Dolandırıcılara Kaptırılan Para Geri Alma

Dolandırıcılara kaptırılan para geri alma ihtimali, büyük ölçüde ilk saatlerde atılan adımlara bağlıdır. Para bir hesaba geçtikten sonra genellikle dakikalar içinde başka hesaplara dağıtılır; bu zincir uzadıkça takip zorlaşır. Buna karşılık Türk hukuku, hızlı davranan mağdur için birden fazla yol tanır. 25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren düzenlemeyle bankalar ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları, şüpheli hesapları kendi kararlarıyla askıya alabilir hâle geldi. Bunun yanında savcılık blokesi, ceza mahkemesinin iade kararı, bankanın kusur sorumluluğu ve tazminat davası ayrı ayrı işletilebilir. Bu rehberde her yolun nasıl işlediğini, hangi sırayla başvurulması gerektiğini ve hangi sürelerin kaçırılmaması gerektiğini ele alıyoruz.
İlk 24 Saatte Yapılması Gerekenler
Sıralama kadar eş zamanlılık da önemlidir. Aşağıdaki adımlar birbirini beklemeden yürütülmelidir:
| Sıra | Adım | Amaç |
|---|---|---|
| 1 | Kendi bankanızı arayarak işlemi ve karşı hesabı bildirin. | Banka, alıcı hesabı askıya alma sürecini başlatabilir. |
| 2 | Nöbetçi Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunun. | Savcılık, hesaplara bloke talimatı verebilir. |
| 3 | Tüm delilleri kaydedin ve yedekleyin. | Dekont, IBAN, yazışma ve ilan kayıtları sonradan silinebilir. |
| 4 | Şifre ve doğrulama bilgilerinizi değiştirin. | İkinci bir işlem yapılmasını önler. |
| 5 | Kripto işlemi varsa borsayı bilgilendirin ve işlem kimliğini (TxID) saklayın. | Borsa, cüzdanı askıya alabilir. |
Delil toplarken ekran görüntüsüyle yetinmemek, mümkün olduğunca orijinal kaydı saklamak gerekir; bir ekran görüntüsünün sonradan düzenlendiği ileri sürülebilirken, sistemin ürettiği belge bu tartışmayı baştan kapatır. Banka dekontunun PDF hâli, mesajlaşma uygulamasının dışa aktarma dosyası ve ilan sayfasının bağlantısı, sonradan itiraz edilemeyecek belgelerdir. Dolandırıcıyla yaptığınız görüşmeleri silmeyin; numarayı engellemeden önce kayıtları dışa aktarın.
Dolandırıldım, Ne Yapmalıyım? Sık Yapılan Hatalar
“Dolandırıldım ne yapmalıyım” sorusunun cevabı çoğu zaman yapılması gerekenlerden çok, yapılmaması gerekenlerde saklıdır. Mağdurların büyük bölümü ilk şoku atlattıktan sonra harekete geçer; oysa kaybedilen her saat, paranın bir hesaptan diğerine aktarılması ve takip zincirinin bir halka daha uzaması anlamına gelir. Süreci daha başlangıçta zayıflatan davranışlar şunlardır:
- Dolandırıcıyla pazarlığa girmek. “Paramı iade et, şikayet etmem” mesajları çoğu zaman failin oyalanmasına yarar. Bu sırada para başka hesaplara aktarılır.
- Numarayı engelleyip kayıtları silmek. Yazışmalar ve arama kayıtları en güçlü delillerdir. Engellemeden önce dışa aktarılmalıdır.
- Olayı sosyal medyada paylaşmak. Failin uyarılmasına ve hesapları boşaltmasına yol açar; ayrıca isim vererek yapılan paylaşımlar mağdur aleyhine hukuki sonuç doğurabilir.
- Ertesi günü beklemek. Bankaların çağrı merkezleri ve nöbetçi savcılıklar günün her saati çalışır.
- Tek bir mercie başvurup sonucu beklemek. Banka bildirimi, savcılık başvurusu ve delil toplama eş zamanlı yürütülmelidir.
- Aracı olduğunu iddia eden kişilere para vermek. “Parasını geri alırım” diyen kişiler ikinci bir dolandırıcılık girişimi olabilir.
CMK 128/A: Hesabın 48 Saate Kadar Askıya Alınması
Dolandırıcılık mağdurları açısından en önemli yenilik, 7571 sayılı Kanunla Ceza Muhakemesi Kanunu’na eklenen ve 25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren 128/A maddesidir. Bu düzenleme, bankalara, ödeme hizmeti sağlayıcılarına ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarına, şüpheli bir hesabı kendi kararlarıyla en fazla 48 saat askıya alma yetkisi tanır. Önceki dönemde her bloke için savcılık veya mahkeme kararı beklenirken, artık kurumun makul şüphe duyması yeterlidir; kesin delil veya mahkûmiyet aranmaz.
Madde her suç için değil, dijital transferlerin yoğun olduğu üç suç tipi için öngörülmüştür: bilişim sistemleri kullanılarak işlenen nitelikli hırsızlık, nitelikli dolandırıcılık ve banka ile kredi kartlarının kötüye kullanılması. Dolandırıcılıkların büyük bölümü bilişim aracılığıyla işlendiğinden, pratikte pek çok vaka bu kapsama girer.
Askıya Alma Kararı Nasıl Kalıcı Hâle Gelir?
Kırk sekiz saatlik askıya alma geçici bir tedbirdir. Mülkiyetin el değiştirmesi anlamına gelmez; yalnızca hesap sahibinin tasarruf yetkisi kısa süreliğine durdurulur. Sürenin kalıcı bir elkoymaya dönüşmesi için adli makamların devreye girmesi gerekir. Savcılık kararı yirmi dört saat içinde Sulh Ceza Hâkimliğine sunulur ve hâkim de yirmi dört saat içinde karar verir. Hâkim onayı gelmezse tedbir kendiliğinden hükümsüz kalır ve hesap serbest bırakılır. Bu sıkı takvim, hem mağdurun parasının kaçmasını hem de masum hesap sahiplerinin uzun süre mağdur olmasını önlemek için konulmuştur.
Maddenin en işlevsel yönü ise başka bir noktada. Zincirleme bildirim yükümlülüğü, paranın kaçışını takip etmeyi mümkün kılıyor. Askıya alma tamamlanmadan önce paranın başka bir kuruma aktarıldığı anlaşılırsa, işlemi başlatan kurum durumu gecikmeksizin alıcı kuruma bildirmekle yükümlüdür. Böylece para bir bankadan diğerine geçse dahi takip zinciri kopmaz.
MASAK Blokesi ile Farkı
İki tedbir uygulamada sıkça karıştırılır. Aralarındaki fark, itirazın nereye yapılacağını belirlediği için önemlidir. MASAK blokesi 5549 sayılı Kanun’un 19/A maddesine dayanır, yedi iş günlük idari bir tedbirdir ve itirazı MASAK Başkanlığına yapılır. CMK 128/A ise adli bir tedbirdir; itiraz, tebliğden itibaren yedi gün içinde Sulh Ceza Hâkimliğine yöneltilir. Hesabınıza bloke konulduysa hangi tedbirin uygulandığını öğrenmek, izleyeceğiniz yolu belirler. Bankanızdan veya borsanızdan blokenin dayanağını ve varsa soruşturma dosya numarasını öğrenmeniz gerekir.
Nereye Şikayet Edilir?
Dolandırıcılık, şikayete tabi bir suç değildir; savcılık öğrendiği anda kendiliğinden soruşturma başlatır. Buna karşılık mağdurun başvurusu, hem olayın öğrenilmesini hem de bloke taleplerinin hızla iletilmesini sağlar. Başvurulabilecek merciler şunlardır:
- Cumhuriyet Başsavcılığı: Suç duyurusu dilekçesiyle doğrudan başvurulur. Mesai dışında nöbetçi savcılık kabul eder.
- Emniyet Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü: Bilişim yoluyla işlenen dolandırıcılıklarda teknik takibi yürütür.
- Kolluk birimleri: En yakın karakola başvurularak tutanak tutturulabilir; evrak savcılığa iletilir.
- e-Devlet: Cumhuriyet Başsavcılığı suç ihbarı ekranı üzerinden çevrim içi bildirim yapılabilir.
- Bankanın ilgili birimi: Dolandırıcılık ihbarı, hesap hareketlerinin incelenmesini ve karşı hesabın askıya alınmasını sağlayabilir.
Suç duyurusu dilekçesinde olayın tarih ve saati, gönderilen tutar, karşı tarafın IBAN ve hesap bilgileri, iletişim kanalı ve dolandırıcılığın nasıl gerçekleştiği somut biçimde anlatılmalıdır. Dilekçeye dekontlar, yazışma çıktıları ve varsa ilan görüntüleri eklenir. Talep kısmında hesaplara bloke konulması açıkça istenmelidir; bu talep yazılmadığında işlem gecikebilir.
Dolandırıcıya Gönderilen Para Nasıl Geri Alınır?
Paranın mağdura dönmesi üç ayrı yoldan gerçekleşebilir. Bunlar birbirinin alternatifi değildir; koşullar uyduğunda aynı dosyada birlikte işletilir.
1. Soruşturma Aşamasında İade
Savcılık talimatıyla bloke edilen para, mülkiyetin mağdura ait olduğu anlaşıldığında soruşturma sürerken iade edilebilir. En hızlı sonuç veren yol budur ve tamamen erken müdahaleye bağlıdır. Paranın hesapta durduğu tespit edilirse, mağdurun talebi üzerine iade kararı verilebilir.
2. Ceza Mahkemesinin İade Kararı
Yargılama sonunda el konulan değerler hakkında karar verilir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre mağdura iadesi mümkün olan değer hakkında müsadere kararı verilemez; para öncelikle mağdura iade edilir (Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 25.09.2013, 2013/1812 E. 2013/14098 K.). Bu nedenle ceza davasına katılan sıfatıyla dahil olmak ve iade talebini dosyaya işletmek önem taşır.
3. Hukuk Mahkemesinde Tazminat Davası
Ceza yargılaması failin cezalandırılmasına yöneliktir; zararın tazmini için ayrıca hukuk mahkemesinde dava açılabilir. Dolandırıcılık bir haksız fiil oluşturduğundan, uğranılan maddi zarar ile koşulları varsa manevi tazminat talep edilir. Faiz, çoğu dosyada haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren istenir; bu talebin dilekçede açıkça yer alması gerekir. Dava sırasında failin malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz konulması, kararın sonradan tahsil edilebilmesi bakımından belirleyicidir.
Dolandırıcıya Tazminat Davası Açılır mı?
Açılır. Failin ceza alması, mağdurun zararını kendiliğinden karşılamaz; iki süreç birbirinden bağımsız işler. Ceza mahkemesi kural olarak tazminata hükmetmez; yalnızca el konulan değerin iadesine karar verebilir. Bu nedenle zarar giderilmemişse asliye hukuk mahkemesinde tazminat davası açılması gerekir.
Davada failin kusuru, zarar ve illiyet bağı ortaya konur; ceza dosyası önemli bir delil kaynağı oluşturur. Ceza mahkemesinin maddi olguya ilişkin kesinleşmiş tespitleri hukuk hâkimini bağlar. Buna karşılık beraat kararı, her hâlde tazminat talebini ortadan kaldırmaz; ceza hukukundaki ispat ölçütü ile hukuk davasındaki ölçüt farklıdır.
Zamanaşımı bakımından haksız fiile ilişkin süreler uygulanır. Bununla birlikte fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza kanunundaki zamanaşımı daha uzunsa, tazminat talebi bakımından bu uzun süre esas alınır. Dolandırıcılık suçunun dava zamanaşımı uzun olduğundan, aradan yıllar geçmiş dosyalarda dahi tazminat yolu kapanmamış olabilir.
Bankanın Sorumluluğu: Zararı Bankadan İsteme İmkânı
Bu başlık, pek çok mağdurun hiç düşünmediği bir imkânı içerir. Uygulamada en çok sonuç veren yol da çoğu zaman budur. İnternet ve mobil bankacılık üzerinden gerçekleşen dolandırıcılıklarda zarar, koşulları varsa doğrudan bankadan istenebilir. Dolandırıcının bulunamadığı veya parasının kalmadığı dosyalarda bu yol çoğu zaman tek gerçekçi tahsil imkânıdır.
Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımına göre bankalar birer güven kurumudur ve kendilerine emanet edilen mevduatı korumak bakımından objektif özen borcu altındadır. Bu ölçüt oldukça ağırdır: banka, hafif kusurundan dahi sorumlu tutulur. İnternet bankacılığı hizmetini sunan kuruluşun, gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı önleyici altyapıyı kurması ve işlemi yapanın gerçek müşteri olup olmadığını denetlemesi beklenir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2409 E. 2017/5249 K.).
Sorumluluktan kurtulmanın yolu, müşterinin ağır kusurlu olduğunun somut delillerle ispatlanmasıdır. Şifresini bilerek ve isteyerek üçüncü kişiye vermek bu kapsamda değerlendirilir. Buna karşılık sosyal mühendislik yöntemiyle kandırılan, sahte çağrı veya bağlantı yoluyla bilgilerini kaptıran müşterinin durumu çoğu kararda ağır kusur sayılmaz. Müşterinin bir ölçüde dikkatsiz davrandığı, bankanın da olağan dışı işlemi fark etmediği dosyalarda ise zarar taraflar arasında paylaştırılır.
Etkin Pişmanlık: Failin İadesi Mağdurun Lehinedir
Türk Ceza Kanunu, dolandırıcılık failine zararı gidermesi hâlinde ceza indirimi sağlar. Zarar, kovuşturma başlamadan önce tamamen giderilirse cezada üçte ikisine kadar; hüküm verilmeden önce giderilirse yarısına kadar indirim uygulanır. Bu hüküm nitelikli dolandırıcılık bakımından da geçerlidir.
Mağdur açısından sonucu şudur: fail, ceza indiriminden yararlanmak için parayı iade etmeye istekli olabilir. Mağdurun iadeyi kabul etmemesi hâlinde dahi, teklif edilen tutar soruşturmada savcılığa, kovuşturmada mahkemeye tevdi edilerek indirimden yararlanılabilir. Dolayısıyla iade teklifi geldiğinde bunun hukuki sonuçlarını değerlendirmek gerekir; reddetmek her zaman mağdurun lehine olmaz.
Basit dolandırıcılık ayrıca uzlaştırma kapsamındadır. Uzlaştırma aşamasında zarar giderilirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir ve kamu davası açılmaz. Nitelikli dolandırıcılık uzlaştırmaya tabi değildir; bu suçta yalnızca etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir. Nitelikli hâllerin kapsamı ve ceza aralıkları için nitelikli dolandırıcılık cezası rehberimizi inceleyebilirsiniz.
- 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun bu tabloyu mağdur lehine güçlendirdi. TCK’nın 158. maddesine eklenen dördüncü fıkrayla, suça katkısı yalnızca hesabını veya kartını kullandırmakla sınırlı olan kişilerin cezası yarı oranında indirildi. Daha önemlisi, infaz aşamasındaki hükümlüler mağdurun zararını ihtardan itibaren altı ay içinde gidermeleri hâlinde ayrıca etkin pişmanlık indiriminden yararlanabiliyor. Bu, uzun süredir tahsil edilemeyen dosyalarda failin ödeme yapmak için somut bir nedeni olduğu anlamına gelir. Ayrıntılar 12. Yargı Paketi rehberimizde yer almaktadır.
Dolandırıcılık Türlerine Göre İzlenecek Yol
IBAN’a Para Göndererek Dolandırılma
Sahte ilan, sahte satıcı veya sahte yatırım vaadiyle IBAN’a yapılan transferler en yaygın vaka tipidir. Havale ve EFT işlemlerinde para alıcı hesaba geçtikten sonra tek taraflı geri alınamaz; bu nedenle bankaya bildirim ve savcılık blokesi eş zamanlı yürütülmelidir. Karşı tarafın IBAN’ı, ad-soyad bilgisi ve işlem saati, bloke talebinin dayanağını oluşturur. Sahte dekont gönderilerek yapılan dolandırıcılıklarda ise banka kayıtlarının dakika düzeyinde temin edilmesi gerekir.
Kripto Para Dolandırıcılığı
Kripto varlıklarda takip, işlem kimliği ve cüzdan adresi üzerinden yürür. Mağdurun işlem kimliğini, cüzdan adresini, platform bağlantısını ve yazışmaları kaydetmesi gerekir. CMK 128/A ile kripto varlık hizmet sağlayıcıları da askıya alma yetkisine sahip olduğundan, borsanın derhâl bilgilendirilmesi sonucu doğrudan etkiler. Zincir üzerinde yapılan analizle varlıkların hangi cüzdanlara dağıldığı tespit edilebilir; bu rapor hem savcılığa hem borsaya sunulur.
Yasa Dışı Bahis ve Yatırım Sitelerinde Dolandırılma
Bahis sitelerinde yaşanan kayıplarda mağdurun kendi hukuki durumu da değerlendirilmelidir. Yasa dışı bahis oynamak idari yaptırıma tabidir; bu nedenle başvuru öncesinde durumun bir avukatla değerlendirilmesi yerinde olur. Bununla birlikte sahte yatırım platformları üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılıklar bağımsız bir suç oluşturur ve mağdurun şikayet hakkı devam eder. Yüksek getiri vaadiyle toplanan paralarda genellikle nitelikli dolandırıcılık hükümleri gündeme gelir.
Tatil ve Bungalov Dolandırıcılığı
Tatil dönemlerinde artan bir vaka tipidir. Sosyal medyada veya ilan sitelerinde bulunmayan bir tesis tanıtılır, kapora ya da tam ödeme alındıktan sonra iletişim kesilir. Bu vakalarda ilan sayfasının bağlantısı, tesise ait görseller, yazışmalar ve ödeme dekontu delil olarak saklanmalıdır. İlan yayından kaldırılabileceğinden sayfanın tarih bilgisiyle birlikte kaydedilmesi önem taşır.
Başvuru, diğer dolandırıcılık türleriyle aynı yolu izler: bankaya bildirim, savcılığa suç duyurusu ve bloke talebi. Aynı ilan üzerinden çok sayıda kişinin mağdur olduğu dosyalarda başvuruların birleştirilmesi soruşturmayı hızlandırır. İnternet üzerinden ve birden fazla kişiye karşı işlenmesi nedeniyle bu vakalar çoğunlukla nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilir. Konaklama tesisinin gerçekte var olduğu ancak rezervasyonun karşılanmadığı hâllerde ise sözleşmeye aykırılık hükümleri ve tüketici hukuku yolu gündeme gelir.
Kendini Kurum Görevlisi Olarak Tanıtanlar
Kendisini banka, savcılık, kolluk veya kamu kurumu görevlisi olarak tanıtan kişilerce yapılan aramalar sık görülen bir yöntemdir. Hiçbir kamu kurumu telefonla para transferi, hesap boşaltma veya güvenlik hesabına aktarma talep etmez. Bu tür aramalarda işlem yapılmadan görüşme sonlandırılmalı ve durum bildirilmelidir. Fiil gerçekleştiğinde kamu kurumunun aracı kılınması nedeniyle nitelikli dolandırıcılık söz konusu olur.
Süreç Ne Kadar Sürer?
Tek bir süre vermek mümkün değildir. Dosyanın karmaşıklığı, fail sayısı ve delil durumu takvimi belirler. Soruşturma aşaması çoğu dosyada birkaç ay içinde tamamlanır; iddianamenin kabulünden sonra kovuşturma bir yılı aşabilir. Tazminat davaları da benzer şekilde uzun sürebilir. Yargılamanın uzunluğu karşısında hızlı işleyen koruma tedbirlerinin erken devreye sokulması, dosyanın sonunda elde edilecek kararın kâğıt üzerinde kalmaması bakımından belirleyici olur. Askıya alma ve bloke talepleri saatler içinde sonuç verirken, yargılama yoluyla iade yıllar alabilir.
Aynı sebeple ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz gibi geçici koruma yolları ihmal edilmemelidir. Failin malvarlığı dava sonuna kadar korunmazsa, lehe çıkan karar tahsil edilemeyebilir.
Ne Zaman Avukata Başvurmak Gerekir?
Küçük tutarlı ve failin belli olduğu basit dosyalarda mağdur süreci kendisi yürütebilir; suç duyurusu dilekçesi vermek ve dosyayı takip etmek için avukat zorunluluğu bulunmaz. Buna karşılık bazı durumlar teknik takip gerektirir: paranın çok sayıda hesaba dağıtıldığı vakalar, kripto varlıkla yapılan transferler, bankanın sorumluluğunun tartışılacağı internet bankacılığı dosyaları, hesabına haksız yere bloke konulan iyi niyetli üçüncü kişilerin durumu ve failin iade teklifiyle geldiği dosyalar bunların başında gelir. Bloke ve iade taleplerinin doğru merciye, doğru hukuki dayanakla ve süresinde iletilmesi sonucu doğrudan etkiler. Ceza hukuku alanındaki uyuşmazlıklarınız için İstanbul ceza avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Özet ve Değerlendirme
Dolandırıcılara kaptırılan para geri alma ihtimali, çoğu kişinin sandığından yüksektir; belirleyici olan hızdır. 25 Aralık 2025’te yürürlüğe giren CMK 128/A ile bankalar ve kripto borsaları şüpheli hesapları kendi kararlarıyla kırk sekiz saate kadar askıya alabildiğinden, ilk saatlerde yapılan bildirim paranın kaçmasını önleyebilir. Para bulunamasa dahi yol kapanmaz: internet ve mobil bankacılık üzerinden gerçekleşen dolandırıcılıklarda zarar, bankanın objektif özen borcuna dayanılarak doğrudan bankadan istenebilir. Ayrıca ceza dosyasına katılarak iade talebinde bulunmak ve hukuk mahkemesinde tazminat davası açmak mümkündür. Dolandırıldığınızı fark ettiğiniz anda bankanızı arayın, savcılığa başvurun ve delillerinizi kaybetmeden hukuki değerlendirme alın.
Sıkça Sorulan Sorular
Dolandırıldıysanız İlk Saatler Belirleyicidir
Bloke talebinin doğru merciye ve doğru dayanakla iletilmesi, paranın geri gelip gelmeyeceğini belirler. Bankanın sorumluluğunun tartışılacağı dosyalarda ise işlem kayıtlarının zamanında istenmesi gerekir. Av. Salih Akbulut ve ekibi olarak dosyanızı ilk görüşmede değerlendiriyoruz. İstanbul Barosu Sicil No: 53074.
Yasal Uyarı: Bu içerik dolandırıcılık mağdurlarının hakları hakkında genel bilgilendirme amaçlı olup hukuki tavsiye niteliği taşımaz. İçerik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (m.157, m.158, m.168), 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m.128, m.128/A), 7571 sayılı Kanun, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun (m.19/A), 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve yerleşik Yargıtay içtihatları esas alınarak hazırlanmıştır. Mevzuat metinlerine mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz. Her dosya kendine özgü koşullara göre değerlendirilmelidir.


Benim dolandırılan param halen yatmadı dolandırıcı ağır ceza mahkemesi den ceza bile aldı ama Vakıfbank halen ödemedi.ne olursa olsun para benim banka beni bizzat beni arayıp bilgi vermesi gerekirdi.Galiba bu bankaların Yargıtay Genel Kurul Kararından haberleri yok Artık yeter paramı yatırın artık sabırda bitti bir müşteri hem kredi kartı limiti hem üç maaş tutarí ek hsep hemde ihtiyaç kredisi kullanırmı öyle ihtiyaç olsa bizzat bankaya gelirdim kısacası bu işlemi yapan Vakıfbank şüpheli işlem diye onay vermemesi ve bloke koyarak beni bilgilendirmesi gerekirdi
Benim dolandırılan param halen yatmadı dolandırıcı ağır ceza mahkemesi den ceza bile aldı ama Vakıfbank halen ödemedi.ne olursa olsun para benim banka beni bizzat beni arayıp bilgi vermesi gerekirdi.Galiba bu bankaların Yargıtay Genel Kurul Kararından haberleri yok Artık yeter paramı yatırın artık sabırda bitti bir müşteri hem kredi kartı limiti hem üç maaş tutarí ek hsep hemde ihtiyaç kredisi kullanırmı öyle ihtiyaç olsa bizzat bankaya gelirdim kısacası bu işlemi yapan Vakıfbank şüpheli işlem diye onay vermemesi ve bloke koyarak beni bilgilendirmesi gerekirdi