Ana sayfa » İyi Hal İndirimi ( Takdiri İndirim)
iyi hal indirimi

İyi Hal İndirimi ( Takdiri İndirim)

İyi hal indirimi çoğu zaman tartışma konusu olmuştur. Toplumsal anlamda tepki uyandıran birçok ceza davasında uygulanan iyi hal indirimi insanların tepkisiyle yankı bulmuş, bulmaya da devam ediyor. Takım elbise ya da saygılı davranışlar gibi etkenlerin iyi hal indirimine yol açması mümkün müdür? 

İyi hal indirimi, yargılama sonrasında ceza verilecek failin belirli durumları gözetilerek verilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’n 62. maddesinde iyi hal indirimi açıklanmıştır. 

Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir (TCK m.62/2).

Kanunda bahsedilen durumların yer yer öznellik gösteriyor olması, 62.maddede yer alan “Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir.” cümlesi failin iyi hal indirimi alıp almayacağını kanaatin hâkime bırakıldığını gösteriyor. Ancak hâkimin takdir yetkisi hukuka ve hakkaniyete uygun olmak zorundadır. 

İyi hal indiriminin uygulanması zorunlu değildir. Cezanın görüldüğü mahkeme takdir hakkını kullanıp kullanamamakta serbesttir. 

  • İyi hal indirimine ilişkin durumlar değerlendirilmeden iyi hal indiriminin uygulanmamasına karar verilmez. 
  • Geçmişte sabıka kaydı bulunmayan veya kayıtlara geçen olumsuz bir davranışı olmayan kişiler hakkında iyi hal indirimi kullanılabilir.

İyi Hal İndirimi Hesaplaması 

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’n 61. Maddesinde belirtilen hususlar esasında belirlenen ceza miktarının 1/6’sı oranında uygulanır. Suçun karşılığına yönelik belirlenen tüm indirimler ve arttırımlar sonucunda kalan ceza miktarı üzerinden 1/6 oranında iyi hal indirimi uygulanır. 

Yargıtay Kararları

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Bozmaya uyularak, yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafinin usul ve yasaya aykırılık bulunduğuna ve indirim oranının azlığına, katılan … vekilinin ise haksız tahrik ve iyi hal indirimi yapılmaması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Fiili işlediği sırada henüz on sekiz yaşını doldurmamış olan ve herhangi bir adli sicil kaydı da bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan hapis cezasının süresi bakımından yasal bir engel bulunmamasına rağmen, ”verilen ceza miktarı gözetilerek” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle suça sürüklenen çocuk hakkında TCK.nın 51. maddesi uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanmaması,
Yasaya aykırı, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.01.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi (Yargıtay 8. Ceza Dairesi/Karar: 2021/417).

Kasten Öldürme, Kasten Öldürmeye Teşebbüs

Sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin uygun görülmeyen duruşmalı inceleme istemlerinin 696 sayılı KHK’nin 100. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.

Sanık … hakkında katılan …’ı kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelen itirazın merciince incelenerek karara bağlandığı anlaşılmakla, bu karara ilişkin itirazlar inceleme dışı bırakılmıştır.

Sanık … hakkında maktul …’i kasten öldürme, katılan …’i öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddi kararına ilişkin sanık müdafileri ve katılanlar vekillerinin temyiz istemlerine yönelik yapılan incelemede;

… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 20.11.2019 tarihli, 2019/1637 esas, 2019/3209 sayılı Kararında düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafilerinin hükmün gerekçeden yoksun bulunduğuna, eksik inceleme ile verilen hükmün yasaya aykırı olduğuna, meşru müdafaa, meşru müdafaada sınırın aşılması, olası kast, bilinçli taksire dair hükümlerin uygulanmasını gerektirir koşulların oluştuğuna, kasten öldürmeye teşebbüs suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, eylemin kasten yaralama suçunu meydana getirdiğine, her iki suç yönünden teşditte hataya düşüldüğüne, tahrik nedeniyle yapılan indirimlerin yetersiz olduğuna, katılanlar vekillerinin eksik kovuşturma ile karar verildiğine, tahrik koşullarının oluşmadığına, tahrik ve iyi hal nedeniyle yapılan indirimde isabet bulunmaması nedeniyle eksik cezaya hükmedildiğine, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının CMK’nin 302/1. maddesi uyarınca kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi ESASTAN REDDİNE, aynı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre nazara alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, 02.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi (Yargıtay 1. Ceza Dairesi/Karar: 2020/3203).

Kamu Malına Zarar Verme, Görevi Memura Hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

I-Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;

5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanık müdafiinin temyiz talepleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,

II-Sanık hakkında görevli memura hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;

1-Sanık hakkında görevli memura hakaret suçundan hüküm kurulurken TCK’nın 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekmektedir. Somut olayda, sanığın, hakaret suçunu aleni olmayan cezaevi içerisinde bulundukları sırada işlemesine karşın, TCK’nın 125/4. maddesi uygulanmak suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,

2-T.C. Anayasa Mahkemesinin hükümlerden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nun 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebeplerden ötürü 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan kurulan hükümden, TCK’nun 125/4. ve 62. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümün hükümden çıkarılarak yerine, “Sanık …’nın mağdur Şeyhmus Aslan’a yönelik olarak hakaret suçunu işlediğinin kabulüyle TCK’nun 61. maddesi gereğince suç konusunun önem ve değeri, suçun işleniş biçimi, sanığın güttüğü amaç ve saik dikkate alınarak eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nun 125/1-3,a maddesi gereğince takdiren 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın aksi ispatlanamayan iyi halleri lehine değerlendirilerek cezasından TCK’nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak neticede 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,’’ kısmının eklenmesi ile TCK’nun 53. maddesine ilişkin olan kısım 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle; “TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin olan tüm kısımların” hükümlerden çıkartılması ile yerlerine “TCK’nun 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04/11/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi (Yargıtay 2. Ceza Dairesi/Karar: 2020/12082).

esenyurt avukat, beylikdüzü hukuk bürosu, beylikdüzü avukatlarbeylikdüzü ticaret avukatıbeylikdüzü tazminat avukatıbeylikdüzü sözleşme avukatıbeylikdüzü sağlık avukatı, Beylikdüzü Miras avukatı, Beylikdüzü Ceza AvukatıBeylikdüzü Avukat Bürosu, beylikdüzü avukat iletişim, Beylikdüzü Avukat Büro, beylikdüzü avukatbeylikdüzü hukukbaşakşehir avukatsilivri avukatşikayete bağlı suçlar, idari dava avukatıbeylikdüzü avukat bürolarıbeylikdüzü hukuk bürolarıavukat beylikdüzüavukat blog

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir