İş Kazası: Tazminat Hakları, Hesaplama ve Dava Süreci (2026)

İş kazası, çalışma hayatının en ağır sonuçlar doğuran olayıdır; bir anda hem sağlığınızı hem gelirinizi hem de ailenizin geleceğini etkiler. Kanun bu tabloyu öngörmüş ve kaza geçiren işçiye güçlü haklar tanımıştır: SGK’dan bağlanan ödenek ve gelirler, işverenden istenebilecek maddi ve manevi tazminat, ağır maluliyette bakıcı gideri ve ölümlü kazalarda ailenin destekten yoksun kalma tazminatı. Bu makalemiz, kaza geçiren işçinin ihtiyaç duyduğu tüm bilgilere erişmesi amacıyla hazırlanmıştır: hangi olaylar iş kazası sayılır, kazadan sonraki günlerde ne yapmalısınız, tazminat neye göre hesaplanır, dava nasıl ve hangi sürede açılır.
Geçirdiğiniz Olay İş Kazası Sayılıyor mu?
Tazminat haklarının kapısı bu sorunun cevabıyla açılır. “İş kazası nedir” sorusunun kanuni karşılığı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesinde yer alır; madde, iş kazasını tek bir tanım cümlesiyle değil sayma yöntemiyle belirler. Olayın aşağıdaki hâllerden birinde gerçekleşmesi ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getirmesi yeterlidir. Ayrıca 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olayı iş kazası olarak tanımlar. İki tanım birlikte okunduğunda kapsam geniştir ve tereddütlü olaylar çoğunlukla işçi lehine yorumlanır.
Kanunda Sayılan Beş Hâl
- İşyerinde bulunduğu sırada: Olayın işle ilgili olması şart değildir; işyeri sınırları içinde gerçekleşen kazalar kural olarak iş kazasıdır.
- İşin yürütümü nedeniyle işyeri dışında: Görevle şantiyeye, müşteriye veya sahaya gönderilen işçinin geçirdiği kazalar bu kapsamdadır.
- Görevli olarak başka yere gönderilme: Asıl iş yapılmasa dahi geçen sürelerde yaşanan olaylar iş kazası sayılır.
- Emziren kadın işçinin süt izni saatlerinde: Çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda gerçekleşen kazalar kapsamdadır.
- İşverence sağlanan taşıtla işe gidiş geliş: Servis aracında yaşanan kazalar iş kazasıdır.
Sınır Vakalar: Kalp Krizi, Servis, Mola, Evden Çalışma
Uygulamadaki uyuşmazlıkların önemli bölümü sınırdaki olaylardan doğar. Yerleşik Yargıtay içtihadı, işyerinde mesai sırasında geçirilen kalp krizini iş kazası sayar; olayın işin yürütümünden kaynaklanması aranmaz, işyerinde gerçekleşmesi yeterlidir. Mola sırasında yemekhanede, bahçede veya dinlenme alanında yaşanan olaylar da işyerinde bulunma hâli kapsamında değerlendirilir. Buna karşılık işçinin kendi aracıyla veya toplu taşımayla işe gelirken geçirdiği trafik kazası, işverence taşıt sağlanmadığından kural olarak iş kazası sayılmaz. Uzaktan çalışmada ise evde, işin yürütümü sırasında ve işle bağlantılı gerçekleşen olaylar iş kazası olarak kabul görmektedir; bağlantının ispatı somut olaya göre değerlendirilir.
SGK’nın olayı iş kazası saymaması yolun sonu değildir. Kurum kararına karşı dava açılarak olayın iş kazası olduğunun tespiti istenebilir; bu tespit davası, tazminat sürecinin ön basamağıdır.
Kazadan Sonraki İlk Günler: Adım Adım Yol Haritası
İlk günlerde atılan adımlar, aylar sonra görülecek davanın delil altyapısını oluşturur. Sıralama şöyle işler:
- Sağlık müdahalesini önceliklendirin ve kayıt bırakın. Hastane kayıtlarına olayın “iş kazası” olduğunu mutlaka söyleyin; adli vaka kaydı ve ilk tanı belgeleri sonraki her aşamanın temelidir.
- Olay yerini belgeleyin. Mümkünse fotoğraf ve video alın; makine, iskele, ekipman ve koruyucu donanım durumunu görüntüleyin. Kamera kaydı varsa silinmeden yazılı olarak istenmesini sağlayın.
- Tanıkları belirleyin. Kazayı gören çalışma arkadaşlarınızın ad ve iletişim bilgilerini not edin.
- Tutanağı dikkatle okuyun. Aşağıda ayrıntısıyla açıklandığı üzere, aleyhinize ifade içeren tutanağı sorgulamadan imzalamayın.
- Bildirimin yapıldığını teyit edin. İşveren kazayı SGK’ya bildirmek zorundadır; bildirilmediyse kendiniz de bildirebilirsiniz.
- Belgeleri toplayın. İş sözleşmesi, bordrolar, mesai kayıtları ve varsa iş güvenliği eğitim tutanakları dosyanızın parçası olacaktır.
Tutanak ve Kayıtlar: İmzalamadan Önce Dikkat Edilmeli
Kaza sonrasında işyerinde bir tutanak düzenlenir ve çoğu zaman işçiden veya tanıklardan imza istenir. Bu belge, ileride kusur incelemesinde bilirkişinin önüne gelecek ilk kayıtlardandır. İçeriğinde “işçi talimatlara aykırı davrandı”, “koruyucu ekipman verildiği hâlde kullanmadı” gibi ifadeler varsa ve bunlar gerçeği yansıtmıyorsa, imzalamadan önce itirazınızı yazılı olarak eklettirin ya da imzadan kaçının. Baskı altında atılan imza, sonradan tanıkla ve diğer delillerle çürütülebilir; ancak hiç doğmamış bir ihtilaf, çürütülmesi gerekenden her zaman iyidir.
Tutanağın hiç tutulmaması da işçi aleyhine sonuç doğurmaz; kaza, hastane kayıtları, tanık beyanları, kamera görüntüleri ve SGK müfettiş incelemesiyle ispatlanabilir. Tutanağın nasıl düzenleneceği işverenin yükümlülüğüdür ve ayrıntıları işveren rehberimizde yer alır.
İşveren Kazayı SGK’ya Bildirmezse Ne Yapabilirsiniz?
İşveren, iş kazasını kazadan sonraki üç iş günü içinde SGK’ya bildirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün ihmali işçinin hakkını ortadan kaldırmaz: işçi veya yakınları, kazayı doğrudan Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne dilekçeyle ya da ALO 170 hattı üzerinden bildirebilir. Bildirim üzerine Kurum inceleme başlatır, gerekirse müfettiş görevlendirir ve olayın iş kazası olup olmadığına ilişkin karar verir. İşverenin bildirim yükümlülükleri, süreleri ve bildirmeme hâlinde uygulanan idari para cezaları iş kazası bildirimi rehberimizde ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.
SGK Süreci: Soruşturma, Ödenek ve Gelir
Kaza bildirimiyle birlikte iki kollu bir süreç başlar. Birinci kol Kurum incelemesidir: SGK, olayın iş kazası niteliğini, kusur durumunu ve maluliyet oranını araştırır. İkinci kol parasal haklardır ve tazminat davasından bağımsız işler:
- Geçici iş göremezlik ödeneği (rapor parası): İstirahatli geçen her gün için ödenir. Yatarak tedavide günlük kazancın yarısı, ayakta tedavide üçte ikisi tutarındadır. İş kazasında bu ödenek için prim günü şartı aranmaz; ilk günden itibaren hak edilir.
- Sürekli iş göremezlik geliri: Meslekte kazanma gücü kaybı yüzde on ve üzerinde belirlenirse bağlanır; oran yükseldikçe gelir artar.
- Ölümlü kazada hak sahiplerine gelir: Eş, çocuklar ve şartları varsa anne babaya ölüm geliri bağlanır; cenaze ödeneği ödenir.
| SGK Hakkı | Koşulu | Kapsamı |
|---|---|---|
| Geçici iş göremezlik ödeneği | İstirahat raporu yeterlidir; prim günü şartı aranmaz. | Yatarak tedavide günlük kazancın yarısı, ayakta tedavide üçte ikisi ödenir. |
| Sürekli iş göremezlik geliri | Meslekte kazanma gücü kaybının yüzde on ve üzerinde olması gerekir. | Kayıp oranına göre aylık gelir bağlanır; tam bağımlılıkta oran yükselir. |
| Hak sahiplerine ölüm geliri | İşçinin iş kazası sonucu vefat etmesi halinde ödenir. | Eş, çocuklar ve şartları varsa anne babaya gelir bağlanır. |
| Cenaze ödeneği | Ölümlü kazalarda hak sahiplerine ödenir. | Her yıl belirlenen maktu tutar üzerinden tek seferde ödenir. |
| Evlenme ödeneği | Gelir bağlanan kız çocuğunun evlenmesi hâlinde ödenir. | Bağlanan gelirin iki yıllık tutarı tek seferde ödenir. |
SGK’nın bağladığı gelirler tazminat davasında bütünüyle görmezden gelinmez; aşağıda hesaplama bölümünde açıklandığı üzere, yalnızca Kurumun işverene rücu edebildiği bölüm tazminattan düşülür. Rapor parasının işleyişine ilişkin sık sorulan bir nokta da şudur: istirahatli günlerde işveren ücret ödemek zorunda değildir, ödemeyi SGK yapar; işyeri uygulaması veya toplu iş sözleşmesiyle aradaki farkın işverence tamamlanması mümkündür.
İş Kazası Tazminat Türleri
İşverene karşı ileri sürülebilecek talepler, zararın niteliğine göre dört ana kalemde toplanır. Bu kalemler birbirini dışlamaz; aynı davada birlikte istenir.
Maddi Tazminat
Türk Borçlar Kanunu m.54 uyarınca bedensel zarara uğrayan işçi şunları talep edebilir: tedavi giderleri, iyileşme sürecinde yoksun kalınan kazanç, çalışma gücünün kalıcı biçimde azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar. Hesabın merkezinde, işçinin kaza olmasaydı aktif çalışma hayatı boyunca elde edeceği gelir bulunur; bu nedenle gerçek ücretin ispatı belirleyicidir. Bordro asgari ücretten gösterilip fiilen daha yüksek ödeme yapılıyorsa, emsal ücret araştırması ve tanık beyanlarıyla gerçek ücret ortaya konur.
Manevi Tazminat
Bedensel bütünlüğü zedelenen işçi, yaşadığı acı, elem ve yaşam sevincindeki kayıp için manevi tazminat isteyebilir. Ağır bedensel zararlarda ve ölüm hâlinde, işçinin yakınları da kendi manevi zararları için talepte bulunabilir. Tutar; olayın ağırlığına, maluliyet derecesine, tarafların kusur durumuna ve ekonomik koşullara göre hâkim tarafından takdir edilir. Yargıtay uygulamasında manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmadığı, buna karşılık sembolik kalmaması ve caydırıcılık işlevini görmesi gerektiği kabul edilir; güncel kararlarda hükmedilen tutarlar yıllar içinde belirgin biçimde yükselmiştir.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı (Ölümlü Kazalar)
İşçinin vefatı hâlinde, onun desteğinden yoksun kalan eş, çocuklar, anne ve baba destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir. Bu tazminat mirasçılık sıfatından bağımsızdır; ölçüt, vefat edenin sağlığında fiilen destek olup olmadığıdır. Nişanlı dahi, desteği ispat etmek koşuluyla talep hakkına sahip olabilir. Cenaze giderleri ile ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ve çalışılamayan dönem kayıpları da ayrıca istenir.
Hesap, vefat edenin gelirinin hak sahipleri arasında pay edilmesi esasına dayanır: eş ve her bir çocuk için ayrı destek payı belirlenir, çocukların yaşlarına göre destek süreleri hesaplanır ve eş yönünden evlenme ihtimali değerlendirmesi yapılır. Ölümlü iş kazaları, dosya değeri en yüksek ve teknik hesabı en karmaşık kategoridir; SGK ölüm gelirlerinin mahsubu ve payların dağılımı uzmanlık gerektirir.
Bakıcı Gideri Tazminatı
Ağır maluliyetle sonuçlanan kazalarda işçi, günlük yaşamını başkasının yardımı olmadan sürdüremez hâle gelebilir. Yemek, temizlik, giyinme ve kişisel bakım gibi ihtiyaçların üçüncü kişi eliyle karşılanması zorunluluğu, bakıcı gideri tazminatının konusudur. Profesyonel bir bakıcı tutulmamış, bakım aile bireylerince üstlenilmiş olsa dahi bu tazminat istenebilir; aile üyesinin emeği karşılıksız sayılmaz.
Uygulamada uzun süre tartışılan nokta, aile bireylerinin baktığı dosyalarda hesaplanan bakıcı giderinden “aile içi bakım dayanışması” gerekçesiyle yüzde otuza varan hakkaniyet indirimi yapılmasıydı;
Büromuzca yürütülen bir iş kazası dosyasında bu uygulama istinaf denetimine taşınmış ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi, E. 2023/649, K. 2024/742 sayılı kararıyla bakıcı giderinden yapılan yüzde otuz oranındaki hakkaniyet indirimini kaldırarak tazminatın tamamına hükmetmiştir. Daire; Türk Borçlar Kanunu m.55’in “hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamaz veya azaltılamaz” yönündeki emredici hükmüne, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun E. 2018/927, K. 2021/531 sayılı içtihadına ve Anayasa Mahkemesi’nin mülkiyet hakkına ilişkin değerlendirmesine dayanmış; ahlaki ödev niteliğindeki aile içi bakım dayanışmasının zarar sorumlusu lehine yorumlanamayacağını açıkça ifade etmiştir. Hukuk büromuzun itirazları sonucu alınmış bu karar, ağır maluliyetli dosyalarda bakıcı giderinin eksiksiz tahsili bakımından emsal niteliği taşımaktadır.
Bu kalemin hesabı, ispatı ve emsal kararın tam gerekçesi için bakıcı gideri tazminatı sayfamıza bakabilirsiniz.
İş Kazası Tazminatı Neye Göre Hesaplanır?
“Şu kadar maaş alana şu kadar tazminat” biçiminde hazır bir tablo yoktur; hesap, her dosyada aktüerya bilirkişisi tarafından kişiye özgü yapılır. Bununla birlikte hesabın mantığı bellidir ve beş etken sonucu belirler.
Hesabı Belirleyen Beş Etken
- Maluliyet oranı: Meslekte kazanma gücü kaybını yüzde olarak ifade eder; tazminatın çarpanıdır. Oran yükseldikçe tazminat katlanarak artar.
- Kusur dağılımı: İşverenin, varsa üçüncü kişilerin ve işçinin kusur payları bilirkişi raporuyla belirlenir; işçiye düşen kusur oranı tazminattan indirilir.
- Gerçek ücret: Hesap, bordrodaki değil ispatlanan fiili ücret üzerinden yapılır.
- Yaş ve aktif çalışma süresi: Kalan çalışma yılları ve pasif dönem, güncel yaşam tablosu (TRH 2010) esas alınarak hesaba katılır.
- SGK mahsubu: Kurumca bağlanan gelirin yalnızca işverene rücu edilebilen bölümünün peşin sermaye değeri tazminattan düşülür; rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri Türk Borçlar Kanunu m.55 uyarınca indirilemez.
7589 sayılı Kanunla Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen fıkra uyarınca, bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faizin başlangıcı da kurala bağlanmıştır: kazancın bilindiği döneme ilişkin kısım için faiz olay tarihinden, bilinemediği döneme ilişkin kısım için karar tarihinden işler. Ayrıca tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla ödenen bedel, ödeme tarihine göre oransal olarak mahsup edilir. Bu kural 31 Temmuz 2026’dan sonra meydana gelen olaylara uygulanır; daha önceki kazalarda eski uygulama devam eder. Ayrıntı için 12. Yargı Paketi rehberimize bakabilirsiniz.
Örnek Üzerinden Hesap Mantığı
Sık sorulan “30.000 TL maaş alan işçi ne kadar tazminat alır” sorusunun yanıtı şu şekildedir: aynı ücretle çalışan iki işçi, farklı maluliyet ve kusur oranlarıyla birbirinden kat kat farklı tazminatlar alabilir. Yüzde yüz malul kalan ve kusursuz bulunan bir işçinin dosyasında yalnızca iş göremezlik ve bakıcı gideri kalemleri milyonlarca lirayı bulabilirken; yüzde on maluliyetli ve yarı kusurlu bir dosyada sonuç bunun küçük bir kesri olur. Kaba internet hesaplayıcılarına değil, dosyanızın somut verilerine güvenin. Hesabın işleyişini adım adım görmek için iş kazası tazminat hesaplama sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Büromuz, tazminat davalarının merkezinde yer alan aktüeryal hesaplama konusunda bilirkişilik eğitimi almış ve bu alanda sertifikalandırılmıştır. Bu yetkinlik sayesinde müvekkillerimize daha dava açılmadan önce, dosyanın maluliyet oranı, kusur dağılımı, gerçek ücret ve SGK mahsubu verileri ışığında beklenen tazminat tutarına ilişkin gerçekçi bir ön değerlendirme sunabiliyoruz. Böylece dava, tahmine değil hesaba dayalı bir stratejiyle yürütülür; talep edilecek tutar ve ıslahla artırılacak miktar en baştan öngörülebilir hâle gelir.
Kusur Oranı: İşçiye Kusur Verilirse Ne Olur?
Kusur, iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetince belirlenir. İşverenin yükümlülüğü geniştir: 6331 sayılı Kanun uyarınca her türlü önlemi almak, eğitim vermek, koruyucu donanım sağlamak ve denetlemek zorundadır. Uygulamada “işçi baretini takmamıştı” savunması tek başına işvereni kurtarmaz; donanımın verildiğinin, eğitimin belgelendiğinin ve kullanımın fiilen denetlendiğinin ispatı işverene aittir.
İşçiye kusur verilmesi davayı düşürmez; yalnızca tazminatı o oranda azaltır. Örneğin tam kusurun dörtte biri işçide görülürse, hesaplanan zararın dörtte üçü hüküm altına alınır. Kusur raporuna karşı taraflar itiraz edebilir; itiraz üzerine yeni heyet raporu alınması mümkündür. Raporlar arasında çelişki, dosyaların uzamasının başlıca sebebidir ve itirazın teknik gerekçelerle yazılması sonucu doğrudan etkiler.
Maluliyet Oranı ve Rapora İtiraz
Maluliyet, SGK Sağlık Kurulunca ilgili yönetmelik cetvellerine göre belirlenir. Orana hem işçi hem Kurum hem işveren itiraz edebilir; itiraz Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunda incelenir. Yargılama aşamasında mahkeme, gerekli görürse Adli Tıp Kurumundan da rapor alır. Birkaç puanlık fark dahi tazminatta büyük tutarlara karşılık geldiğinden, düşük belirlenen orana itiraz çoğu dosyada zorunlu bir adımdır. Maluliyetin zaman içinde artması hâlinde, artan oran üzerinden yeni talep hakkı doğar; zamanaşımı bu artışın öğrenildiği tarihten işler.
Tazminatı Kimden İsteyeceksiniz? İşveren, Taşeron ve Diğer Sorumlular
Sorumluluğun muhatabı her dosyada tek değildir. Asıl işveren ile alt işveren (taşeron) ilişkisinin bulunduğu işyerlerinde ikisi de işçiye karşı birlikte sorumludur; işçi tazminatın tamamını dilediğinden isteyebilir. Kazaya üçüncü bir kişinin aracı veya makinesi yol açmışsa o kişi ve sigortacısı da sorumlular arasına girer. Şantiyelerde sık görülen “biz taşeronuz, asıl firmaya gidin” savunması hukuken geçersizdir. Doğru hasım seçimi, hem tahsil kabiliyeti hem yargılama süresi bakımından dava stratejisinin ilk adımıdır.
İş Kazası Tazminat Davası: Süreç, Mahkeme ve Süreler
Dava, iş mahkemesinde görülür; iş mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar. Zarar dava açılırken tam bilinemediğinden bu davalar kısmi dava olarak açılır. 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla belirsiz alacak davası (HMK m.107) yürürlükten kaldırılmış, yerine kısmi davada talep artırımı imkânı getirilmiştir: dilekçede simgesel bir tutar gösterilir, bilirkişi hesap raporu geldikten sonra talep bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sona ermeden gerçek değere yükseltilir. Zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinde kesilmiş sayılır. Kanun yürürlüğe girmeden önce açılmış davalarda eski usul uygulanmaya devam eder. Değişikliğin ayrıntısı için 12. Yargı Paketi rehberimize bakabilirsiniz. Dosyanın tipik akışı şöyle ilerler:
| Aşama | Bu aşamada ne olur? |
|---|---|
| 1. Dava ve deliller | Dilekçe verilir; hastane kayıtları, tutanaklar, tanık listesi ve ücret belgeleri sunulur. |
| 2. Belge celbi | SGK soruşturma dosyası, işyeri İSG kayıtları ve varsa ceza dosyası mahkemece getirtilir. |
| 3. Kusur incelemesi | İş güvenliği bilirkişi heyeti kusur oranlarını raporlar; taraflar itiraz edebilir. |
| 4. Maluliyetin kesinleşmesi | SGK oranına itiraz varsa Yüksek Sağlık Kurulu ve gerekirse Adli Tıp raporu alınır. |
| 5. Aktüerya hesabı | Hesap bilirkişisi, tüm veriler ışığında tazminat tutarını raporlar; talep artırılır. |
| 6. Hüküm ve kanun yolu | Karar verilir; taraflar istinaf ve koşulları varsa temyiz yoluna başvurabilir. |
Arabuluculuk Zorunlu mu?
Hayır. İnternette aksi yönde yaygın ve hatalı bilgi bulunsa da kanun hükmü açıktır: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/3 uyarınca “iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları” zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır. Kıdem ve ihbar tazminatı gibi işçilik alacaklarında arabuluculuk dava şartıyken, iş kazası tazminatında doğrudan dava açılır. Taraflar dilerse ihtiyari arabuluculukta anlaşabilir; ancak bu bir zorunluluk değil seçenektir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Dava; davalının yerleşim yeri, kazanın veya zararın meydana geldiği yer ya da zarar gören işçinin yerleşim yeri iş mahkemesinde açılabilir. İşçiye kendi yerleşim yerinde dava imkânı tanınması, tedavi sürecindeki işçi için önemli bir kolaylıktır.
Dava Ne Kadar Sürer?
Süre; kusur ve maluliyet aşamalarının seyrine, rapor itirazlarına ve mahkemenin iş yüküne bağlıdır. İlk derece yargılaması uygulamada çoğunlukla bir buçuk ile üç yıl arasında tamamlanır; istinaf aşaması eklendiğinde toplam süre uzar. Maluliyet oranının erken kesinleştirilmesi ve delillerin eksiksiz sunulması, takvimi kısaltan başlıca etkenlerdir.
İş Kazası Zamanaşımı: Ne Kadar Süreniz Var?
İşverene karşı açılacak maddi ve manevi tazminat davaları, kaza tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir (Türk Borçlar Kanunu m.146). Kaza aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza kanunundaki dava zamanaşımı daha uzunsa, tazminat davasında bu uzun süre uygulanır; ölümlü ve çok mağdurlu kazalarda bu ihtimal sık gündeme gelir. Maluliyetin sonradan artması hâlinde süre, artışın öğrenilmesinden itibaren yeniden işler. On yıl uzun görünse de tanıkların dağılması ve belgelerin kaybolması nedeniyle bekleme aleyhinize işler; hak kaybı yaşamamak için süreci erken başlatmak gerekir.
Uzuv Kaybı ve Ağır Yaralanma: Parmak Kopması, El ve Göz Yaralanmaları
Pres, testere ve döner aksamlı makinelerde yaşanan parmak kopması vakaları, iş kazası uygulamasının en sık dosya tiplerindendir. Kopan parmağın hangisi olduğu, eklem seviyesi ve el fonksiyonuna etkisi maluliyet cetvellerinde ayrı ayrı oranlanır; birden fazla parmak kaybında oranlar Balthazard formülüyle birleştirilir. Göz yaralanmaları, el ve kol kayıpları ile omurga travmalarında da aynı sistem işler: önce tıbbi oran, sonra bu oranın meslekle ilişkisi değerlendirilir. Aynı yüzde onluk kayıp, ince motor beceri gerektiren bir meslekte kaba güce dayalı bir mesleğe göre daha ağır sonuç doğurabilir. Bu dosyalarda koruyucusuz makine, arızalı sensör ve eğitim eksikliği tespitleri işveren kusurunu belirginleştirir; erken toplanan fotoğraf ve bakım kayıtları davanın kaderini değiştirir.
Özel Durumlar
Sigortasızken Kaza Geçirdim: Haklarım Yandı mı?
Hayır. Sigortasız çalıştırılmak işçinin değil işverenin hukuka aykırılığıdır ve kaza hâlinde işçiyi korumasız bırakmaz. SGK, fiili çalışması tespit edilen sigortasız işçiye de iş kazası yardımlarını sağlar; yaptığı tüm ödemeleri kusurlu işverenden rücu yoluyla tahsil eder. İşçinin işverene karşı tazminat hakları da eksiksiz devam eder. Bu durumda süreç, hizmet tespitiyle birlikte yürütülür; ayrıntılar için sigortasız işçi çalıştırma rehberimize bakabilirsiniz.
Dava Açarsam İşten Çıkarılır mıyım?
Bu endişe yaygındır ancak hukuk işçinin yanındadır. Tazminat hakkını kullanmak, geçerli bir fesih sebebi değildir. Dava açtığı için işten çıkarılan işçi; işe iade davası, iş güvencesi tazminatı ve koşullarına göre kötü niyet tazminatı taleplerini gündeme getirebilir. Ayrıca iş kazası nedeniyle raporlu geçirilen süreler, kanunda öngörülen bildirim sürelerini aşmadıkça işverene fesih hakkı vermez.
Meslek Hastalığı ile İş Kazası Farkı
İş kazası ani bir olayla, meslek hastalığı ise işin niteliğine bağlı olarak zaman içinde ortaya çıkar; silikozis, mesleki işitme kaybı ve kas iskelet hastalıkları bu kapsamdadır. Tazminat hakları büyük ölçüde paralel işlese de tespit usulü, yükümlülük süresi ve ispat yöntemi farklıdır. Konunun ayrıntısı meslek hastalığı rehberimizde ele alınmaktadır.
İş Kazası Avukatı Ne Yapar? Sürecin Vekille Yürütülmesi
İş kazası dosyaları; sosyal güvenlik, iş güvenliği tekniği ve aktüerya hesabının kesiştiği, birden çok uzmanlık isteyen dosyalardır. Avukatın katkısı dilekçe yazmakla sınırlı değildir: delillerin kaybolmadan toplanması, tutanak ve ifade aşamasında hak kaybının önlenmesi, kusur ve maluliyet raporlarına teknik itirazların kurgulanması, gerçek ücretin ispatı, doğru hasımların seçilmesi ve hesap raporunun denetlenmesi sürecin sonucunu doğrudan belirler. Yukarıda paylaşılan bakıcı gideri emsal kararı, rapor ve içtihat düzeyindeki mücadelenin tazminat tutarına etkisinin somut örneğidir. Büromuz, iş kazası ve tazminat dosyalarını işçi tarafında üstlenmekte; İstanbul merkezli olarak yurt genelinde vekillik hizmeti sunmaktadır. Fabrikalaşmanın en yoğun olduğu Esenyurt ve çevresindeki dosyalarınız için [Esenyurt iş kazası avukatı] sayfamızı da inceleyebilirsiniz. İş hukuku alanındaki diğer uyuşmazlıklarınız için İstanbul iş hukuku avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Özet ve Değerlendirme
İş kazası geçiren işçinin hakları, çoğu kişinin bildiğinden geniştir: SGK ödenekleri ve gelirleri bir yanda, işverenden istenecek maddi ve manevi tazminat diğer yanda birlikte işler. Tazminatın tutarını maaş değil; maluliyet oranı, kusur dağılımı, gerçek ücret ve yaş belirler — bu yüzden iş kazası tazminat hesaplama her dosyada kişiye özgü yapılır. Ağır maluliyette bakıcı gideri, ölümlü kazalarda destekten yoksun kalma tazminatı tabloya eklenir; büromuzun elde ettiği istinaf kararı, bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılamayacağını emsal düzeyinde ortaya koymuştur. Dava için arabuluculuk şartı yoktur, süre kaza tarihinden itibaren on yıldır ve dosya işçinin kendi yerleşim yerinde açılabilir. Kaza sonrası ilk günlerde delilleri toplamak ve süreci erken başlatmak, yıllar sonra alınacak hükmün büyüklüğünü belirler.
Sıkça Sorulan Sorular
İş Kazası Dosyanız İçin Değerlendirme
Kusur ve maluliyet raporlarına yapılacak itirazlar ile delillerin ilk günlerde toplanması, hükmedilecek tazminatın büyüklüğünü doğrudan belirler. Bakıcı gideri emsal kararımızda olduğu gibi, dosyanızı içtihat düzeyinde savunuyoruz. Av. Salih Akbulut — İstanbul Barosu Sicil No: 53074.
Yasal Uyarı: Bu içerik iş kazası ve tazminat hakları hakkında genel bilgilendirme amaçlı olup hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İçerik 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (m.13, m.18, m.21), 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (m.49 vd., m.51-56, m.146), 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu (m.3, m.6) ile Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları esas alınarak hazırlanmıştır. Mevzuat metinlerine mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz. Her dosya kendine özgü koşullara göre değerlendirilmelidir.

