte fatura kullanmak, KOSGEB, IPARD gibi hibe programlarından sahte belgelerle yararlanmak.

Ceza: En az 4 yıldan 10 yıla kadar hapis + menfaatin iki katından az olmamak üzere adli para cezası.

TCK 158/1-f: Bilişim Sistemleri, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması

Suçun bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi halidir. Bu bent günümüzde en sık uygulanan nitelikli hallerden biridir. Yine bu bentte hapis cezasının alt sınırı 4 yıldır.

Örnek olaylar: Sahte internet sitesi üzerinden alışveriş yaparak parayı tahsil edip ürünü göndermemek, oltalama e-postaları ile banka bilgilerini ele geçirmek, sosyal medya hesabı ele geçirilerek yakınlardan para isteme, sahte mobil bankacılık uygulamaları ile hesap bilgilerini çalmak, kredi kartı bilgilerini ele geçirerek alışveriş yapmak, IBAN yoluyla yapılan dolandırıcılıklar.

Ceza: En az 4 yıldan 10 yıla kadar hapis + menfaatin iki katından az olmamak üzere adli para cezası.

TCK 158/1-g: Basın ve Yayın Araçlarının Sağladığı Kolaylıktan Yararlanma

Suçun basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi halidir.

Örnek olaylar: Televizyon, gazete veya internet üzerinden geniş kitleye yönelik sahte yatırım kampanyaları, sahte ödüllü çekiliş duyuruları, gerçek dışı kampanya ilanları.

Ceza: 3 yıldan 10 yıla kadar hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası.

TCK 158/1-h: Tacir, Şirket Yöneticisi veya Kooperatif Yöneticisi Sıfatıyla

Suçun tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında işlenmesi halidir.

Örnek olaylar: Şirket yöneticisinin karşılıksız çek düzenleyerek mal alması, kooperatif yöneticisinin üyelerden topladığı parayı amacı dışında kullanması, ticari faaliyet kapsamında sahte sözleşmelerle menfaat temin etme.

Ceza: 3 yıldan 10 yıla kadar hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası.

TCK 158/1-i: Serbest Meslek Sahibi Kişilerce Mesleğin Gereği Güveni Kötüye Kullanma

Suçun serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlenmesi halidir.

Örnek olaylar: Avukatın müvekkilin parasını kişisel hesabında tutması, doktorun gereksiz tetkik ve tedavi vaadiyle para tahsil etmesi, mali müşavirin mükellefinin hesabını kötüye kullanması.

Ceza: 3 yıldan 10 yıla kadar hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası.

TCK 158/1-j: Haksız Kredi Açtırma

Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık yapılması halidir. Bu bentte de hapis cezasının alt sınırı 4 yıldır.

Örnek olaylar: Sahte gelir belgesi veya sahte tapu ile bankadan kredi çekmek, gerçek olmayan ipotek belgesiyle kredi kullanmak, sahte kefil göstererek kredi sağlamak.

Ceza: En az 4 yıldan 10 yıla kadar hapis + menfaatin iki katından az olmamak üzere adli para cezası.

TCK 158/1-k: Sigorta Bedelini Almak Maksadıyla

Sigorta bedelini almak amacıyla suçun işlenmesi halidir. Hapis cezasının alt sınırı 4 yıldır.

Örnek olaylar: Aracı kasıtlı olarak yaktırarak veya kaybettiriyormuş gibi göstererek kasko parası almak, sahte trafik kazası düzenleyerek tazminat tahsil etmek, sahte sağlık raporu ile sigortadan ödeme almak.

Ceza: En az 4 yıldan 10 yıla kadar hapis + menfaatin iki katından az olmamak üzere adli para cezası.

TCK 158/1-l: Kamu Görevlisi veya Banka/Sigorta/Kredi Çalışanı Olduğunu Söyleme

Kişinin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık halidir. Yine alt sınır 4 yıldır.

Örnek olaylar: Telefonla arayıp kendisini polis, savcı veya MASAK yetkilisi olarak tanıtarak hesabın boşaltılmasını isteme (telefon dolandırıcılığı), sahte banka çalışanı olarak arayıp kart bilgisi isteme, kendisini sigortacı olarak tanıtıp prim adı altında para tahsil etme.

Ceza: En az 4 yıldan 10 yıla kadar hapis + menfaatin iki katından az olmamak üzere adli para cezası.

TCK 158/2: Kamu Görevlisi Nezdinde Hatırı Sayıldığını Söyleme

TCK’nın 158. maddesinin ikinci fıkrası özel bir nitelikli hal düzenlemektedir. Bu fıkraya göre; failin, kamu görevlileriyle ilişkisi olduğunu, onlar nezdinde hatırı sayıldığını ileri sürerek ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak başkasından menfaat temin etmesi nitelikli dolandırıcılık kabul edilmektedir.

Bu fıkra kapsamındaki suçlar için de önceki fıkrada olduğu gibi 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür.

Dolandırıcılık Cezası ve Ağırlaştırıcı Sebepler

TCK 158/3-1: Suçun Birden Fazla Kişiyle İşlenmesi

TCK’nın 158/3. fıkrasında düzenlenen önemli bir ağırlaştırıcı sebep, suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesidir. Hem TCK 157 (basit dolandırıcılık) hem TCK 158 (nitelikli dolandırıcılık) kapsamındaki suçlarda, suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

TCK 158/3-2: Suç İşlemek İçin Teşkil Edilmiş Bir Örgütün Faaliyeti

Dolandırıcılık suçunun suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ceza bir kat artırılır. Bu, dolandırıcılık suçunun en ağır halini oluşturmaktadır.

Dolandırıcılık Suçunda Etkin Pişmanlık

TCK’nın 168. maddesi, malvarlığına karşı işlenen suçlarda etkin pişmanlık hükümlerini düzenlemektedir. Bu madde dolandırıcılık suçu için de geçerlidir. Etkin pişmanlık, failin işlediği suçtan duyduğu pişmanlığı somut davranışlarla göstermesi ve mağdurun zararını gidermesi durumudur.

Etkin Pişmanlık İndirim Oranları

Aşama İndirim Oranı
Kovuşturma başlamadan önce (soruşturma aşamasında) zararın aynen iade veya tazmin yoluyla giderilmesi 2/3 oranında indirim
Kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce giderilmesi 1/2 oranında indirim
Karar verildikten sonra zararın giderilmesi durumunda ise indirim uygulanmaz İndirim yok

Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için zararın tamamen giderilmesi gerekmektedir. Kısmi ödeme veya zararın bir bölümünün giderilmesi durumunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızasının bulunması gerekmektedir.

Dolandırıcılık Suçunda Şikayet ve Zamanaşımı

Dolandırıcılık Şikayete Tabi Mi?

Türk hukukunda dolandırıcılık suçu (TCK 157 ve TCK 158) şikayete tabi değildir. Bu suç bir kamu davası niteliğindedir ve Cumhuriyet Savcılığı tarafından resen (kendiliğinden) takip edilir. Mağdurun şikayetinden vazgeçmesi durumunda dahi dava düşmez. Mağdurun yapacağı işlem, ihbar yoluyla savcılığı durumdan haberdar etmektir.

Bunun tek istisnası TCK 159’da düzenlenen “alacak tahsili amacıyla işlenen dolandırıcılık” suçudur. Hukuki bir alacağın tahsili amacıyla işlenen dolandırıcılık suçu şikayete tabidir ve mağdurun şikayeti olmaksızın takibat yapılamaz.

Ayrıca basit dolandırıcılık suçunun (TCK 157) bir hısım üzerinde işlenmesi halinde (TCK 167/1) ya da haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşler arasında işlenmesi halinde şahsi cezasızlık sebebi söz konusu olabilmektedir. Bu özel durumlarda fail hakkında ceza verilmez.

Dolandırıcılık Şikayet Süresi

Dolandırıcılık suçu şikayete tabi olmadığı için “şikayet süresi” kavramı bu suç için geçerli değildir. Mağdurun veya zarar görenin, suçu öğrendiği andan itibaren herhangi bir süre sınırı olmaksızın ihbar yoluyla savcılığa başvurmasında bir sakınca yoktur. Önemli olan, dava zamanaşımı süresi dolmadan ihbar yapılmasıdır.

Dolandırıcılık Suçunda Dava Zamanaşımı

Suç Türü Dava Zamanaşımı
TCK 157 – Basit Dolandırıcılık 8 yıl
TCK 158 – Nitelikli Dolandırıcılık (genel) 15 yıl
TCK 158/1 (e,f,j,k,l) – Ağırlaştırılmış nitelikli haller (alt sınır 4 yıl) 15 yıl

Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Zamanaşımı süresi dolduktan sonra fail hakkında ceza davası açılamamaktadır. Süreklilik gösteren veya birden fazla kez işlenen dolandırıcılık fiillerinde, son fiilin işlendiği tarihten itibaren zamanaşımı hesaplanmaktadır.

Dolandırıcılık Suçunda Uzlaşma

Türk hukukunda uzlaşma, bazı suç tipleri için tanınmış olan ve mağdur ile fail arasında anlaşma yoluyla davanın çözüme kavuşturulduğu bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde uzlaşmaya tabi suçlar belirtilmiştir.

Basit Dolandırıcılık Uzlaşmaya Tabidir

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesi uyarınca, basit dolandırıcılık suçu (TCK 157) uzlaşmaya tabidir. Aynı şekilde alacak tahsili amacıyla dolandırıcılık suçu (TCK 159) da uzlaştırma kapsamındadır. Bu suçlarda soruşturma veya kovuşturma aşamasında öncelikle uzlaştırma prosedürü uygulanmaktadır.

Basit dolandırıcılık suçunda taraflar uzlaşırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir veya devam eden kovuşturmada düşme kararı verilir. Uzlaşma sağlanamazsa yargılama devam eder. Uzlaşmanın gerçekleşebilmesi için şüphelinin mağdurun zararını tazmin veya iade etmek istemesi ve tarafların bu konuda anlaşmaya varması gerekmektedir.

Nitelikli Dolandırıcılık Uzlaşmaya Tabi Değildir

Nitelikli dolandırıcılık suçu (TCK 158) uzlaşmaya tabi değildir. Bu suç tipinde fail ile mağdur arasında yapılan anlaşmalar sadece TCK 168 kapsamındaki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma açısından önem taşır; davanın düşmesini sağlamaz. Nitelikli dolandırıcılık suçunda savcılık re’sen soruşturma yürütür ve şikayetten vazgeçilse dahi dava düşmez.

Dolandırıcılıkta Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli Mahkeme

Suç Türü Görevli Mahkeme
Basit Dolandırıcılık (TCK 157) Asliye Ceza Mahkemesi
Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158) Asliye Ceza Mahkemesi (25.12.2025’ten itibaren)

⚖️ Önemli Mevzuat Değişikliği

7571 sayılı Kanun ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi’nin 25.12.2025 tarihli ve 2275 sayılı Kararı ile nitelikli dolandırıcılık suçu (TCK 158) Ağır Ceza Mahkemesi’nin görev alanından çıkarılarak Asliye Ceza Mahkemesi’ne devredilmiştir. Söz konusu karar 27.12.2025 tarihli ve 33120 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Bu değişiklikle birlikte daha önce ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilmiş ağır ceza mahkemeleri uygulaması da sona ermiştir. 25.12.2025 tarihi itibarıyla soruşturma aşamasındaki dosyalar dahil tüm yeni dolandırıcılık davaları asliye ceza mahkemelerinde görülmeye başlamıştır. Ancak kovuşturma aşaması başlamış ya da istinaf/temyiz incelemesi devam eden dosyalar bu değişiklikten etkilenmeyecek olup mevcut mahkemelerinde görülmeye devam edecektir.

Bu değişiklik öncesinde, nitelikli dolandırıcılık suçunun üst sınırı 10 yıl olduğundan 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri Kuruluş Kanunu gereğince ağır ceza mahkemesinin görev alanına giriyordu. 7571 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme sonrası bu kural değişmiş olup, hem basit hem de nitelikli dolandırıcılık suçları artık asliye ceza mahkemelerinde yargılanmaktadır.

Yetkili Mahkeme

Dolandırıcılık suçunda yetkili mahkeme, suçun işlendiği yer mahkemesidir (CMK m.12). Yargıtay içtihatlarında, dolandırıcılık suçunun “haksız menfaatin fiilen temin edildiği yer”de işlenmiş sayılacağı kabul edilmektedir. Yani; paranın çekildiği veya hesaba aktarıldığı yer, ürünün teslim edildiği yer mahkemesi yetkilidir. Bilişim sistemleriyle işlenen dolandırıcılıkta ise mağdurun bulunduğu yer mahkemesi de yetkili olabilmektedir.

Yargıtay Kararları Işığında Dolandırıcılık Suçu

Aşağıda dolandırıcılık suçu uygulamasına yön veren önemli Yargıtay kararlarından örnekler sunulmaktadır:

📚 Karar 1: (TCK 158/1-j)

Künye: Yargıtay CGK, 2022/17 E., 2022/665 K.

Karar: Hileli davranışın kredinin alınmasından sonra gerçekleştirilmesi hâlinde dolandırıcılık suçu oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun oluşması için hileli davranışın menfaat elde etmeye yönelik olması ve bu davranışların sonunda çıkar sağlanması gerekir. Kredi alınıp çıkarın sağlanmasından sonra, geri ödenmemesi üzerine sahte çek, senet, teminat belgesi verilmesi hâlinde bu belgeler, kredi alınmasına yani çıkar sağlanmasına yönelik olmayıp önceden doğan borcun ödenmesi için verildiğinden dolandırıcılık suçu oluşmaz, yalnızca sahtecilik suçu oluşur.

📚 Karar 2:  (TCK 158/1-l)

Künye: Yargıtay 11 C.D., 2025/2139 E., 2025/6520 K.

Karar: İncelenen dosya içeriğine göre; suç tarihinde katılanın kullanmakta olduğu cep telefonunu arayan ve kendisini Avukat N… ismiyle tanıtan kimliği belirsiz kişinin, \”Tüketici Hakem Heyetinde Avukat\” olarak görev yaptığını söylediği katılandan, hileli hareketlerle sanığın banka hesabına farklı zamanlarda toplam 3.400,00 TL para yatırmasını sağlamak suretiyle iştirak halinde haksız menfaat temin ettiklerinin iddia ve kabul olunduğu olayda; katılana yönelik hileli hareketlerin gerçekleştirildiği esnada arayan kişinin, bir kamu kurumu olan \”tüketici hakem heyetinden\” aradığını belirtmesinin yanı sıra kendisini ayrıca \”avukat\” olarak da tanıtmasının katılan nezdinde sanığın bu kurumda görevli kabul edilmesine engel oluşturmayacağı ve katılanın bu hususu denetleme olanağı bulunmadığı, bununla birlikte 5237 sayılı Kanun’un 158/1-l maddesinde yer alan suçun seçimlik hareketlerinden biri olan \”veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi\” şeklindeki maddi unsurun da somut olayda gerçekleştiği, bu nedenle sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158/1-l maddesi kapsamında uzlaşmaya tabi olmayan bir suç olarak düzenlenen \”kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık\” suçunu oluşturduğuna yönelik Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ihbarnamede belirtilen kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Dolandırıcılık Mağduru Ne Yapmalı?

Dolandırıcılık mağduru olduğunu düşünen kişilerin yapması gereken adımlar şu şekildedir:

1. Acil Önlemler

  • Banka işlemleri: Hesaplarınızdan para aktarımı yapıldıysa hemen bankanızı arayarak işlemleri durdurmaya çalışın. Hızlı hareket edilmesi halinde EFT/havale işlemlerinin durdurulması mümkün olabilmektedir.
  • Kart bilgilerini değiştirin: Kart bilgileri ele geçirildiyse kartı bloke ettirin ve yeni kart talep edin.
  • Şifreleri değiştirin: Tüm dijital hesap şifrelerinizi (e-posta, sosyal medya, bankacılık) değiştirin.

2. Delil Toplama

  • Failin telefon numarası, IBAN bilgisi, sosyal medya hesap bilgileri kaydedilmelidir.
  • Yapılan görüşme kayıtları, mesaj ekran görüntüleri, e-postalar saklanmalıdır.
  • Banka dekontları, havale/EFT bilgileri muhafaza edilmelidir.
  • Tanıkların ifadeleri varsa kayıt altına alınmalıdır.

3. Yetkili Mercilere Başvuru

  • Cumhuriyet Başsavcılığı: Bulunduğunuz yer Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe ile şikayette bulunabilirsiniz.
  • Karakol/Polis Merkezi: En yakın polis merkezine başvurarak tutanak tutturabilirsiniz.
  • BTK: Sahte siteler için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na erişim engeli talebinde bulunulabilir.

Dolandırıcılık Suçu Şikayet Dilekçesi Örneği

Aşağıda dolandırıcılık suçu için savcılığa sunulabilecek örnek bir şikayet dilekçesi şablonu yer almaktadır:

[Tarih]

[İLGİLİ YER] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

ŞİKAYETÇİ: [Ad-Soyad], [TC Kimlik No]
Adres: [Tam adres]
Telefon: [Telefon numarası]

ŞÜPHELİ: [Bilinen ad/soyad/varsa kimlik bilgileri/telefon numarası/IBAN no]

SUÇ: Dolandırıcılık (TCK m.157 / TCK m.158/1-[ilgili bent])

SUÇ TARİHİ: [Olayın gerçekleştiği tarih]

KONU: Şüpheli/şüpheliler hakkında dolandırıcılık suçundan dolayı gerekli soruşturmanın başlatılması ve cezalandırılmaları talebimi içermektedir.

AÇIKLAMALAR:

1- Şüpheli işyerinde tanıştım. Şüpheli, bana turizm şirketine sahip olduğunu ve yurtdışına çalışmak için gitmek isteyenlere vize aldıklarını, konu ile ilgili olanların kendisine başvurabileceğini söylemiştir.

2- O tarihlerde  işlerimin kötü gitmesi nedeniyle maddi sıkıntı yaşamakta, aileden baskı görmekteydim. Bu nedenle,  …/…/… tarihinde şüpheliyi aradım (EK-1) ve …’ya gitmek için şüpheliye …TL. ödeme yaptım. Bunun üzerine bankada bulunan paramı çekerek  …TL.’yi uçak biletlerini alması ve vize işlemlerini halletmek üzere ../../… tarihinde şüphelinin banka hesabına yatırdım. (EK-3).

3- Şüpheli, gerekli işlemleri tamamladıktan sonra bana …/…/… tarihinde …’ya gideceğimi söylemiştir. Ancak…/…/… tarihinde saat … sularında arkadaşımın işyerinde şüpheli ile buluşmak üzere gittiğimde polislerle karşılaştım. (EK-4). Görevli polislerden şüphelinin uzun zamandır aranan bir dolandırıcı olduğunu öğrendim.

4-Açıklanan nedenlerle şahsımı dolandıran ilgili şahsın cezalandırılması için gerekli soruşturmanın yapılarak hakkında kamu davası açılmasını talep etme zorunluluğum doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER: 5237 sayılı TCK m.157, 158 ve ilgili sair mevzuat

DELİLLER:Banka dekontu/havale belgesi

WhatsApp/SMS yazışmaları

Sosyal medya ekran görüntüleri

Telefon görüşme dökümleri

Tanık beyanları

Sair her türlü delil

SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıkladığım nedenlerle şüpheli/şüpheliler hakkında dolandırıcılık suçundan gerekli soruşturmanın başlatılarak haklarında kamu davası açılmasını arz ve talep ederim.

Şikayetçi

[İmza]

[Ad-Soyad]

⚠️ Önemli: Yukarıdaki dilekçe örneği genel nitelikte olup, somut olayınızın özelliklerine göre uyarlanması gerekmektedir. Etkin sonuç için bir ceza avukatından destek alınması önerilmektedir.

Dolandırıcılık Suçunun Benzer Suçlardan Farkı

Uygulamada dolandırıcılık suçu, malvarlığına karşı işlenen diğer bazı suçlarla karıştırılabilmektedir. Suçun doğru nitelendirilmesi hem yargılama sürecini hem de ceza miktarını doğrudan etkilemektedir. Aşağıda dolandırıcılık ile sıklıkla karıştırılan suçlar arasındaki temel farklar açıklanmaktadır.

Dolandırıcılık ile Güveni Kötüye Kullanma Farkı (TCK 155)

TCK 155’te düzenlenen güveni kötüye kullanma suçu ile dolandırıcılık arasındaki temel fark, malın el değiştirme şeklidir. Güveni kötüye kullanma suçunda fail, başlangıçta hukuka uygun bir biçimde mağdurun zilyetliğine geçen malı sonradan amacı dışında kullanmaktadır. Dolandırıcılık suçunda ise mağdurun iradesi, daha en başında hileli davranışlarla aldatılmaktadır. Yani; dolandırıcılıkta hile başta vardır, güveni kötüye kullanmada ise mal hukuka uygun şekilde teslim edildikten sonra suç oluşur.

Dolandırıcılık ile Hırsızlık Farkı (TCK 141, 142)

Hırsızlık suçunda fail, mağdurun rızası olmaksızın malını alır. Dolandırıcılıkta ise fail, hileli davranışlarla mağdurun iradesini yanıltarak malı rızasıyla teslim aldırır. Hırsızlıkta mağdurun rıza beyanı yoktur; dolandırıcılıkta ise mağdurun rıza beyanı vardır, ancak bu rıza hileli davranışlarla sakatlanmıştır.

Dolandırıcılık ile Sahtecilik Farkı (TCK 204 vd.)

Sahtecilik suçları, belge veya kayıtların gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi veya değiştirilmesi ile oluşur. Dolandırıcılık suçunda ise hileli davranışlar belirleyicidir. Bazı durumlarda sahte belge düzenlenmesi dolandırıcılık suçunun bir aracı olarak kullanılabilmektedir. Bu gibi durumlarda fikri içtima kuralları uygulanarak failin tek bir suçtan değil, en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılması söz konusudur.

Dolandırıcılık ile Yağma Farkı (TCK 148, 149)

Yağma (gasp) suçunda fail, mağduru cebir veya tehditle malını teslime zorlar. Bu suç, mağdurun rızasının cebir ve tehditle sakatlandığı bir suçtur. Dolandırıcılıkta ise cebir veya tehdit unsuru yoktur; mağdurun rızası hileli davranışlarla yanıltılmıştır. Yani dolandırıcılıkta mağdur “kandırılır”, yağmada ise “zorlanır”. Detaylı bilgi için gasp (yağma) suçu sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Dolandırıcılık Suçunda Hapis Cezasının İnfazı

Nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkum olan kişiler açısından hapis cezasının infazı önemli bir konudur. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun çerçevesinde dolandırıcılık cezalarının infazına ilişkin temel ilkeler şunlardır:

  • Denetimli serbestlik: Cezanın koşullu salıverilme tarihine 1 yıl veya daha az kalan hükümlüler denetimli serbestlik tedbirinden yararlanabilirler. Ancak bu süre, mevzuatta zaman zaman değişiklik göstermektedir.
  • HAGB: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, 2 yıl veya altındaki hapis cezalarında uygulanabilir. Bu nedenle alt sınırı 4 yıl olan TCK 158/1-e, f, j, k, l bentleri için HAGB uygulanamamaktadır.
  • Erteleme: 2 yıl veya altındaki hapis cezalarında, sanığın daha önce kasten işlediği suçtan ötürü 3 aydan fazla hapis cezası almamış olması koşuluyla erteleme mümkün olabilir.

Bilişim Sistemleri ile İşlenen Dolandırıcılık (Online Dolandırıcılık)

Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılık TCK 158/1-f kapsamında değerlendirilmekte olup, alt sınırı 4 yıldır. Günümüzde en yaygın dolandırıcılık türlerinden biri olan online dolandırıcılık biçimleri şunlardır:

Yaygın Online Dolandırıcılık Türleri

🎣 Oltalama (Phishing)

Banka veya resmi kurum gibi gözüken sahte e-postalar/SMS ile kullanıcı bilgilerinin ele geçirilmesi.

📱 Sahte SMS/Çağrı

Banka, kargo, e-ticaret sitesi gibi tanıtılan kaynaklardan gelen sahte mesaj/aramalar.

🛒 Sahte E-Ticaret

Düşük fiyat vaadiyle ürün satışı yapan sahte web siteleri.

💼 Sahte İş İlanları

Sahte iş teklifi ile kişisel bilgi veya başvuru ücreti tahsil etme.

💱 Kripto Dolandırıcılığı

Sahte yatırım vaatleri ile kripto para üzerinden yapılan dolandırıcılıklar.

📲 Sosyal Medya Devralma

Hesap ele geçirilerek tanıdıklardan para isteme.

Siber dolandırıcılık şüphesiyle karşılaşan vatandaşların USOM (Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi), KOM (Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele) ve Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’na başvurmaları mümkündür. Ayrıca 155 Polis İmdat veya 112 Acil Çağrı numaraları üzerinden de bildirim yapılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Dolandırıcılık suçu şikayete tabi midir?

Hayır. Dolandırıcılık suçu kamu davası niteliğinde olup şikayete tabi değildir. Cumhuriyet Savcılığı tarafından resen takip edilir. Mağdur ihbar yoluyla başvurabilir. Şikayetten vazgeçilse dahi dava düşmez.

Dolandırıcılık suçu zamanaşımı süresi ne kadardır?

TCK 157 (basit dolandırıcılık) için dava zamanaşımı 8 yıldır. TCK 158 (nitelikli dolandırıcılık) için bu süre 15 yıldır. Zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Nitelikli dolandırıcılık cezası ne kadardır?

TCK 158 uyarınca nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasıdır. Ancak (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde alt sınır 4 yıldır ve adli para cezası menfaatin iki katından az olamaz.

Nitelikli dolandırıcılık suçu kaç yıl?

Nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası 3 ila 10 yıl arasında değişir. Belirli ağırlaştırıcı bentlerde (kamu kurumu zararına, bilişim sistemleri, banka, sigorta, kamu görevlisi gibi tanıtma) alt sınır 4 yıl olup üst sınır 10 yıldır.

Dolandırıcılık suçunun unsurları nelerdir?

Dolandırıcılık suçunun unsurları; hileli davranış, aldatmanın gerçekleşmesi, menfaat temin etme, mağdurun zararı ve kast unsurlarıdır. Bu beş unsurun birlikte gerçekleşmesi suçun oluşumu için zorunludur.

Dolandırıcılık uzlaşmaya tabi midir?

Basit dolandırıcılık (TCK 157) uzlaşmaya tabidir. Aynı şekilde alacak tahsili amacıyla dolandırıcılık (TCK 159) da uzlaştırma kapsamındadır. Nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) ise uzlaşmaya tabi değildir; bu suçta sadece etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir.

Dolandırıcılık etkin pişmanlık nasıl uygulanır?

Mağdurun zararının kovuşturma başlamadan önce tamamen giderilmesi halinde verilecek cezada 2/3 oranında indirim yapılır. Kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce zararın giderilmesi halinde 1/2 oranında indirim uygulanır. Kısmi giderimde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızası aranır.

Dolandırıcılık şikayet süresi var mıdır?

Dolandırıcılık suçu şikayete tabi olmadığı için şikayet süresi kavramı uygulanmaz. Mağdurun ihbar yoluyla savcılığa başvurmasında zaman sınırlaması yoktur; ancak dava zamanaşımı süresi (8 veya 15 yıl) içinde başvuru yapılması gereklidir.

Nitelikli dolandırıcılıkta hangi mahkeme görevlidir?

HSK’nın 25.12.2025 tarihli kararı ile birlikte hem basit dolandırıcılık (TCK 157) hem de nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) suçlarında görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir. Daha önce nitelikli dolandırıcılık Ağır Ceza Mahkemesi görevindeyken 7571 sayılı Kanun değişikliği ile bu suçlar Asliye Ceza Mahkemesi’ne devredilmiştir.

Dolandırıcılık yetkili savcılık neresidir?

Suçun işlendiği yer Cumhuriyet Başsavcılığı yetkilidir. Dolandırıcılıkta “haksız menfaatin fiilen temin edildiği yer” suçun işlendiği yer kabul edilir. Bilişim sistemleriyle işlenen dolandırıcılıkta mağdurun bulunduğu yer de yetkili olabilir.

Basit dolandırıcılık cezası ne kadar?

Basit dolandırıcılık suçunun cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasıdır. Ceza alt sınırı düşük olduğundan HAGB, erteleme veya para cezasına çevrilme imkanı vardır.

Bilişim sistemleriyle dolandırıcılık cezası nedir?

Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılık TCK 158/1-f kapsamında değerlendirilir. Alt sınırı 4 yıl, üst sınırı 10 yıl hapis cezası ve menfaatin iki katından az olmamak üzere adli para cezasıdır.

Siber dolandırıcılık nereye şikayet edilir?

Siber dolandırıcılık için en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına, polis merkezine veya Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’na başvuru yapılabilir. Ayrıca BTK’ya erişim engeli başvurusu, USOM’a ihbar yapılabilir.

Dolandırıcılık suçunda zararın giderilmesi cezayı kaldırır mı?

Zararın giderilmesi cezayı tamamen kaldırmaz, ancak etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde indirime yol açar. Soruşturma aşamasında zararın aynen iadesi halinde 2/3, kovuşturma aşamasında hüküm öncesi giderilmesi halinde 1/2 oranında indirim uygulanır.

Dolandırıcılık para cezasına çevrilir mi?

Basit dolandırıcılıkta (TCK 157) verilen hapis cezası belirli koşullarda adli para cezasına çevrilebilir. Ancak nitelikli dolandırıcılıkta (TCK 158), özellikle alt sınırı 4 yıl olan bentlerde, hapis cezasının para cezasına çevrilmesi kural olarak mümkün değildir.

Dolandırıldım, ne yapmalıyım?

Önce bankanızla iletişime geçerek para transferini durdurmaya çalışın. Tüm delilleri (mesajlar, IBAN, dekontlar) saklayın. En yakın polis merkezi veya Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi verin. Bir ceza avukatından profesyonel destek almanız sürecin sağlıklı yürütülmesi için önemlidir.

3 veya daha fazla kişiyle dolandırıcılık yapılması halinde ceza artar mı?

Evet. TCK 158/2 uyarınca dolandırıcılık suçunun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Suç örgütü kapsamında dolandırıcılık cezası nedir?

Dolandırıcılık suçunun bir suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ceza bir kat artırılır. Ayrıca TCK 220 (suç işlemek amacıyla örgüt kurma) suçundan da ayrı yargılama yapılır.

Dolandırıcılık suçunda tutuklama olur mu?

Nitelikli dolandırıcılık suçu (TCK 158), CMK 100/3’te sayılan katalog suçlardan biridir. Bu nedenle nitelikli dolandırıcılıkta kuvvetli suç şüphesi varlığı halinde tutuklama nedeni resen var sayılır ve hakim doğrudan tutuklama kararı verebilir.


Dolandırıcılık Davalarında Profesyonel Hukuki Destek

Dolandırıcılık suçu, hem mağdur hem de şüpheli/sanık konumundaki kişiler için kritik sonuçlar doğurabilen ciddi bir ceza hukuku alanıdır. Suçun nitelikli hallerinde uzun süreli hapis cezaları ve ağır maddi yaptırımlar söz konusu olabilmektedir. Bu nedenle sürecin profesyonel hukuki destek ile yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.

Av. Salih Akbulut (İstanbul Barosu Sicil No: 53074), 2007 yılından bu yana ceza hukuku alanında faaliyet göstermektedir. Beylikdüzü merkezli ofisimiz tüm İstanbul geneline hizmet vermektedir.

Büromuzun dolandırıcılık suçu süreçlerinde sunduğu hizmetler:

  • Soruşturma aşamasında ifade ve sorgu süreçlerinde müdafilik
  • Cumhuriyet Savcılığına şikayet dilekçesi hazırlanması
  • Mağdur vekili olarak dava süreçlerinde temsil
  • Şüpheli/sanık müdafii olarak savunma stratejisi geliştirme
  • Ağır ceza ve asliye ceza mahkemelerinde dava takibi
  • İstinaf ve Yargıtay aşamasında temyiz başvuruları
  • Etkin pişmanlık ve uzlaşma süreçlerinin yönetimi
  • Bilişim sistemleriyle işlenen dolandırıcılık davalarında uzman temsil

📞 Ücretsiz Ön Görüşme

📱 Telefon: 0554 021 09 95

📧 E-posta: info@akbulutlegal.com

💬 WhatsApp: Hemen Mesaj At

📍 Beylikdüzü / İstanbul


İlgili Rehberler ve Hizmet Sayfaları

Resmi Kaynaklar ve Mevzuat


⚠️ Yasal Uyarı: Bu rehber, dolandırıcılık suçu ve cezası hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki yorum veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Yazıda yer alan bilgiler 2026 yılı yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, ilgili mevzuat ve Yargıtay içtihatlarına göre hazırlanmıştır. Ceza hukuku mevzuatı ve içtihatlar zaman içinde değişiklik gösterebilmekte olup, her somut olayın kendine özgü koşulları bulunmaktadır. Bu nedenle dolandırıcılık suçuyla ilgili kişisel durumunuzu değerlendirmek ve hukuki strateji belirlemek için mutlaka uzman bir ceza avukatından profesyonel destek alınması önerilmektedir.

Yazar: Av. Salih Akbulut | İstanbul Barosu Sicil No: 53074 | Arabuluculuk Sicil: 11945
Yayın Tarihi: Haziran 2026 | Son Güncelleme: Haziran 2026

author-avatar

About Av. Salih Akbulut

Av. Salih Akbulut, İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (Sicil No: 53074) ve Adalet Bakanlığı sicilinde kayıtlı uzman arabulucudur (Arabuluculuk Sicil No: 11945). 2007'den bu yana Beylikdüzü merkezli AkbulutLegal Hukuk Danışmanlık & Arabuluculuk bürosunda 1000'den fazla dava ve icra dosyasında müvekkil temsili sağlamaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir