Makaleler

İcra İtiraz Dilekçesi Örneği 2026

icra itiraz dilekçesi örneği - akbulutlegal.com Av. Salih Akbulut

Son güncelleme: Mayıs 2026 — Av. Salih Akbulut tarafından hazırlanmıştır.

Hakkında icra takibi başlatılan borçluların en sık karşılaştığı soru: “Bu borç bana ait değil, ne yapmalıyım?” Bu rehber, icra takibine itirazın ne zaman, nasıl ve hangi gerekçelerle yapılacağını adım adım açıklamaktadır. Borca, imzaya ve yetkiye yönelik üç ayrı dilekçe örneği de bu sayfada yer almaktadır. Ancak öncelikle vurgulanması gereken kritik nokta şudur: itiraz için yalnızca 7 gün süre bulunmaktadır.

İcra hukukunda en sık aratılan ifadeler arasında “icra itiraz dilekçesi nasıl yazılır”, “icra itiraz dilekçe örneği”, “ilamsız icra itiraz dilekçesi”, “icra itiraz dilekçesi örneği” ve “borca icra itiraz dilekçesi örneği” yer almaktadır. Bu aramaların tamamının hedeflediği nokta aynıdır: hukuki olarak geçerli, eksiksiz hazırlanmış bir itiraz dilekçesi. Aşağıdaki şablonlar — borca, imzaya ve yetkiye karşı — bu ihtiyacın tamamını karşılayacak şekilde düzenlenmiştir.

İtiraz süresi İcra ve İflas Kanunu’nun 62. maddesi‘nde düzenlenmiş olup hak düşürücü niteliktedir. 7 günlük süre geçirildiğinde, itirazın esası ne kadar haklı olursa olsun, olağan itiraz hakkı tamamen sona erer. Sürenin son günü resmi tatile veya hafta sonuna denk geldiğinde bir sonraki iş gününe uzar; bunun dışında esneklik bulunmamaktadır.

Uygulamada en sık karşılaşılan hata, borçlunun 7 günlük süreyi karar verme aşamasında geçirmesi ve süre dolduktan sonra avukata başvurmasıdır. Bu aşamada olağan itiraz yolu kapanmış olur. Bu rehberin amacı, hak kaybına yol açan bu hatayı önlemektir.


İçindekiler

1. İcra Takibine İtiraz Nedir, Nasıl Çalışır?

İcra takibine itiraz, alacaklının başlattığı icra takibinde borçlu tarafından öne sürülen iddialara karşı yapılan resmi savunma işlemidir. Borçluya tebliğ edilen ödeme emrinde yer alan borcun tamamına veya bir kısmına yönelik olarak itiraz edildiğinde icra takibi durur ve haciz işlemleri başlatılamaz hâle gelir.

İtiraz hakkının tanınmasının temel nedeni, ilamsız icra takiplerinde alacaklının elinde mahkemeden alınmış bir karar (ilam) bulunmamasıdır. Alacaklı, herhangi bir yargı kararına dayanmaksızın yalnızca alacak iddiasıyla takip başlatabilmektedir. Bu nedenle borçluya kendisini savunma imkânı tanınmıştır.

1.1. İlamsız İcra Takibi Nedir, Nasıl Yapılır?

İlamsız icra takibi, mahkemeden alınmış bir karar bulunmaksızın doğrudan icra dairesine başvurularak başlatılan takip türüdür. Senet, fatura, sözleşme gibi adi yazılı belgelere veya yalnızca alacak iddiasına dayanılarak başlatılabilir. Adi belgeli alacaklar, kira alacakları ve faturalardan kaynaklanan borçlar bu yolla takibe konu edilmektedir.

İlamsız icra takibi nasıl başlatılır” ve “ilamsız icra takibi nasıl yapılır” sorularının cevabı şu süreci içermektedir: Alacaklı icra dairesine takip talebi sunar, dairede dosya açılır, borçluya ödeme emri tebliğ edilir; 7 gün içinde itiraz edilmemesi halinde takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir. Sürecin tüm aşamalarına ilişkin detaylı bilgi için İcra Borcu Ödeme ve Sorgulama Rehberi sayfası incelenebilir.

İtiraz prosedürüne ilişkin temel hususlar:

  • İtiraz harca tabi değildir. Dilekçenin icra dairesine sunulması herhangi bir ücret gerektirmemektedir.
  • Gerekçe gösterilmesi zorunlu değildir. “Borca itiraz ediyorum” beyanı dahi yeterlidir; ancak gerekçeli itiraz, ileride açılacak davalarda lehine sonuç doğurur.
  • İtiraz şekli serbesttir. Yazılı dilekçe, UYAP üzerinden elektronik gönderim veya icra müdürüne sözlü beyan (tutanağa geçirilmek suretiyle) yöntemlerinden biri tercih edilebilir.
  • İtiraz, icra takibini durdurur. Bu sayede alacaklının doğrudan haciz işlemine geçmesi engellenmiş olur.

Önemli bir hususun altı çizilmelidir: İtiraz, borcu hukuken sona erdirmez. Yalnızca takibi durdurarak süreç içerisinde durumun değerlendirilmesine imkân tanır. Alacaklı, itirazın iptali davası veya itirazın kaldırılması yoluyla takibi tekrar devam ettirebilir. Ancak bu süreçler haftalar ya da aylar sürmekte olup bu zaman zarfında borçlu, savunmasını hazırlama ve dosyaya hâkim olma imkânı elde eder.


2. 7 Günlük Süre — Hesaplama ve Kaçırma Riski

İİK m.62’nin lafzı şu şekildedir: “İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.” Düzenleme açık ve emredici niteliktedir.

2.1. Sürenin Hesaplanması

Süre hesaplamasında en sık karşılaşılan hataların önlenmesi için aşağıdaki kuralların dikkatle uygulanması gerekmektedir:

  • Tebliğ günü süreye dahil değildir. Tebligatın 1 Mayıs’ta yapılması halinde süre 2 Mayıs’tan itibaren işlemeye başlar.
  • Hafta sonu günleri süreye dahildir. Cumartesi ve pazar günleri de süre içerisinde sayılır.
  • Resmi tatil günleri süreye dahildir. Sürenin işlemesi resmi tatil nedeniyle durmaz.
  • Yalnızca son günün tatile denk gelmesi halinde süre bir sonraki iş gününe uzar (İİK m.19).

Örnek hesaplama: 1 Mayıs Pazartesi günü tebligat alınmışsa süre 2 Mayıs Salı’dan başlar ve 8 Mayıs Pazartesi günü saat 24:00’te sona erer. İtiraz dilekçesinin en geç 8 Mayıs günü sunulması gerekmektedir.

2.2. Sürenin Takibi

Tebligatın alındığı andan itibaren itiraz son tarihinin takvime işlenmesi, ayrıca son tarihten iki gün önce hatırlatma kurulması önerilmektedir. Bu basit önlem, büyük maddi kayıplara yol açabilecek süre kaçırma riskini ortadan kaldırır.

2.3. Sürenin Kaçırılmasının Sonuçları

7 günlük sürenin kaçırılması halinde olağan itiraz yolu kapanır. Ancak bazı sınırlı imkânlar hâlâ mevcut olabilir:

  • Gecikmiş itiraz (İİK m.65) — Kusursuz engelin varlığı halinde başvuru mümkündür (Bölüm 9).
  • Menfi tespit davası — Borçlu olunmadığının mahkemece tespiti için açılan ayrı bir davadır (Bölüm 10).
  • İstirdat davası — Ödenen tutarın geri istenmesi için başvurulan yoldur.

Bu alternatif yolların her biri daha maliyetli, daha uzun süreli ve daha zorlu süreçleri kapsamaktadır. 7 günlük sürenin korunması, hem maddi hem süre açısından en avantajlı seçenektir.


3. İtiraz Türleri ve Seçim Kriterleri

İcra hukukunda itiraz tek bir tür değildir. Somut duruma göre farklı itiraz yolları öngörülmüş olup, yanlış itiraz türünün seçilmesi savunmanın etkinliğini olumsuz etkiler. Temel itiraz kategorileri aşağıda açıklanmıştır.

3.1. Borca İtiraz

En yaygın ve en geniş kapsamlı itiraz türüdür. “Talep edilen şekilde bir borç bulunmamaktadır” beyanını içerir ve aşağıdaki alt türleri kapsar:

  • Borcun tamamına itiraz: Borcun varlığının tamamen reddedilmesi.
  • Borcun kısmına itiraz: Borcun bir kısmının kabulü, kalan kısmın reddi (örneğin 10.000 TL borç varken 50.000 TL talep edilmesi).
  • Faiz oranına itiraz: Uygulanan faiz türünün veya oranının yanlış olması (tüketici borçlarına ticari faiz uygulanması gibi).
  • Zamanaşımı itirazı: Borcun zamanaşımı süresinin dolmuş olması.

3.2. İmzaya İtiraz

Takibe dayanak gösterilen senet veya belge üzerindeki imzanın borçluya ait olmadığı iddiasıdır. Bu itiraz türünde özel bir prosedür işletilir: bilirkişi incelemesi yapılır, gerekirse adli tıp raporu alınır.

İmzaya itiraz beyanının kesin ve net olması gerekmektedir. “İmza bana ait değildir” şeklinde açık bir beyan zorunludur; “hatırlamıyorum” veya “olabilir” gibi belirsiz ifadelerin kullanımından kaçınılmalıdır.

3.3. Yetki İtirazı

İcra takibinin yetkili icra dairesinde açılmamış olması halinde başvurulan itirazdır. Genel kural, borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinin yetkili olmasıdır.

Uygulamadan bir örnek: İstanbul Anadolu yakasında ikamet eden bir borçluya karşı Bakırköy İcra Müdürlüğü’nde takip açılması halinde yetki itirazı sonuç verir ve dosya yetkili daireye gönderilir.

3.4. İtiraz Türü Seçim Kılavuzu

Borçlunun Durumu Uygun İtiraz Türü
Borç tamamen yabancı, hiçbir ilişki yok Borca tamamen itiraz
Borç var ancak tutar şişirilmiş Borca kısmen itiraz
Senet üzerindeki imza borçluya ait değil İmzaya itiraz
İcra dairesinin yetkisi tartışmalı Yetki itirazı
Faiz oranı veya türü hatalı uygulanmış Faiz oranına itiraz
Borç zamanaşımı süresine girmiş Zamanaşımı itirazı
Borç daha önce ödenmiş İfa itirazı (ödeme belgeleri ile)

Birden fazla itiraz türünün aynı dilekçede ileri sürülmesi mümkündür. Örneğin yetki itirazı ile borca itiraz tek bir dilekçede birlikte sunulabilir.


4. İcra İtiraz Dilekçesi Nasıl Yazılır? (Borca İtiraz Örneği)

İcra itiraz dilekçesi nasıl yazılır sorusunun cevabı standart bir yapıya dayanmaktadır. Geçerli bir dilekçede şu unsurların eksiksiz yer alması gerekmektedir: icra dairesinin adı, dosya numarası, borçlu ve alacaklı bilgileri, itirazın türü, açıklamalar, hukuki dayanak ve sonuç talebi.

Aşağıda yer alan dilekçe uygulamada en sık kullanılan tiptir. İlamsız icra takibine itiraz dilekçesi, ilamsız icra itiraz dilekçesi, icra dosyasına itiraz dilekçesi örneği, icra dosyası itiraz dilekçesi, icra borcuna itiraz dilekçesi, icra borca itiraz dilekçesi, icra takibi itiraz dilekçesi, icra itiraz dilekçe örneği ve borca icra itiraz dilekçesi örneği gibi farklı isimlerle aranan belge aslında aynı yapıdaki dilekçeyi ifade etmektedir. Aşağıdaki örnek, köşeli parantez içindeki alanların borçluya ait bilgilerle doldurulması suretiyle kullanılabilir. Şablon, borcun tamamına itiraz senaryosuna göre düzenlenmiştir.

… İCRA MÜDÜRLÜĞÜ’NE
[İlçe / İstanbul]

DOSYA NO: 2026/… E.

İTİRAZ EDEN BORÇLU
Ad Soyad: [Adınız Soyadınız]
T.C. Kimlik No: [11 haneli numara]
Adres: [Açık adresiniz]
Telefon: [Telefon numaranız]

ALACAKLI
[Alacaklının adı soyadı / şirket adı]
Vekili: [Varsa avukatının adı]

KONU: Tebliğ alınan ödeme emrine ve takip konusu borca yönelik itirazlarımın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR:

1) Tarafıma [Tebliğ tarihi: GG.AA.2026] tarihinde yukarıda numarası belirtilen icra dosyası kapsamında ödeme emri tebliğ edilmiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 62. maddesi uyarınca yasal yedi günlük süresi içerisinde işbu itiraz dilekçemi sunmaktayım.

2) Alacaklı tarafından hakkımda [Takip tutarı: ….. TL] alacak iddiasıyla başlatılan icra takibi tamamen asılsız ve haksızdır. Aşağıdaki nedenlerle borcun tamamına itiraz etmekteyim:

  • Alacaklı ile aramda bu nitelikte herhangi bir hukuki ilişki bulunmamaktadır.
  • Takip konusu yapılan herhangi bir senet, fatura veya sözleşme tarafımca düzenlenmemiş ve imzalanmamıştır.
  • Söz konusu borç ilişkisinin varlığı tarafımca kabul edilmemekte olup ispat yükü alacaklıya aittir.

3) Hukuki dayanaklarım: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 62. ve 66. maddeleri.

SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıkladığım nedenlerle, hakkımda yürütülmekte olan icra takibine itirazımın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.

[Tarih: GG.AA.2026]
İtiraz Eden Borçlu
[Adınız Soyadınız]
[İmza]

Uygulama notları:

  • Dilekçenin iki nüsha hazırlanması önerilir. Bir nüsha icra dairesinde kalır; diğer nüshaya alındı kaşesi vurdurularak borçlu tarafından muhafaza edilir.
  • Ek belge sunulması zorunlu olmamakla birlikte, borcun varlığının reddini destekleyici belgelerin (banka dekontları, ödeme makbuzları vb.) eklenmesi savunmayı güçlendirir.
  • Borcun tamamına değil yalnızca bir kısmına itiraz edildiği durumlarda “borcun tamamına” ifadesi “borcun ….. TL’lik kısmına” olarak değiştirilmelidir.

5. İmzaya İtiraz Dilekçesi Örneği

İcra takibi bir senede dayandırılmış ancak ve senet üzerindeki imza borçluya ait değilse, imzaya itiraz prosedürü işletilir. Bu süreçte bilirkişi incelemesi yapılmakta, gerekli görüldüğünde adli tıp incelemesine başvurulmaktadır. Aşağıdaki dilekçe örneği ilamsız icra takiplerine itirazlar içindir.

… İCRA MÜDÜRLÜĞÜ’NE

DOSYA NO: 2026/… E.

İTİRAZ EDEN BORÇLU: [Ad Soyad, T.C. No, Adres]

ALACAKLI: [Adı]

KONU: Takibe dayanak gösterilen senet üzerindeki imzaya itirazımın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR:

1) Tarafıma [Tebliğ tarihi] tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine, İİK m.62 uyarınca yasal yedi günlük süresi içerisinde itiraz etmekteyim.

2) Takibe dayanak olarak gösterilen [Senet türü: bono / poliçe / çek] üzerindeki imza tarafıma ait değildir. Söz konusu belgeyi düzenlemediğim gibi imzalamış da değilim. Bu husus tartışmasız olup tarafımca açıkça inkâr edilmektedir.

3) İmza incelemesi yapılmasını ve gerekiyorsa adli tıp veya bilirkişi raporu alınmasını talep ederim.

4) Hukuki dayanaklarım: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 62., 68., 68/a maddeleri.

SONUÇ VE TALEP: Yukarıda açıkladığım nedenlerle imzaya itirazımın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesini saygılarımla talep ederim.

[Tarih]
[Ad Soyad — İmza]

Önemli husus: İmzaya itirazın ardından alacaklı, icra mahkemesinden itirazın geçici kaldırılmasını talep edebilir. Mahkeme bilirkişi marifetiyle imza incelemesi yaptırır. İnceleme sonucunda imzanın borçluya ait olduğu tespit edilirse, itiraz reddedilir ve borçlu yüzde yirmi tazminat ödemekle yükümlü tutulur. Bu nedenle imzaya itirazın yalnızca kesin emin olunan durumlarda yapılması gerekmektedir.


6. Yetki İtirazı Dilekçesi Örneği

Borçlunun yerleşim yeri dışındaki bir icra dairesinde takip açılması halinde yetki itirazı yapılması mümkündür. Yetki itirazı diğer itirazlarla birlikte de ileri sürülebilir; örneğin yetki itirazı ile borca itiraz tek bir dilekçede birlikte sunulabilir.

… İCRA MÜDÜRLÜĞÜ’NE

DOSYA NO: 2026/… E.

İTİRAZ EDEN BORÇLU: [Ad Soyad, T.C. No, Adres]

ALACAKLI: [Adı]

KONU: Yetki itirazı ile borca itirazımın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR:

1) [Tebliğ tarihi] tarihinde tebliğ alınan ödeme emrine İİK m.62 uyarınca yasal süresi içerisinde itiraz etmekteyim.

2) Yetki itirazım: İkametgâhım [İl/İlçe]’dir ve nüfus kayıtlarında yerleşim yerim olarak görünmektedir. İcra ve İflas Kanunu’nun 50. maddesi atfıyla HMK m.6 hükümleri gereğince borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi yetkilidir. Bu nedenle takibin [Yetkili il/ilçe] İcra Müdürlüğü’nde görülmesi gerekir.

3) Borca itirazım: [Borcun tamamına veya bir kısmına itirazınızın açıklaması — Bölüm 4’teki gibi]

SONUÇ VE TALEP: Yetki itirazımın kabulü ile dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesine, aynı zamanda borca itirazımın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesini saygılarımla talep ederim.

[Tarih]
[Ad Soyad — İmza]

Önemli husus: Yetki itirazının 7 günlük yasal süre içerisinde yapılması zorunludur. Süre geçtikten sonra yetkili olmayan icra dairesinin yetkisizliği ileri sürülemez.


7. Kambiyo Senedi Takibinde İtiraz — Sadece 5 Gün

İcra takibinde tek bir süre kuralı bulunmamaktadır. Çek, bono ve poliçe gibi kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takiplerde itiraz süresi 5 gündür. İlamsız takipten daha kısa ve daha sıkı bir prosedür uygulanır. Yasal dayanak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile İcra ve İflas Kanunu’nun 168 ila 170. maddelerinde düzenlenmiştir.

Kambiyo senedine özgü takipte iki önemli farklılık dikkat çekmektedir:

  • 5 günlük itiraz süresi, takibi otomatik olarak durdurmaz. Kambiyo senedi takibine itiraz dilekçesi icra mahkemesine verilir. İcra Mahkemesine başvurularak takibin durdurulması kararı alınması gerekmektedir.
  • İtirazı icra mahkemesi inceler. İlamsız takipten farklı olarak, kambiyo senedi itirazlarında genel mahkemeler görevli değildir.

7.1. Kambiyo Takibinde İleri Sürülebilecek İtirazlar

  • Borcun ödenmiş olması
  • İmzanın borçluya ait olmaması
  • Çek veya senedin kambiyo vasfında olmaması (zorunlu unsurların eksikliği)
  • Zamanaşımı (çekte 3 yıl)
  • Vade tarihinin hatalı olması

7.2. Kambiyo Takibinde Profesyonel Destek

Kambiyo senedine özgü takipler, icra hukukundaki en hızlı ve en sert takip yollarından biridir. 5 günlük kısıtlı sürede doğru savunma stratejisinin oluşturulması, uzmanlık gerektirmektedir. Standart bir borca itiraz dilekçesi kambiyo takibinde işlevsel olmamaktadır; bu takip türüne özgü prosedürün eksiksiz uygulanması gerekmektedir.


8. İtiraz Sonrası Süreç Akışı

İtirazın icra dairesine sunulmasıyla birlikte alacaklının önünde sınırlı sayıda hukuki yol bulunmaktadır. Bu yollar ve sonuçları aşağıda açıklanmıştır.

8.1. Alacaklının Pasif Kalması

Alacaklının 1 yıl içerisinde itirazın iptali veya kaldırılması yoluna başvurmaması halinde takip düşer. Bu durum nadir karşılaşılmakla birlikte, özellikle dayanak belgesi zayıf olan takiplerde meydana gelmektedir.

8.2. İtirazın İptali Davası

Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde Asliye Hukuk Mahkemesi’nde itirazın iptali davası açabilir (İİK m.67). Bu, genel hükümlere tabi bir yargılamadır; her türlü delille (tanık, bilirkişi, yazılı belge) ispat yapılabilmektedir. Yargılama süresi genellikle aylarla ifade edilen bir zaman dilimini kapsar.

8.3. İtirazın Kaldırılması Talebi

Alacaklının elinde noter onaylı senet, resmi makbuz veya imza ikrarı içeren bir belge bulunması halinde, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 6 ay içinde icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını talep edebilir (İİK m.68). Bu daha hızlı yürüyen bir yargılamadır; ancak sadece kanunda belirtilen kuvvetli belgelerle yapılabilmektedir.

8.4. Süreç Akış Tablosu

Aşama Süre Sonuç
Ödeme emrinin tebliği 7 günlük itiraz süresi başlar
İtiraz dilekçesinin sunulması 7 gün (kambiyo: 5 gün) İcra takibi durur
Alacaklının hukuki yolu İtirazın iptali: 1 yıl / İtirazın kaldırılması: 6 ay Mahkeme süreci başlar
Mahkeme yargılaması 3-12 ay Karar verilir
Sonuç Takip devam eder veya iptal olur

8.5. Yargılama Sürecinde Hacizden Korunma

İtiraz dilekçesinin icra dairesine sunulmasıyla takip durdurulur. Mahkeme süreci sonuçlanana kadar — yani aylar boyunca — borçlunun banka hesaplarına bloke konulamaz, aracı haczedilemez, maaşına el konulamaz. İtirazın asıl koruyucu işlevi tam da bu süre zarfındaki güvencesinden kaynaklanmaktadır. Banka, araç ve maaş haczi konularındaki detaylı bilgi için İcra Borcu Ödeme ve Sorgulama Rehberi sayfasının ilgili bölümleri incelenebilir.


9. Sürenin Kaçırılması Halinde Gecikmiş İtiraz Hakkı

7 günlük yasal sürenin kaçırılmış olması halinde dahi İİK m.65’te düzenlenen gecikmiş itiraz hakkı belirli koşullar altında kullanılabilmektedir. Ancak başvuru şartları katı olup mahkemelerce dar yorumlanmaktadır.

9.1. Gecikmiş İtirazın Şartları

Sürenin kaçırılması, borçlunun iradesi dışında gerçekleşen kusursuz bir engelden kaynaklanmış olmalıdır. Yargıtay’ın kabul ettiği engel örnekleri şunlardır:

  • Ağır hastalık (hastane raporu ile belgelenmiş olmak kaydıyla)
  • Deprem, sel gibi doğal afetler
  • Askerlik hizmeti (özellikle operasyon birliklerinde görevlilik)
  • Uzun süreli yurt dışında bulunma
  • Tebligatın usulsüz yapılması (bu durum ayrıca şikayet yoluyla da ileri sürülebilir)

9.2. Engelin Kalkmasından İtibaren 3 Günlük Süre

Kusursuz engelin sona erdiği tarihten itibaren yeni süre 3 gündür. Bu süre içerisinde icra mahkemesine başvuru yapılması gerekmektedir. Engelin varlığına ilişkin belgenin (sağlık raporu, askerlik belgesi vb.) başvuruya eklenmesi zorunludur.

9.3. Mahkeme Uygulaması

Gecikmiş itirazın kabul oranı düşüktür. Mahkemeler bu hakkı dar yorumlamakta, “iş yoğunluğu” veya “vakit bulamama” gibi gerekçeleri kabul etmemektedir. Engelin kusursuz nitelikte olduğu ve borçlunun süre içinde itiraz etme imkânının bulunmadığı somut belgelerle ispatlanmalıdır.


10. Menfi Tespit Davası

İtiraz süresinin ve gecikmiş itiraz imkânının kaybedilmesi halinde dahi, borçlunun haklı olduğunu ileri sürebileceği bir hukuki yol mevcuttur: menfi tespit davası.

10.1. Menfi Tespit Davasının Hukuki Niteliği

Menfi tespit davası, borçlunun borçlu olmadığının mahkemece tespit edilmesi amacıyla açılan davadır. Yasal dayanağı İcra ve İflas Kanunu‘nun 72. maddesidir. Dava, icra takibinden bağımsız olarak Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılmaktadır. Davanın kazanılması halinde aşağıdaki sonuçlar doğmaktadır:

  • İcra takibinin iptali
  • Önceden yapılmış ödemelerin iadesi (istirdat hakkı)
  • Kötü niyetli alacaklının yüzde yirmi oranında tazminat ödemekle yükümlü tutulması

10.2. Menfi Tespit Davasının Avantajları ve Dezavantajları

Avantajları Dezavantajları
Süre kaçırılmış olsa dahi başvuru imkânı Yüksek dava masrafı (harç, vekalet ücreti)
Geniş delil serbestisi Uzun yargılama süresi (1-2 yıl)
Kötü niyet tazminatı talep edilebilirliği Otomatik haciz durdurma sağlamaması
Zamanaşımı bağımsız değerlendirme Davanın kaybedilmesi halinde ek masraf

Menfi tespit davası hakkında ayrıntılı bilgi için Menfi Tespit Davası sayfası incelenebilir.


11. İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması Arasındaki Fark

İcra hukukunda sıkça karıştırılan iki kavram olan itirazın iptali ve itirazın kaldırılması, esaslı farklılıklara sahiptir. Aşağıdaki tablo iki yol arasındaki temel ayrımları özetlemektedir.

Özellik İtirazın İptali (İİK m.67) İtirazın Kaldırılması (İİK m.68)
Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi İcra Mahkemesi
Dava açma süresi 1 yıl 6 ay
İspat yöntemi Her türlü delil (tanık, bilirkişi, belge) Sadece İİK m.68’de sayılan belgeler
Hangi belgelerle açılabilir Adi yazılı belgeler dahil her belge Noter onaylı senet, resmi makbuz, imza ikrarı
Yargılama hızı Yavaş (genel yargılama) Hızlı (basit yargılama)
Yüzde yirmi inkâr tazminatı Uygulanabilir Uygulanabilir

11.1. Alacaklının Tercih Edeceği Yol

Alacaklının elinde kanunda belirtilen nitelikte kuvvetli belge bulunması halinde itirazın kaldırılması yolunu tercih etmesi olağandır; çünkü bu yol daha hızlı sonuç vermektedir. Belge zayıf veya tanık delili gibi geniş kapsamlı delil sunulması gerekiyorsa itirazın iptali davası yoluna başvurulur.

Avukatlık vekalet ücretleri ve harç oranlarına ilişkin güncel düzenlemeler için Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi incelenebilir. Detaylı maliyet hesaplaması için İcra Vekalet Ücreti Hesaplama sayfası faydalı olacaktır.


12. Dilekçenin UYAP Üzerinden Online Gönderimi

İcra dairesine fiziksel olarak gitmeden, UYAP Vatandaş Portalı üzerinden itiraz dilekçesi gönderimi mümkündür. Bu yöntem hem zaman tasarrufu sağlamakta hem de süre baskısı altındaki başvurularda günün son saatlerine kadar imkân sunmaktadır.

12.1. Online Gönderim Aşamaları

  1. vatandas.uyap.gov.tr adresine e-Devlet şifresi ile giriş yapılır.
  2. “Dosya İşlemleri” → “Dosya Sorgulama” sekmesinden ilgili icra dosyası bulunur.
  3. “Dosya Görüntüle” butonu ile dosya detayına geçilir.
  4. Üst sekmelerden “Evrak Gönder” seçilir.
  5. Dilekçe .udf uzantılı formatta hazırlanarak yüklenir. UDF formatının kullanımı için bilgisayarda UYAP Doküman Editör programının kurulu olması gerekmektedir.
  6. “Evrak Türü” alanında “İtiraz Dilekçesi” seçilir.
  7. Yükleme onaylanır ve sistem onayı beklenir.
  8. İşlem kaydı “İŞLEMLERİM” sekmesinden takip edilir.

12.2. Online Gönderimin Avantajları

  • Gönderim saat 24:00’a kadar mümkün olup son güne kalan başvurularda kritik avantaj sağlar.
  • Belge anında dosyaya kayıt edilir.
  • Gönderim makbuzu otomatik olarak düzenlenir.
  • İcra dairesine fiziksel ulaşım zorunluluğu ortadan kalkar.

UYAP üzerinden yapılabilen diğer işlemler ve detaylı sorgulama yöntemleri için İcra Dosyası Sorgulama Rehberi sayfasının UYAP bölümü incelenebilir.


13. Yargıtay Kararları Işığında İtiraz

İcra itirazına ilişkin Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, uygulamadaki belirsizlikleri gidermektedir. Aşağıda iki temel karara yer verilmiştir.

13.1. Tebligattan Önce Yapılan İtirazın Hükümsüzlüğü

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2017/3104 — Karar No: 2021/705
Karar Tarihi: 08.06.2021

Karara Konu Olan Hukuki Mesele: Borçlu, takibi UYAP sorgulaması veya başka bir yolla tebligatın gelmesinden önce öğrenip itiraz ederse bu itiraz hukuki sonuç doğurur mu?

Yargıtay HGK Tespiti: “Borçlunun haricen icra takibini öğrenip, icra dairesine itiraz etmesi Kanunun emredici hükümleri karşısında hukukî sonuç doğurmaz.”

Uygulamadaki Önemi: Ödeme emrinin resmi tebligat yoluyla ulaşmasından önce yapılan itiraz, dosyaya kaydedilmiş olsa dahi hukuken geçersizdir. 7 günlük itiraz süresi yalnızca resmi tebligat tarihinden itibaren işlemektedir. UYAP’tan dosyayı erken görüp panik halinde itirazda bulunulması, geçerli bir itiraz oluşturmamakta ve tebligat sonrasında yeniden itiraz yapılması gerekmektedir.

13.2. Usulsüz Tebligat Halinde Sürenin İşlememesi

Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre, tebligatın usulüne uygun yapılmamış olması (yanlış adres, eski adres tebligatı, muhtar tebligatının hatalı kaydı vb.) halinde 7 günlük itiraz süresi işlemeye başlamamaktadır. Bu durumda borçlu, gerçek öğrenme tarihinden itibaren 7 gün içerisinde itiraz hakkını kullanabilmektedir. Tebligatın usulüne uygunluğunun değerlendirilmesi teknik bir konu olup, hukuki destek alınması önerilmektedir.

Yargıtay’ın icra hukukuna ilişkin diğer kararlarına karar arama veritabanı üzerinden ulaşılabilir.


Sık Sorulan Sorular

1. İcra takibine itiraz dilekçesi nasıl yazılır?

İtiraz dilekçesinde icra dairesi adı, dosya numarası, borçlu ve alacaklı bilgileri, itirazın türü (borca / imzaya / yetkiye / faize), açıklamalar ve gerekçeler yer almalıdır. Sonunda “takibin durdurulması” talebi ile birlikte imza atılır. Dilekçe icra dairesine elden teslim edilebilir veya UYAP üzerinden elektronik olarak gönderilebilir.

2. İlamsız icra takibine itiraz süresi ne kadardır?

İlamsız icra takibinde itiraz süresi 7 gündür. Bu süre ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren başlar. İİK m.62 uyarınca hak düşürücü niteliktedir; süre kaçırılması halinde olağan itiraz yolu kapanır. Kambiyo senedi (çek, bono) takibinde süre 5 gün olarak uygulanmaktadır.

3. İcra itiraz dilekçesi örneği nereden temin edilebilir?

Bu rehberin 4, 5 ve 6 numaralı bölümlerinde üç farklı dilekçe örneği bulunmaktadır: borca itiraz, imzaya itiraz ve yetki itirazı. Köşeli parantez içindeki alanlar borçluya ait bilgilerle doldurularak kullanılabilir. Bununla birlikte her dosyanın kendine özgü unsurları bulunduğundan, profesyonel hukuki destek alınması önerilmektedir.

4. İcra takibine itiraz ücretli midir?

Hayır. İcra dairesine itiraz dilekçesi sunumu herhangi bir harca tabi değildir. Dilekçenin hazırlanarak icra dairesine elden teslim edilmesi veya UYAP üzerinden gönderilmesi yeterlidir. Avukatlık vekaleti ile yapılan itirazda ayrıca vekalet ücreti söz konusu olur.

5. Borca itiraz dilekçesinde gerekçe gösterilmesi zorunlu mudur?

Gerekçe gösterilmesi yasal olarak zorunlu değildir. “Borca itiraz ediyorum” beyanı dahi yeterlidir. Ancak gerekçeli itiraz, ileride açılabilecek itirazın iptali davasında borçlu lehine sonuç doğurabilmektedir. Bu nedenle somut gerekçelerin dilekçede yer alması önerilmektedir.

6. İtiraz dilekçesi icra dairesine bizzat teslim edilmek zorunda mıdır?

Hayır. Üç farklı yol mevcuttur: icra dairesine elden teslim, UYAP Vatandaş Portalı üzerinden elektronik gönderim veya icra müdürüne sözlü beyanda bulunma (tutanağa geçirilmek suretiyle). Elektronik gönderim en pratik yöntem olup saat 24:00’a kadar mümkündür.

7. İtiraz sonrasında ne kadar sürede sonuç alınır?

İtirazın icra dairesine sunulmasıyla birlikte takip derhal durdurulur. Nihai sonuç alacaklının atacağı adıma bağlıdır: itirazın iptali davası 3-12 ay, itirazın kaldırılması talebi 1-3 ay sürmektedir. Bu süreçler boyunca borçlu hakkında haciz işlemi uygulanamaz.

8. İtiraz borcun silinmesi anlamına gelir mi?

Hayır. İtiraz borcu kanunen sona erdirmez; yalnızca icra takibini durdurur. Borç gerçekten varsa, alacaklı itirazın iptali yoluyla takibe devam edebilir. İtirazın temel işlevi hak kayıplarını önleme, hatalı taleplerin düzeltilmesini sağlama ve haksız takiplere karşı koruma sağlamadır.

9. İtiraz süresi kaçırıldığında başka hukuki çare mevcut mudur?

İki ayrı imkân söz konusu olabilir: Gecikmiş itiraz (İİK m.65) kusursuz bir engel halinde (ağır hastalık, askerlik, doğal afet vb.) engelin kalkmasından itibaren 3 gün içinde icra mahkemesine başvurularak kullanılabilir. Menfi tespit davası ise süre kısıtı olmaksızın açılabilen, ancak daha maliyetli ve uzun süreli bir yargılama sürecini içeren alternatiftir.

10. İmzaya itiraz edilirken nelere dikkat edilmelidir?

İmzanın gerçekten borçluya ait olmadığından tam olarak emin olunmalıdır. Bilirkişi incelemesi sonucunda imzanın borçluya ait olduğunun tespit edilmesi halinde, borçlu yüzde yirmi inkâr tazminatı ödemekle yükümlü tutulur. “Hatırlamıyorum” veya “olabilir” gibi belirsiz ifadelerden kaçınılmalı, kesin ve net beyanda bulunulmalı, mümkünse karşılaştırma için imza örnekleri hazırlanmalıdır.

11. Yetki itirazı tek başına yapılabilir mi?

Evet, yetki itirazı tek başına da yapılabilir. Ancak uygulamada yetki itirazı ile borca itirazın birlikte ileri sürülmesi daha etkili sonuç vermektedir. Yetki itirazı kabul edildiğinde dosya yetkili daireye gönderilir ve takip oradan devam eder; borca itiraz ise asıl alacak hakkında bir tartışma açar.

12. İtiraz dilekçesindeki hatalar nasıl bir sonuç doğurur?

Yazım hatası veya küçük eksiklikler (dosya numarasının yanlış yazılması gibi) genellikle icra dairesi tarafından tamamlattırılır. Ancak dilekçenin temel unsurlarının (itiraz eden taraf, dosya, itiraz türü) net belirtilmesi zorunludur. Dilekçenin sunum öncesinde uzman bir avukat tarafından kontrol edilmesi hak kaybı riskini önemli ölçüde azaltır.


İcra İtiraz Süreçlerinde Profesyonel Destek

Yukarıda yer alan dilekçe örnekleri ve süreç bilgileri genel uygulamayı yansıtmakta olup, her dosyanın kendine özgü detayları farklı yaklaşımlar gerektirebilmektedir. Av. Salih Akbulut, 2007 yılından itibaren İstanbul’da icra ve iflas hukuku alanında faaliyet göstermekte; binlerce icra itirazı hazırlanması ve yürütülmesinde yer almıştır. Hukuki sürecin doğru yönetilmesi adına profesyonel destek alınması önerilmektedir.

Büromuzun icra itiraz süreçlerinde sunduğu hizmetler:

  • Dosyanın detaylı incelenmesi ve uygun itiraz türünün belirlenmesi
  • Borca, imzaya, yetkiye yönelik itiraz dilekçelerinin hazırlanması
  • UYAP üzerinden dilekçenin elektronik olarak gönderilmesi
  • Gecikmiş itiraz süreçlerinin yönetilmesi
  • İtirazın iptali ve itirazın kaldırılması davalarında temsil
  • Menfi tespit ve istirdat davalarında hukuki danışmanlık

📞 Ücretsiz Ön Görüşme
Tel: 0554 021 09 95
E-posta: info@akbulutlegal.com
WhatsApp: Hemen Mesaj At


İlgili Rehberler ve Hizmet Sayfaları


Yasal Uyarı: Bu rehber bilgilendirme amaçlı olup hukuki yorum ve tavsiye niteliği taşımamaktadır. Yukarıdaki dilekçe örnekleri genel kullanım için hazırlanmış olup her dosyanın kendine özgü koşulları bulunabilmektedir. Hatalı dilekçe sunumu hak kayıplarına yol açabileceğinden, profesyonel hukuki destek alınması tavsiye edilmektedir. Bu yazıda yer alan bilgiler 2026 yılı verilerine ve güncel mevzuata göre hazırlanmıştır.

Yazar: Av. Salih Akbulut | İstanbul Barosu Sicil No: 53074 | Arabuluculuk Sicil: 11945
Yayın Tarihi: Mayıs 2026 | Son Güncelleme: Mayıs 2026

author-avatar

About Av. Salih Akbulut

Av. Salih Akbulut, İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat (Sicil No: 53074) ve Adalet Bakanlığı sicilinde kayıtlı uzman arabulucudur (Arabuluculuk Sicil No: 11945). 2007'den bu yana Beylikdüzü merkezli AkbulutLegal Hukuk Danışmanlık & Arabuluculuk bürosunda 1000'den fazla dava ve icra dosyasında müvekkil temsili sağlamaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir